Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Gökhan OFLAZOĞLU Tarafından Yapılan Yorumlar
Farabi Türklerin dünyaya bir armağanıdır diyor Fransız tarihçi 'Roux', kitap bu değerimize layık bir çalışma olmuş.
Türkçede bu konu özelinde bulunabilecek bir iki kitaptan biri ve son derece yetkin, gerçekçi ve kuşatıcı bir yorum, yazarın emeğine çok teşekkürler.
Kitap öncelikle Felsefe özelinde meraklı olanlar için bir ziyafet. Temel iddiası olan şeyleşmenin ontolojik temellerini detaylı inceliyor, ama, marksist bakışla ele aldığı iddiasına rağmen kapitalizmde üretim ilişkilerinin ve sürecin olmazsa olmazı olan bireyin araçsallaşmasına, zaman faktörüne değinmiyor, ontolojik izahın neyin sonucu olduğu belli değil, insan ihtiyaçlarının karşılanmasında ki zorunluluk, bunun başka nasıl olabileceğine dair bir açıklama da yok, yani mevcut güdüsel temellerin bir zorunlu gidişi olarak kapitalizm olgusu yer almıyor, yoksa şeyden de beter olduğumuzu biz de biliyoruz, bir de kitap materyalist bir aşkınlık perspektifi geliştirmek istiyormuş, bu da herhalde arabanıza binip benzin koymadan bu araba yürür diye düşünmeye benziyor. Bu durumda 'Ülgener' okumak daha ilginç olabilir.
Yazar artık yetersizliği kanıtlanmış psikanilizin de yardımıyla Tanpınarın hayat karşısındaki ( belki de derinlerdeki bir yetersizliğinden ) bocalayışını ve çelişkilerini özene bezene öne çıkararak zayıflığına vurgu yapıyor, herhalde bunu da marifet zannediyor, her türlü soy sanatın hayat karşısındaki çeşitli yetersizliklerden oluşan tam da kişisel dramlardan yükselen bir açıklama, yansıtma çabası olduğunu gözardı ederek, bir odunun ( sert ve kırılmaz, düz ) sanatçı olmasına gerek olmadığını, binlercesinin başarılı veya başarısız bu hayattan geçtiğini, ama, sonraki kuşakların bu örselenmiş ruhların yetersizliklerinden inşa ettikleri sanat yapıtlarını, kuyumcu gibi işledikleri cümleleri önemsediklerini söylemiyor, Tanpınarın kafası karışık zavallı bir karakter olduğunu bilmek bize ne kazandırır, bugün çağdaşlarından kafası net olan kimseyi hatırlamıyoruz, önemli olan sanatçının kişisel dramından ne çıkartabildiği ve bunun benimsenmesidir, pek çoğu hayatın zorlukları karşışında hiç bir şey üretemeden zebil oluyor. Zaten değer üretmeseydi bu kitabı da uzun uzun yazmasına gerek yokdu. Gene de kültüre bu kadar ilgisiz bir ortamda emeğine teşekkürler.
Çapsız ve yeteneksiz çağdaşlarının ideolojik at gözlüğü ile yaptığı suskunluk suikastini ( Tanpınarın deyimiyle ) 50 sene sonra telafi etmede başarılı olabilecek, onun yapayalnız çığlığını anlama denemesi, yer yer yetkin saptamalarla.