Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
libert Tarafından Yapılan Yorumlar
Mektupla kişinin özeline, iç dünyasına dalıyorsun ve her okuduğun satır seni mutlu etmeyebilir. Sarsılabilir, kendi açık yaralarını görebilir, keşkelerinin yanında iyikilerini de keşfedebilirsin. Mektuplar iç dünyaya doğru derin bir dalıştır ve yazarından çok okurunun dünyasına …
Zamanın geçmesi ile nelerin değiştiğini ya da değişebileceğini, yeniden başlamak denen olgunun devasa adımlar olmak zorunda olmadığını okudum. Dünyayı anlamaya çalışmaktan önce karşındaki insanı, kendini anlamaya çalışmanın ne demek olduğunu okudum. Yazarın ilk okuduğum kitabıydı ve diğer eserlerini de okumak için sabırsızlanıyorum.
Çok sürükleyici ve hiç eskimeyecek bir hikaye bu. Ömrü boyunca, değişen üç beş sıfata biçilmiş rollere bürünüyor insan ve çok azı kendine aslında ne istediğini soruyor. Emma da o istisnalardan biri ama Flaubert’in yarattığı bu karakter ne yazıktır ki istediği şeyi ve kendini hakiki manada tanıyamıyor. Onu boğan rolden başka bir role giriyor ve etrafını olmasını düşlediği gibi görüyor. Keşke Emma’nın kocası Charles daha derinlemesine anlatılsaymış.
İnsan davranışlarını yönlendiren çeşitli ve karmaşık nedenleri, yarattığı kimi birbirinden ilginç kimi oldukça sıradan matruşka bebeklerine benzeyen, katman katman açılan karakterleri üzerinden bize anlatan büyük bir yazar Dostoyevski.
Hayatın olağan akışı içerisinde her gün olan küçük önemsiz detayları anın resmini çekip sanki onu ağır çekimde bize izletiyor yazar. Ana karakterin bedeni şimdiki zaman ve mekanda salınıyor ama zihni başka bir zaman ve mekanda başka bir gerçekliği yaşıyor yada hayal ediyor yada kayboluyor gibi. Olabilirlik ve makullükten bölümler ilerledikçe uzaklaşan baş karakterimizin akıbetini tahmin etmeye yaklaşsam da kitabın sonunda yaptığı seçim yada kendini mahkum ettiği son beni şaşırttı. Okuduğum en iyi psikolojik romanlar arasında olduğunu söyleyebilirim.