Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
libert Tarafından Yapılan Yorumlar
Büyük şairimiz Nazım Hikmet'in yaşam öyküsü ile örtüşen kurgusu ile insanı içine çeken kitapta, komünist hareketin genç cumhuriyette kendine yer bulmayı zorladığı zamanları, yaşanan acı hatıraları ve ödenen bedelleri okuyoruz.
Öykülerin hepsi çok güzeldi. Yazarın dili öyle akıcı ki bir kaç saatte uçtu gitti kelimeler peş peşe. Masal gibi bu öykülerde ki incelikli göndermeler, okuru bunlar düş değil gerçek diye ikna etmeye yetiyor.
Kahramanlık marşları ile savaşa sürülen milyonlaca genç. Artık ya ölüler yada sakat. Ve sonra birer birer yada toplu halde bizlerce boş vermişlik içinde unutuluyorlar. Onlar ya toprağın altındalar yada kapıların dışında. Okurken insanın yüreği parçalanıyor ve o yürek sıkıntısı içinde yazarın şu satırlarına rastlıyoruz: "İnsanın karnı tok, sırtı pek oldu mu başkalarının yoksulluklarını okuması, merhamete gelip iç çekmesi ne tatlıdır."
Marcel Proust'un Kayıp Zamanın İzinde serisinin ikinci kitabında rastladığım Racine'nin Topkapı Sarayında geçen beş perdelik tiyatro oyununun şiirsel dili, hepimizin sıkıldığı bu günlerde benim için farklı bir okuma oldu.
Gökten düşen bir düşen bir damla su bile yok. Güneşin toprağın her bir zerresindeki nemi emen kavurucu ışınlarının altında yaşam mücadelesi veren bir ihtiyar adam, bir ör köpek ve tek bir mısır tanesi. Dünyanın hayatta kalma mücadelesi üstüne kurulu olduğuna dair kuvvetli bir metin bu kitap.