Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
ZEYNEP GÜL Tarafından Yapılan Yorumlar
Livaneli'nin kalemi gerçekleri akıcı bir şekilde sunan, taraf olmayan ve her kesimin çekinmeden okuyabileceği bir kalem. kitapları öyle gerçekçi öyle hayattan ki okuyunca mutlaka bir yerlerde yaşanan ya da yaşanması olası olayları zihninizde canlandırıyor. bu kitap da tam da onlardan bir tanesi, yaşanan ya da yaşanması ihtimal dahilinde olan, ders niteliğinde bir hikayesi olan kitap siz istemesiniz de kendini okutuyor ve sizi bu kaleme bağlıyor.
Kalp Ağrısı kitabının devamı olan kitap içerik ve yazım tarzı olarak daha başarılı bence. Konusu biraz daha açılmış farklı konular ve hikayelerle zenginleştirilmiştir. Kitap dönemin modernleşme çalışmalarının farklı zümrelerde nasıl anlaşıldığını güzel bir dille anlatmış. Doğunun feodal yapısından çok net bahsedemese de orada yaşananların yapının etkisini hissediyorsunuz. Farklı şekilde başlayan hayatlar geçmişin de etkisiyle bambaşka yönlere sapıyor fakat ortak noktalarda tekrar birleşiyor. Başından sonunu merak ederek heyecanla okuyacağınız bir eser. Bazı hayatlar hikayeleri keşke öyle bitmeseydi tabi ...
Kitabı ilk okumaya başladığınızda basit Bir aşk hikayesi gibi geliyor fakat dönemin Türkiye'sindeki farklı meslek ve gruplardaki insanların bir nevi hayata bakışını ve ikili ilişkilerdeki düşüncesini anlatan bir roman olduğunu anlıyorsunuz. Kitaptaki kahramanlardan her birinin karşı cins ile ilişkiye bakış açılarının birbirinden farklı ve çok da tasvip edilemeyecek durumda olduğunu gözlemliyorsunuz. Bence kitaptaki en dikkat çekici nokta Avusturyalı Dora isimli kızın oraya tedaviye giden Azize'ye kurduğu şu cümledir: ' Ben Türk kadınlarını ihtilale karışmış halka karışmış bizden çok demokrat olmuş zannederdim halbuki siz sade süs, nafile para sarf etmek istiyorsunuz. haydi şimdiye kadar gördüklerimin hepsi zengin kapitalist şeylerdi siz ihtilal yapmış bir zabitin karısınız neden böyle israfa düşkünsünüz?' maalesef bu cümle o zamanda da bu zamanda da kalitenin içte değil dışta olduğunu sandığımızın kanıtıdır.
Çok zekice kurgulanmış polisiye bir roman. Kitabı okurken psikolojik olarak kişilerin kendini sorgulamasına da şahit oluyorsunuz. Kitaptan anladığım en önemli şey ' her çocuğun yaşadıkları geleceğe miras olarak kalır ama iyi ama kötü '
Yazarın klasik eserlerinden bir tanesi daha. Bağımlılık ve ahlak ekseninde geçen hikayeyi okudukça kendini sorguluyor insan. Kendini kitaptaki kişiler yerine koyarak acaba dedirtiyor. Ben olsaydım ne yapardım diye. Ama ne yapılırsa yapılsın her şey her zaman aslında rücu eder. Kitabın sonuna geldiğinde bunu anlıyorsun