Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

gok36 Tarafından Yapılan Yorumlar

18.04.2003

70’li yıllar ve Kıbrıs Harekatı,70’li yıllar ve dönemin militanları... Bu militanlardan biri, Ayhan İlyasoğlu. Kıbrıs Harekatı’na asteğmen olarak katılmış, Ankara’ya döndükten sonra geçmişiyle hesaplaşan, kaderini ölülerinkine ortak eden, geçmişten kaçmaya çalışırken koşar adım geri dönen bir roman kahramanı...Onun yaşadıklarını, yaşayamadıklarını, geçmişini görebiliyorsunuz ama geleceği ile ilgili hiçbir ip ucu yakalayamıyorsunuz.Yani Ayhan’ın bir geleceği yok. Ne yaşamışsa geçmişte yaşamış. Şu anda yaşıyor olmasının nedeni de, kalbindeki iblis ile beynindeki iblisi dövüştürüp, sağ kalanla sonunu hazırlamak. Kurtuluşunu bir kadına bağlamış: Ferda... Ferda da, Ayhan’ın kalbindeki değil beynindeki iblisi seçmiş. Ayhan kaderine razı olursa yenilgiye uğrayacağını, ölüme gideceğini biliyor. Beynindeki iblise teslim olduğunda ise, uzun sürecek bir rezilliği kabul edip, savunduğu ve inandığı her şeyden vazgeçeceğini ama belki de kendi kurtuluşunu hazırlayacağının farkında. Ayhan’ın dışında da çeşitli kişilerle tanışıyorsunuz. Militan arkadaşları: Ali, Zafer, Fazıl, Metin, Halit...Kıbrıs Harekatı’nda birlikte ölümün üzerine yürüdüğü Rıfat, Çavuş ve diğerleri...Kıbrıs’ta bir Rum köyünde tanıdığı Papaz, Violette, daha sonra tabancasını özenle kendi sonu için saklayacağı Mavros...Hayatına bir şekilde girmiş olan kadınlar: Rezzan, Ferda, Lerzan, Nalan... Elinizden bırakmak istemeyeceğiniz bir kitap

18.04.2003

Birinci baskısı Aralık 2002’de yapılan kitabın Türk Dışişlerinde görev yapan emekli büyükelçilerin anılarından ve arşiv belgelerinden yararlanılarak hazırlandığı son bölümde açıklanmış. Tarih ve sosyolojiye ilgi duyan herkesin ilgisini çekebilecek olan bu kitabı okumak için şüphesiz bu iki konuya ilgi duymak şart değil. Sürükleyiciliğiyle, bugünlerde zayıf kalan Türk Dışişlerinin 2.Dünya savaşı yıllarında ustalıkla sergilediği politikadan gurur duyacak herkesin, en önemlisi roman okumayı seven herkesin kitabı Nefes Nefese
Konu, bir Osmanlı Paşası olan Fazıl Reşat’ın ailesi etrafında gelişmekte. ile ailelerinin karşı çıkmasına rağmen evlenen Yahudi genci Rafael ile Serra’nın etrafında gelişir. Fransa’nın Naziler tarafından işgal edilmesiyle birlikte özellikle Avrupa’da Yahudilere yönelik tehditlere karşı mücadele eden Serra’nın en büyük yardımcısı Fransa’daki Türk Dışişleri görevlileri kadar Ankara’da bıraktığı ablası Sabiha ve eniştesi Macit’tir.
Kitabın, en güçlü yönü de Serra ile birlikte Türk Dışişlerinin başarılı çalışmalarıdır. İlişkiler ve iç söyleşiler arka planda kalmaktadır. Ancak bu planlar da romanın ana fikrini güçlendiren öğeler olmaktadır. Özellikle Sabiha ve Macit’in evliliğindeki yaşanan kırıklıklar, oldukça iyi yansıtılmış. Ve tabi kaçışı simgeleyen tren yolculuğunun öncesi ve yolculuk sırasındaki gerilim
18.04.2003

Kitapta ilginç bir tespit var.Hedeflerimize ulaşmak yolunda ilerlerken bir süre sonra duraksadığımızı hatta düşüş yaşadığımızı hissederiz.Birçok insanı amaçlarından vazgeçiren bu duraksama dönemlerine dikkat çeken yazar, bu anlardan korkmak nefret etmek yerine onun zevkini çıkarmak gereğinin altını çiziyor.Bize yeni sırlar fısıldayan duraksama dönemlerinden ders almanın, duraksamanın geçici olduğuna inanıp aşmak için sebat etmenin doyumu da beraberinde getiren başarının tek yol olduğu kanısında.
Zen öğretisinin bilgeliğini bir kendini geliştirme programına dönüştüren yazar deneyimlerini kendi yapmış olduğu hataları ayrıca yaşanmış olayları okuyucuları ile paylaşarak öne sürdüğü görüşleri destekliyor.Bu yaklaşımla yazar kitabı daha anlaşılır kılıyor.
Kitabın çevirisinde sade bir dil kullanılmış.Cümleler açık ve anlaşılır ancak yeterince etkileyici ve doyurucu değil
18.04.2003

Türk tarihi açısından önemi kazanılan bir çarpışmanın çok ötesinde olan; Türk Milliyetçiliğinin ve Türk ulusal devlet yapılandırılmasının temel olaylarından biri olan Çanakkale Savaşı hakkında yapılan tartışmaların, karanlıkta kalan noktaların anlatıldığı bu kitap muhakkak okunmalı.
18.04.2003

1993-1996 yılları arasında Başkan Clinton’un Ulusal Güvenlik Danışmanı olarak görev yapan yazar; teröristler, hackerlar, düşman devletler, ihanet, dış yardımların potansiyel düşmanlara ulaşması ve partizan politikalar gibi tehditlerin ABD’yi nasıl bir geleceğe götürdüğünü tartışıyor.