Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
gok36 Tarafından Yapılan Yorumlar
Kitapta yer alan 25 öykü ayrı ayrı güzellikte ve okunasılıkta. Yazarımızın Doktorluğu nedeni ile nöbetlerinde ve meslek hayatında karşılaştığı ilginç olaylar karşısında an gelecek duygulanacak ama gülümsemekten de kendinizi alamayacaksınız.
Roman 1957 yılında Derry’de yaşanan sel felaketinde William’ın anlaşılamayan ölümü ile başlıyor. Çocuk bir kağıttan kayığın peşinden koşarken logar kapağında beklenmedik bir ölüm. Ve ailenin kayığı yapan kekeme ağabeyi suçlaması..1984 yılında Festivalde öldürülen bir homo ile birlikte Derry kasabasından Mike çocukluk arkadaşlarını telefon ile arayarak Kabusun geri döndüğünü söylüyor. Stanley Urıs, Ben Hanscom, Eddıe Kaspbrak, Beverly Rogan, Bill Denbrough (Öldürülen William’ın ağabeyi) ve Mike.. yıllar sonra çocukluk kabuslarının geri dönüşü ile Derry’de yine bir araya geliyorlar içlerinden bir tanesi hariç… Kocaman Kırmızı ağızlı, kavuniçi ponpondan düğmeleri olan bir palyoça elleri pence olmuş onların peşinde idi.. Birde unutulamayan geçmiş … Çocuklukta yaşanan olaylar, çeteleşmeler.. orman içinde oyunlar… Ve hepsinin “O” ile tanışmaları.. Koskoca kasabada onlardan başka kimsenin “O”yu görememesi … Duvardan sızan kanlar, klozetten çıkan pence..devasa kuş..Yani yazar tüm korku ögelerini kitabında büyük bir akıcılık ile kullanmayı başarmış. Ancak Stephen King’in keskin zekasından daha şaşırtıcı bir roman beklemek çok da haksızlık olmaz. Açıkcası “O”nun kovalama ve öldürme anlatılarının dışında roman insanların zayıf yönlerinin kendilerine tehtid oluşturması üzerinde dönüyor.
Garp Cephesinde Yeni Bir Şey Yok romanını okuyanlar o kitaptaki kahramanların akıbetinin ne olduğunu merak etmişlerdir. İlk kitabın kahramanı Paul’un öldüğünü düşünenleri bu kitapta çok ilginç bir sürpriz bekliyor. Yani başımızda sıcak bir savaş yaşanırken bu kitabı okuduğunuzda savaşın gerçek yüzünü göreceksiniz. Bir savaşın sonrasında neler yaşanır, sağ kalan askerler ne yaparlar, nasıl bir dünyayla karşı karşıya kalırlar? Tüm bu soruların cevabını bulabileceğiniz bir kitap.
Basit bir hayatı olan yalnız bir adamın dile getirdiği düşünceler ve yaşadığı birkaç hadise… Bulantı! Rojentin’in kademe kademe bulantı bütün vücuduna yayılıyor ve onu değiştiriyor. Maddelere dokunma önemli. Varlıklar canlı gibi. mekan var; varlıkların içinde varlık şeklinde. Bulantı=Ben şeklinde çözüme ulaşıyor
Kahramanımız kumar oynayarak hayatını kazanmaya çalışan kızıl saçlı güzel bir kadın. Bir gün para kazanmak amacıyla yapmış olduğu hırsızlık ilginç bir öykünün içine dahil olmasına sebep oluyor ve o da Başbüyücü için çalışır hale geliyor.
Para için çıktığı yolda onu bazen korku, bazen açlık ve susuzluk, bazen ölümün soğuk yüzü bekliyor. Sonunda çok paraya sahip olarak geri dönüyor, fakat hayatını kaybetme riskiyle yüz yüze kaldığı, savaştığı ya da açlık çektiği zamanlarda bu işin içine girdiği için lanetler yağdırdığı da oluyor.
Kapalı yerlerin özellikle de kilitli sandıkların içinde neler olduğunu merak eden ve bu nedenle açamayacağı kilit olmayan Livak büyücülerin yanında çalışmaktan hoşnut olmasa da onlara yardımcı olacak bilgileri de bulmayı ihmal etmiyor hatta büyü bile öğreniyor.
Kitabın ilk bölümlerinde zaman ve mekan tasvirlerine çok yer verildiği için biraz sıkıcı gelebiliyor fakat sonradan olacak ilginç olayları anlamak için de bu bilgilere ihtiyaç var. Bazen yeşil ışıklı büyülerle akıl almaz olaylara tanık olacağınız bazen de heyecandan parmak uçlarında yürümek isteyeceğiniz, ya da ilginç fikirler yürüterek olacakları tahmin edebileceğiniz değişik bir kitap.