Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
izmarit ve fotoğraf Tarafından Yapılan Yorumlar
"Gece Yarısı Güneşi" bir sahaftan ucuz bir para karşılığı aldığım bir roman. Yazarın dilinin oldukça açık, anlaşılır ve akıcı olduğu gerçek ama sürükleyicilik konusunda aynı şeyi söyleyemeyeceğim çünkü bazı bölümleri gerçekten okumuş olmak için okudum. Kitabı bitireyim boş kalmasın diye okudum. Ama her şeye karşın dünyanın bir bölümünün insanlarını, mekanlarını, kültürünü kısmen de olsa gözler önüne seriyor. Ve hiç tanımadığınız insanların kültürleri hakkında bilgi edinebiliyorsunuz bu kitaptan.
Metin Savaş'ı en çok bir lise mezunu bile olmamasına karşın yazdıklarıyla aldığı ödüller ve kullandığı bilinç akışı tekniği merak ettirmişti bana. İyi ki de merak ettirmiş çünkü Metin Savaş gibi bir yazarı okumamış olsa idim ve bundan yıllar sonra karşılaşsa idim çok pişman olacaktım. Zemheri Kuyusu adlı romanın Türk edebiyatında pek nadir rastlanabilecek bir roman olduğunu düşünüyorum. Çünkü anlatım teknikleri olsun anlattığı olaylar, kişiler, konular olsun okuyucuyu tamamen sarıyor. Kitabı okurken yazarın, bir başkasını değil de kendisini anlatıyor gibi hissediyorsunuz. Bu da ayrı bir samimilik katıyor kitaba. Bununla, yazarın geniş kültürlü bir insan olduğunu görmek ise hiç de zor değil. Ve romanlarının mükemmel bir zeka ürünü olduğunu söylemeden edemeyeceğim. Severek okuduğum yazarlar arasında yaşayan bir tek Metin Savaş var. Umarım daha çok eserlerini okuruz.
Bugüne kadar Stefan Zweig'in 2 kitabını okudum ve bunlardan birisi de "Amok" idi. İkisini de beğenerek okumuştum ama ikisinde de gemi yolculuğunda karşılaşan iki kişinin birisinin yaşadığı olaylar anlatılıyor. Yani ikisi de aynı gibi geliyor ilk bakışta ama öyle değil. Stefan Zweig gerçekten çok güzel yazıyor. Öykülerinin uzun olması da ayrı bir zevk katıyor okumaya. Gerçekten büyük bir yazar. Görenler için: Okumadan geçmeyin.
Geçenlerde kitapsızlıktan çıldırmak üzereyken hiç ummadığım bir yerde, 1989 basımını buldum bu kitabın. Ve hemen sarılıp okumaya başladım. Cumhuriyet'in kuruluş devrini en iyi anlatan romanlardan birisi. İçinde beni etkileyen, durup düşünmeme neden olan çok söz vardı ama birisini yazmadan edemeyeceğim. "Bir devlet kurulurken, bir de batarken kolay zengin olunur." Cumhuriyet'in kurulduğu zamanlarda kimlerin ne türlü dalaverelerle bir yerlere geldiğini en güzel anlatan sözlerden birisi budur. Ve bu kitaptır. Çok hoş, çok güzel bir kitap.
Kitabın ilk olarak Hüseyin Nihal Atsız'ın "Ruh Adam" adlı romanında duymuştum. Sonra bir gün ilgimi çekti ve birazcık araştırdım. Kitap üzerine çok hoş yorumlar buldum internette. Böylece alıp okumuştum. O güzel yorumları geride bırakmayacak kadar hoş bir kitap. Ama ne yazık ki Safiye Erol'u gerçekten çok az kişi biliyor. Belki Türk edebiyatının en gözardı edilen, değeri en az bilinen yazarıdır Safiye Erol. Böyle bir yazarın böylesine güzel bir kitabını okuduğum için kendimi şanslı hissediyorum açıkçası.