Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
mansur_üftade Tarafından Yapılan Yorumlar
Ölülerinizi hayırla yad ediniz düsturunu unutmamak lazım. İnsanı kıran, üzen bir eser. Elbette Necip Fazıl bir insan, ama bir insan üzerine bu kadar indi yorumların sağa sola saçılması gereksiz bir şey bence. Bu eser üstadın zaaflarını, insani yönünü anlatıyor diyerek hoş görülemez. Keşke bu şekilde yazılmasa, yayımlanmasa idi! Hala anlamıyorum ne gerek vardı ki? Vefat etmiş, insanların gönlünde hayırla, güzellikle yer etmiş birisini böyle yazmak ihtiyacı neden doğru? Yoksa yazar, üstadın çok sevildiğini görünce, "o kadar sevmenize gerek yok!" mu demek istiyor. Kadir Bey'e yakıştıramadığım bir eser. İçindekilerin doğruluğu da tartışılır ayrıca. Kadir Hoca'yı sevenler eserin içeriğini şeksiz olarak doğru kabul ettikleri için bizim yorumlarımızı kınıyorlar. Ama Üstadın yanında ömrünü harcayanların hiç ifade etmediği şeyleri bir kişi dedi diye kabul mü etmeliyiz? Üstad Necip Fazıl'a aşığız ve bu böyle kalacak!
Ece Ayhan bu kitapla aslında biraz da bizi 1955 lerin Türk Şiirine götürüyor. Kitap içinde özellikle Sezai Karakoç ve Cemal Süreya ile ilgili ilginç ve güzel tespiter yapılmış.İkinci Yeninin en iyi ve en orijinal şairi olarak bu iki ismi veren Ayhan, bu şairlerden k,itap boyunca övgüyle bahsetmiş. İdris Deliömer ve Nilgün Marmara da yi bu eserde karşınıza çıkacak ve kıymeti bilinmemiş olarak adlandırılacak iki isim. Sadece bunlar mı? Yaşar Kemal eleştirisi, Edip Cansevere bakışı da sizi şaşırta bilir.Güzel ve okunması zevkli bir eser yani.
Hacim olarak çok büyük olmasa da içerik açısından oldukça faydalı bir eser.seyyid hüseyin Nasr'ın yazdığı kısa önsözde aslında kitabın amacı ve sınırı için az da olsa bir çerçeve çizilmiş. 2 bölüm içinde 14 alt başlık yer almış.Bu başlıklardan özellikle Üçüncü Düğüm, Zulüm Prensi ve Mümin Kadınlar isimli bölümler oldukça ilginç bilgilerle dolu. Batı kültürünü Hıristiyan unsurlarla bir arada inceleyen, Batı ve Müslümanlar arasındaki problemin ana merkezini tespit etmeye çalışan yazar, aslında Bilim ve Din gibi iki eski kavgalı kavramı tartışmaya açıyor. Ancak bunu satır aralarına gizleyerek ustaca yapıyor. Roma İmparatorluğunun temsil ettiği medeniyetin Barbarların hayat biçimlerinden çok daha aşağıda olduğuna dikkat çekiyor ve Mümin Kadınlar isimli bölümde ise meseleye çok farklı bir açıdan yaklaşıyor. Bu başlık altında yazarın kadın-erkek arasında İslam'ın ayrım yaptığı tespitini ve ardından bu tespit üzerindeki derinleştirici düşüncelerini okuyacaksınız.Sadece bu kısım için bile olsa bu kitabı okumanızı tavsiye ederim.
Eser Muhtiddin Hasan Paşanın Yemende görevlendirilmesi ile işe başlarken tuttuğu rapordan oluşuyor.Eserin sonuna raporun aslı olan Osmanlıcası da eklenmiş.Yemen'de San'a müdafaası ve bu müdafaa içinde yaşanan sıkıntılardan bahsedilirken, askeri ve yönetim hataları da Paşa'nın raporunda yer almış.Bu kitabı okuduğunuzda Yemen meselesi zihninizde daha bir netleşecek.Dil ve üslup sorunu olsa da, okunması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum.Haa, mutlaka okunmalı mı? derseniz, o kadar değil derim. İlgilisi okumalı yani.
Eser adına aldanıp tarihçilerin almaması gerekn bir içeriğe sahip.Kesinlikle yeni ve farklı bir bakış açısı taşımıyor.Tamamen taassupla ve mesnetsiz iddialarla dolu.Bir Prof un bu kadar temelsiz iddiaları gerçekmiş gibi ortaya koyması insanı şaşırtıyor.Adeta öylesine yazılmış yazılar gibi.Birinci bölüm 16, ikinci bölüm 27 alt başlıktan oluşmuş.Ancak bu alt başlıklarda işlenen konular gazeteler için hazırlanan köşe yazısı özelliği taşıyor.