Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

epsilondelta Tarafından Yapılan Yorumlar

14.11.2022

Mutlu Olma Sanatı 45 maddeden oluşan bir kitap. İçinde felsefi ve uzun cümleler o kadar fazla ki bir cümleyi özümsemek için bir kere okumam bana yetmedi. Pek çok cümleyi geri dönüp defalarca okudum.

Yazar, insanın kendi iç dünyasına dönmesi, acılarını kabul etmesi, ne geçmişte ne de gelecekte yaşamanın anlamsızlığı ve dolayısıyla mutluluğu şu anda aramak gerekliliği, insanın kendi yaşantısını biraz da kadere teslim etmesinin önemi… gibi düşüncelerini aktarmış.

Mutlu olma kitabından çok mutsuz olmama kitabı.
09.11.2022

Stephen King’in romanı diye başladığım, gizemli olayların, korku ögelerinin, doğaüstü olayların hiç olmadığı, aksiyon türünde yazılmış bir kitaptı. Aksiyon dediysem de beklediğim gibi gitmedi kitap. Beni bir türlü içine çekemedi. Çok sıkıcı ilerledi. Bir şeyler olur belki diye devam ettim. Kahramanımızın otobiyografi yazması bana sanki kitabın sayfalarını çoğaltmak için yapılmış bir hile gibi geldi. Suikasti ve sonrasını anlatıp geçse aksiyona doysak daha etkili olabilirdi. Otobiyografi bölümlerinde tempo düştü.

Özellikle kitapta politik eleştirileri okurken kendi kendime neden bunu yazıyorsun be kral dedim. Trump delisini biz de sevmiyoruz ama gerek yoktu yani.

Sevilen bir yazar olduğu için bu kitabın da filmi çekilir yakında. Kitabın sonundaki farklı son iyiydi, hakkını vermek lazım. Ama onun dışında beni pek sarmadı.
09.11.2022

Mario Mazzanti’nin bütün kitaplarını okumuştum. Bundan öncekiler polisiye gerilim tarzında olduğu için bunda da beklentim o yöndeydi. Ama konu olarak diğer kitaplarından çok farklı bir kitaptı.

Kitap Çin ve İtalya arasındaki acımasız organ mafyasını anlatıyor. Çin’den Avrupa’ya yasa dışı yollardan gelen göçmenler bir şekilde organ mafyasının pençesine düşüyor. Bu aşamada polis yerine, bir gazeteci ile bir doktorun gözünden olaylar anlatılıyor.

Her ne kadar kolay okunsa da beklediğim türde olmamasından ötürü çok hoşuma gitmedi. Mario Mazzanti’nin diğer kitaplarına öncelik vermenizi tavsiye ederim.
16.07.2022

Yazarın diğer kitapları gibi akıcı ve güzeldi. Kitabın konusu kısaca şöyle: Bir matematikçi günün birinde Riemann Hipotezini ispatlıyor. Bu ispat insanlığın hızla gelişmesini ve ilerlemesini sağlayacak bir ispat. Bunu istemeyen, evrende bir yerlerde matematik kuralları ile yönetilen, her şeyin matematikten ibaret olduğu bir gezegen olan Vonnadorya’dan bir uzaylı Dünya’ya gelip, bu ispatı yapan matematikçiyi, hatta teoremin ispatlandığını bilenleri de öldürmeye çalışması. Daha sonra da uzaylının insanların arasında yaşadıkça İNSANLAR hakkındaki görüşleri ve değişimi anlatılıyor.

Bir matematik öğretmeni olarak bu fikir daha kitabın başında beni kendisine çekti. Severek okudum. Pek çok yerde “uzaylı” nın fikirlerine katıldım. Severek okudum, tavsiye ederim.
05.07.2022

Daha önceden ‘Gece Yarısı Kütüphanesi’ ve ‘Zamanı durdurmanın Yolları’ kitaplarını okumuş ve çok beğenmiştim. Bu kitap o kitaplara hiç benzemiyordu. O kitaplarda bir hikaye bir kurgu varken bu kitabı sanki bir günlük gibi, canı sıkılınca küçük küçük kağıtlara yazmış olduğu notları kitaplaştırmış gibiydi.

Tabii buradan kitabı kötülediğimi düşünmeyin. Yazar yaşamış olduğu kaygı ve panik atakların kendinde bıraktığı izleri iyice açıklaya açıklaya anlatmış.

Günümüz dünyasında insanların kaygısını arttıran, insanları paniğe iten şeyleri sıralamış. Telefon, internet, çalışma hayatı, teknoloji, güzellik algısı, kendimizi beğendirme çabası, her türlü bağımlılık, büyük şirketlerin bu mevzulardaki rolleri…

Kendi farkındalığını anlatırken benim de bazı şeyleri fark etmeme sebep oldu. Bakış açımı değiştirerek bazı şeylere bakmamı sağladı. Sırf bu yüzden kitabı tavsiye edebilirim.