Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
epsilondelta Tarafından Yapılan Yorumlar
Röportajlara, belgelere ve verilere dayanan bir araştırmacı gazetecilik örneği. Keşke gerçek olaylara dayanmasaydı. Ama maalesef acımasız ve kötülüklerle dolu bir dünyada yaşıyoruz.
Kadının verdiği çelişkili cevaplar sonucunda polislerin kadının yalan söylediğine kanaat getirmesi, tecavüzcünün de tecavüzlerine devam etmesi keşke yaşanmasaydı.
Tecavüz edilen bir kadının hikayesi gibi görünse de polislerin araştırma yöntemlerine, tutanaklarına, sorgulama tekniklerine ve yaptıkları hatalardan da sıkça bahsedilmiş. Zaman zaman tekrarlar sıksa da, tarafsız bir şekilde bizlere aktarmalarını başarılı buldum.
Tecavüz eden kişinin de anlattıkları var. Bazı bölümlerde O’nun gözünden ve kendi açısından yaşadıkları aktarılmış. Bu bölümlerde bile tarafsız kalmış yazarlar.
Netflix’te dizisi de var. Okuduktan sonra seyredebilirsiniz.
Kitap oldukça akıcı, hatta nasıl bu kadar hızlı okuyorum diye şaşırdım. Yazar merak duygumu kitabın başlarında bana “ilginç bir konusu varmış” dedirterek yükseltti. Ama sonradan, kitabın ortalarında “hadi artık bir şeyler olsun” demekten de kendimi alamadım. Ne bileyim bambaşka bir konu bekliyordum. Ama bu, kitap kötü demek değil. Keyif veren, hızlı okunan, kitabın sonunda da küçük bir sürpriz finali olan bir kitaptı. Kapak tasarımını da başarılı buldum.
Benim okuduğum İndigo Yayınevi baskısıydı. 4 hikaye vardı, sanırım diğer yayınevlerinin baskılarında farklı hikayeler varmış.
İnsan Neyle Yaşar?
Üç Soru
Surat’ın Kahve Dükkanı
İnsana Ne Kadar Toprak Lazım?
Bu dört hikayede, insanın kendisi çok zor durumda bile olsa düşkün insanlara iyilik yapması gerektiği, kader diye yazılana inanmanın, kaderin “şu an” olduğu ve şu an yaşadıklarımızın önemi, insanların kendi inançları dışındaki her çeşit inanca saygılı olmaları gerektiği, insanın açgözlü olmaması gerektiği gibi fikirlerler hikayeleştirilmiş.
Yani güzel hikayeler olmasına güzel tamam ama ben Tolstoy deyince daha farklı bir şeyler beklemiştim.
Tolstoy’un ölümünden sonra gün yüzüne çıkan eseri. Belki de kendisini anlatmış olması bakımından ayrı bir önemi olan bir eser. Şeytan olarak anlattığı da kendi nefsi. Kitapta ana karakterin nefsi ile girdiği mücadele anlatılıyor. Üstünü kapattığı bir şeyin (spoiler olmasın) gün yüzüne çıkması ile birlikte kendi nefsine karşı verdiği zor bir mücadele. Kitabın iki farklı sonla bitmesi de güzeldi. Kısa, kolay okunan güzel bir eser.
Harlan Coben’in kitaplarını seviyorum. Bu adamın her kitabında “Acaba kitabın sonunda nasıl bir sürpriz beni bekliyor?” diye merakla okumaya devam ediyorum. Sonlara kadar bir kaç virajı güzelce döndükten sonra hızlandıkça hızlandı. Ve bu kitapta da beklediğim gibi sürprizli bir son vardı. Olaylar kitabın son bölümünde gayet güzel birbirine bağlanmıştı. (5 bölümlük dizisi de var.)