Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

epsilondelta Tarafından Yapılan Yorumlar

30.01.2025

Kitabın adına bakarak çok farklı bir beklenti ile okumaya başladım. Giriş kısmı çok güzeldi. Resimli adam vücudunda hareketli dövmeler olan birisi. Resimler hareket ettikçe bir olayı anlatıyor. İçinde 18 tane kısa kısa öykü var. Çoğu bilimkurgu. Yarısını beğendim, yarısını beğenmedim diyebilirim. Ray Bradbury’nin Fahrenheit 451 romanı çok daha hoşuma gitmişti.
30.01.2025

Kitabın başında babasını öldürdüğü için hapse giren Yusuf’u ve O’nun girdiği koğuştaki koğuş ağasını, yani kitaba ismini veren BABA’yı tanıyoruz.BABA da 20 yıl önce oğlunu öldürmüş.Koğuşta korkulan ve saygı duyulan bir karakter BABA.Daha sonra koğuştaki diğer mahkumları tanırken garip olaylarla karşılaşıyoruz.BABA’nın kim olduğu büyük bir gizem yaratıyor.Tak bu sırada BABA ortadan kayboluyor.

Sonrasında kitap bambaşka bir yere evriliyor.Yusuf BABA’nın koltuğunu devralıyor ve araştırması başlıyor.Hiç beklemediğim bir şekilde kuantum fiziği, paralel evrenler, dolanık parçacıklar, sanal gerçeklik gibi kavramları okuyoruz.Bilim nerden çıktı şimdi derken bir de vampir ortaya çıkıyor.Her şey daha da karmaşık ve gizemli hale geliyor.

Kitabın beğenmediğim kısmı vampir olayıydı.Gerçi yazar o sıfatı insanları boynundan ısırarak öldüren katil için kullansa da vampir kavramını sevemedim.Onun yerine katil deseydi keşke dedim.

Onun haricinde kitabı beğendim.Türü sevenlere tavsiye ederim.
05.01.2025

1800 lü yıllarda İstanbul yaşamından bir parça okumak istediğimden almıştım bu kitabı. Kitap bir esirin kızının hayatından bir kesiti anlatıyor. Bu kıza musallat olan 3 harfli Azim İfrit var. Kızın gördüğü değişik dünya anlatımı var. Aslında kitap çok güzel başlıyor, hikaye de güzel ilerliyor. Fakat 5. bölümden sonra bence ivme kaybediyor ve konudan uzaklaşılıyor. Bir de hikaye 1800 lü yılların Osmanlı’sında geçiyor diye o kadar çok eski kelime, eski anlatım biçimi var ki beni oldukça yordu. Her ne kadar bazı kelimelerin açıklaması olsa da bazılarının yoktu. Bu da okuduğum kitaptan zevk almadan okumama sebep oldu.
11.12.2024

Kitabı beğendim. Türünün başarılı örnekleri gibi, son sayfalara kadar okuyucuya bir kaç tane tahmin yaptırıp finalini de tahmin edilemeyecek ters köşe bir şekilde yapmayı başarıyor. Katilimizin kendince haklı olduğu sebepler var. Yan cinayetleri biraz zorlama bulsam da onları da kendince sebeplere dayandırmış. Konunun işleyişi de yerli yerindeydi. Dedektiflerin soğuk tavırları tipik İskandinav insanını yansıtmış. İlk başta bağ kurmakta zorlansam da daha sonra iki dedektifi de sevdim.

Dizisi de var. Dizi küçük farklılıklar dışında kitapla paralel gidiyor. Kitaptaki isimlerin değiştirilmemesi de iyi olmuş. Dizideki oyunculukları da beğendim. Kitabı okuduktan sonra dizisini izleyip farklılıkları izlemeyi seviyorum.

Kitabı da diziyi de tavsiye ederim.
03.07.2024

İstanbul… Uğruna şiirler, şarkılar yazılan, filmler çekilen, resimlerde ölümsüzleştirilen, milyonlarca insanın sevgilisi… Fakat belki de dünyanın en zor yaşanılası kenti. Kalabalıklar içinde yalnızlıklar barındıran zalim bir metropol.

Yazar İstanbul’daki iki yalnız insanın hayatını anlatmış. Birisi Sultan Abdülhamit döneminde yaşayan Alxas, diğeri günümüzde (2013) yaşayan İsmet. Kitabın başlarında bu iki hikaye nasıl bağlanabilir ki diye düşündüm. Yazar mükemmel bir şekilde bu işin altından kalkmış. Bir kaç yerdeki keskin virajlar ise alkışı hak ediyor. Kitabı beğendim. Tavsiye ederim.