Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930

E-Dergi

epsilondelta Tarafından Yapılan Yorumlar

03.02.2026

Kitabı kurgu olarak çok beğendim. Giriş, gelişme ve sonuç mükemmel. Kitabı okurken sanki büyülü bir yolculuğa çıkmışım gibi hissettim. Giriş bölümü merak uyandırdı. Gelişme bölümünde de Gülbadem ve papağanının başından geçenleri okurken, özellikle kendi aralarındaki sohbetleri çok hoşuma gitti. Osmanlı döneminde yaşanan hadiseler, dolaştıkları yerler, Gülbadem'in Galata'da edindiği arkadaş grubu falan çok iyiydi. Beğenmediğim, hoşuma gitmeyen, biraz basite kaçan bölümler de vardı ama genele baktığımda beğendiğim bir romandı. Tavsiye edebilirim.
03.02.2026

Yeni yılın ilk kitabı olarak seçtiğim, 1872-1873 yılları arasında yazılan Türk edebiyatının ilk romanı olarak bilinen kitabı okudum. Lise yıllarında edebiyat sınavlarında ismi de sorulur. ;)

Kitap günümüz Türkçesinde basit geliyor tabii ki. Roman olarak pek bir derinliği olmasa da, yazıldığı dönemin şartlarını, kadınlar ve erkekler için evlenme usullerini, zorluklarını bize aktarıyor. Yer yer komik unsurlar var. Zaman zaman günümüz aşiret dizisi gibi olaylar var. Sonu da farklı bitmesi sebebiyle toplumsal mesaj da veriyor.

Bence edebiyatımızın bu ilk romanı en azından bir kez okunmalı.
03.02.2026

Kitapla ilgili düşüncelerim çok karışık. Cesur Yeni Dünya(1932), 1984 (1949) Fahrenheit 451 (1953) kitaplarından önce yazılmış (1920) olan kitap distopya denilince ilk akla gelen kitaplardan. Kendi ülkesinde basımı yasaklanan ve ancak 1924 te basılabilen bir kitabı merak etmiştim.

Bireyselliğin yok edildiği, insanların isim yerine numara aldığı "Tek Devlet" düzeni olan bir gelecek anlatılmış. Her şey o tek devlet için yapılıyor, üreme bile. Seçim yapmak hakkınız yok. Mutluluk ancak özgürlüğün yokluğu ile olabilir.

Kitap çok karanlık atmosfere sahipti. Ama anlatım dili beni kendine çekemedi. Başka bir şekilde anlatsaydı sanki daha çok sevebileceğim bir konuydu ama ben beğenmek ve nefret etmek arasında kaldım.

Yine de distopya denilince okunması gereken kitaplardan diye düşünüyorum.
03.02.2026

Daha önceden Tess Gerritsen'in Hasat kitabını okumuştum. O kitapta organ mafyası anlatılıyordu. Bu kitapta da insan kaçakçılığı ve fuhuş çetesi anlatılıyor. Yazar dünyada olup biten gözümüzün önündeki kötü olayları okuyucularına anlatıyor. Kaçırılan kızların başına gelenler gerçekten çok üzücü. Güçlü olanın zayıf olanı ezdiği dünyada, bu olayların bir yerlerde gerçekten olduğunu bilmek insanı üzüyor.

Rizzoli & İsles serisinin beşinci kitabıymış. Ben öncekileri okumadım, bir kaç yerde karakterlerin geçmişte yaşadıklarına değinilse de çok eksiklik hissetmedim açıkçası, yani seriyi baştan okumak zorunlu değil ama okumak isterim.

Polisiye gerilim türünde kitap okumayı sevenlere tavsiye edebilirim.
03.02.2026

Kolombiyalı yazarın ödül kazanmış kitabı ince ve çabuk okunabilir bir hikayeyi barındırıyor. Baş karakter Damaris'in hayatından bir dönemi anlatıyordu. İsteklerini, hayallerini, hayal kırıklıklarını, karamsarlığını, kendi iç dünyasında boğulmasını, yalnızlığını anlatmış. Bir köpeğe karşı gösterdiği merhamet ve sevgisinin bir zaman sonra yerini nefrete, kine ve düşmanlığa bırakması güzel işlenmiş. Ben kitaba başlarken daha mutlu, daha sevgi dolu bir hikaye bekliyordum açıkçası ama bambaşka bir hikaye okudum.