Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Pınar Zengin Tarafından Yapılan Yorumlar

22.01.2024

Şöyle ki, İsrail'in oluşmasından önce oraya yerleşen kişilerin Filistin'in Arapların olduğunu bilmeleri ve sonrasında gerçekleşen yani Yahudilerin liderlerinin de bu duruma çanak tutmasıyla Filistin toprakları üzerinde başka bir devlet kurma suretiyle toprakları işgal ettiğini ve onları nasıl yurtlarından ettiklerini gözler önüne seriyor.

"İsrail, kuruluş ilkeleri doğrultusunda ancak her zaman Yahudiler kayrılmak kaydıyla Filistinliler, Dürziler ve Bedevilerin demokratik ve eşit haklarını tanıdığını beyan etmiştir. Lakin azınlıklar devlet kimliği tanımından dışlanmışlardır." sayfa 182

"Britanya 1947’de bölgeden çekilerek Araplar ve Yahudiler arasındaki sorunun çözümünü Birleşmiş Milletlere bıraktı. Birleşmiş Milletler ise 29 Kasım 1947’de oylanan ve Filistin açısından hiç de adil olmayan bir taksim kararı alarak bölgede iç savaşı resmi olarak başlatmış oldu." sayfa 154
21.01.2024

Osmanlı imparatorluğunun son dönemlerinde ve son yıllarda yaşanan birinci dünya savaşı gibi etmenlerle filistin topraklarının osmanlı devletinden kopuşu ve bu sürecin etklilrrinin belgelerle ortaya konulmuş bir eser.

Bilhassa günümüzde yaşanan filistin sorunundaki etkilerinin aslında geçmişten beri süregelen bir durum olduğu aşikar. Bu sebeple bu dönemde daha bir önem kazanıyor bu eser.
21.01.2024

Tóibín, yazarın yaşamını olduğu kadar edebiyata bakışını, siyasi duruşunu, Almanya’da Nasyonal Sosyalizm’in yükselişiyle birlikte ülkesinden kopmasını, mültecilik yıllarındaki duygu dünyasını, kimi inancından vazgeçişini akıcı bir dille, gerçeklerden sapmadan, usta işi dokunuşlarla sunuyor.

Thomas Mann, başarılı bir romancıyken, 20. yüzyıl tarihinin çarklarında savaşları, devrimleri, faşizmi, soykırımları, mülteciliği yaşamak zorunda kalan, dünyanın gözlerini diktiği, sözlerini dinlediği bir fikir liderine dönüşen biri olarak beliriyor. Çocukluğundan başlayarak ölümüne kadar bütün hayatı, özel merakları, evliliği, sıra dışı ailesi, birine yakından birine uzaktan tanık olduğu iki dünya savaşının yazarda yarattığı çelişkiler ve çalkantılar geniş açıyla seriliyor okurun önüne.
21.01.2024

Aslında bu kitapta bir kitap kurgusunun üstüne bir kurgu yapılması ve kaleme alınmasını görüyoruz. Dünyaca ünlü roman olan Robinson Crusoe kurgusunun üzerine kurgu yazılan ve başarılamışın başarıldığı bir roman.

Foe, kadın bir anlatıcı tarafından anlatılmakta ve ayrıca bu kitapta kölelik, sömürgecilik, Avrupa yaşamının mahalle araları konularından da bahsediliyor.

Kitabın sonu her ne kadar ilginç bir şekilde bitse de, anlatım ve akıcılık olarak anlaşılır bir ifade var ve okunduğu zaman üzerinde düşündüren çok güzel cümleler var.
21.01.2024

Yazarın kitapta kullandığı teknik bilinç akışı tekniğidir ve wirginia wolf bu tekniği bu kitapta en iyi uyguladığı kitaplardan biridir. Bu teknikle birlikte zaman ve mekan iç içe geçtiği için sürekli değişen karakterlerle okuyucu olarak bizler ters yüz olabiliyoruz. Bu sebeple anlaşılması zor bir kitaptır Mrs. Dallowey.

“Tenime ilk kez bir erkek eli değdiği zaman cennetten bir kapı açılır, gülüşü tenime dokununca dünyalar benim olur ve bütün ömrümü ona adarım sanmıştım. Vücuduma bıraktığı tohumun her zerresinin hayat boyu birlikte takipçisi oluruz; kimse kırıp incitmesin diye gözümüzden sakınıp en iyi okulların en iyi sınıflarında yer alması için canımızı dişimize takarız demiştim.

Nereden bilirdim ki bu dünyanın Günahkârlar Sarayı’na tahsis edildiğini...” (syf 43)