Toplam yorum: 3.285.254
Bu ayki yorum: 6.780
E-Dergi
mimcemil Tarafından Yapılan Yorumlar
film gibi bir yaşam; macaristan'da doğmuş, fakir yahudi çocuğu. kendi gayretiyle kendini yaratmış bir türkolog. maceralı bir hayat, 19. yy'da anadolu,iran,afganistan ve orta asya'da seyahat ; tanıdığı türk ve islam toplumundan etkilenmesi ve büyük ilgi duyması sonucu avrupada doğu toplumunu , özellikle osmanlıları bilimsel makalelerinde ve konferanslarda savunması sultan abdülhamid'in dikkatini çekmesi sonucu istanbul'a davet edilmesiyle başlayan bir ilişki. kitap tamamen belgelere dayanıyor. tarih ve numaralarıyla, fakat hiç sıkıcı değil, merakla okuyorsunuz. 1889-1901 tarihleri arası doğrudan abdülhamid'le ingiliz imparatorluğu"gizli servis" arasında iletişimi sağlıyor. gizli servise yazdığı mektuplara göre ; sultan abdülhamid han'a, osmanlı'ya daha yakın olduğunu, hatta ingiltere'ye karşı münasip bir dille bizim avukatlığımızı yaptığını okuyorsunuz. bir avrupalı gözüyle osmanlı devletinin ve ülkesinin kabaca 12 yıllık panoramasını görüyorsunuz. tarihin bu dönemine meraklı olanların kesinlikle okuması gereken değerli bir kitap.
mevlanzade rifat ; ilginç bir kişilik. gazeteci, prens sebahattin taraftarı. gelin görün ki, ittihat terakki zulmünün korkusundan gerçekten bir hikaye yazmış. hatta kitabın sonlarında okuyucuyu inandıramıyacağını anladığından nerdeyse hikayesinin doğruluğu için yemin ediyor. hikayeleri o derece tutarsız ki. isyanı prens sebahattinin tezgahladığını söylüyor fakat nasıl tertiplendiği anlatılmıyor. istanbul u bilenler, olayı anlatırken mekan tutarsızlıklarını daha iyi anlayacaklardır. ama yine de bu tip gazetecileri de tanımak ve bu konuyla ilgili başka yayınlarla bu olayı irdelemek açısından okunabilir. bu konuyla ilgili mustafa müftüoğlu nun kitabını tavsiye ederim.
bugünleri de anlamak için mutlaka okunması gereken referans kitaplardan biri. kitap tümüyle objektif değil. bilhassa,osmanlı bürokrasisine hep iyi niyetle bakmış. bugünkü uniter yapımızda bile en azından ihanetleri "çıkar ilişkileri" sezinliyoruz. 19. yy. da çeşitli milletler "ümmetler"den oluşmuş imparatorluk bürokrasisinde hiç mi ihanet yoktu. her şey iyi niyetle mi yapılıyordu. yazarın bende bıraktığı izlenim ;bu konuda öznel olduğudur. bilemiyorum. belki de yazar, çalışmanın bilimsel yanına halel getirmemek ya da başka bir sebebten böyle davranmış olabilir. ama her şeye rağmen 19. yy. ı olduğu gibi bugünü de anlamak için mutlaka okunmalı. tv sohbetleri gibi kolay anlaşılır ve sürükleyici bir çalışma.
gerçekten iyi bir demegog. tıpkı tv deki programı gibi demogoji yapıyor. halbuki bir bilim adamı çalışırken eldeki verileri nesnel olarak değerlendirir. emre kongar hemen herkesin bildiği konuları kendi inançları doğrultusundaki modele göre değerlendirmiş. gönül isterdi ki tarihin karanlıklarında kalmış, örtülmüş konuları deşsin. o nedenle yazdıklarıyla değil neleri atladığı çok önemli. taraflı, bir fikrin militanı gibi yazılmış. eser adıyla çelişiyor.
Bu kitabı okumaya başladıktan bir zaman sonra Sultan Abdülhamit gibi büyük bir devlet adamının nasıl böyle sıradan şeyler düşündüğünüz kuşkusuna düşüyorsunuz. sonra başka bir kitap okuyorsunuz Dr. Alaettin Yalçınkayanın kitabını: ve anlıyorsunuz ki bu kitabı Kemal Ilıcakla birlikte Osmanlıca bilen emekli bir yarbay kafa kafaya verip böyle bir hatırat "uydurmuşlar" yazmışlar. Ne demeli...