Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Mehmet Akif Öztürk

İsmim Mehmet Akif Öztürk. Bir devlet okulunda psikolojik danışman olarak çalışıyorum. Liseden beri kitaplarla ilgili konuşmayı (genelde edebiyat ve felsefe) ve fikir belirtmeyi seviyorum. Şimdilik İstanbul'da yaşıyorum. Özel ilgi alanım çağdaş roman olsa da birçok türde kitap hakkında konuşup yazmayı seviyorum.

Mehmet Akif Öztürk Tarafından Yapılan Yorumlar

Kitabı 70.sayfalarda bıraktım. Öncelikle kitabın fiziki özelliklerine değineceğim. İnanılmaz berbat bir çeviri, berbat bir basım. Fiziki olarak basım iyi; fakat kitap hazırlanırken ne imla ne noktalama ne anlama dikkat hiçbir şey yok. Gereksiz yerde koyulan virgüller, gerekli yerde koyulmayan virgüller, 'o' kelimesi, harfi yerine sıfır rakamı koymalar, cümleleri saçma sapan ayırmalar... Bunlar şimdilik aklıma gelenler. Bunu yayımlayan kişi belli ki hiç okumamış bu kitabı! Öyle basit şeylere takılan biri değilim inanmıyorsanız bu yayınevinden alıp durumu anlarsınız ama size tavsiyem uzak durun. Kitaba gelince, güzel yerleri de vardı beğenmediğim yerleri de ancak beni zerre kadar sarmadı. İlerleyemedim. Yıllar sonra tamamlayamadan bıraktığım bir kitap oldu. Belki de başka bir zaman başka bir ruh hali içinde okumam gerekiyor. Böyle olunca kitabı tavsiye de etmiyorum. Edenlerden daha ayrıntılı bilgi alıp okumaya karar verebilirsiniz. Eric Fromm'u severim ama bu sefer olmadı.
İlk olarak bu kitabı okuyacaklara bir tavsiye vereyim. Kitap iki bölümden oluşuyor. İlk bölümü 10-15 sayfa okuyun. Eğer okumakta ve anlamakta zorlanırsanız kitabı okumayı erteleyin ve araya başka kitaplar girsin. Daha sonra çok sakin bir kafayla alın ve okuyun. Dostoyevski'nin çok kitabını okumadım ama bu kitap belki de en güzellerinden biridir. İnanılmaz bir psikolojik tahlil var özellikle ikinci bölümde. İnsan ruhunun ve psikolojisinin iliklerine inmiş yazar. Böyle deha yazarlardan çok yok. Eserlerinin değerini bilmek lazım. İncecik olmasına rağmen okurken zorlandığım bir iki kitaptan biri oldu ama her satırını okuduğuma değdi. Tavsiye ederim.
23 yaşında okudum bu kitabı ve hiç de çocuk kitabı olmadığına karar verdim birçok kişi gibi. Çocukken de okunabilir ama kesinlikle insanın kişiliği tam olarak oturunca okuması daha doğru bence. Zeze'yi Alper Canıgüz'ün Alper Kamu'suna benzettim birçok yerde. Aslında başlarda bir önyargıyla yaklaştım kitaba. Kötü olduğunu hiç düşünmedim ama 'Çavdar Tarlasındaki Çocuklar' kitabı gibi abartıldığını düşünmüştüm. Hiç alakası yokmuş. Dil olarak çok rahat okunup anlaşılan bir eser. Üç dört saatte çok rahat bitebilir. Ama sonrasında uzun uzun düşünmek gerekir. Kitabın iki tane daha devamı olduğunu bilmiyordum onları da okumayı düşünüyorum. Herkes en az bir kere okumalı bu kitabı. Özellikle yetişkinler. Yer yer insanın yüzünü gülümseten ama genelde hüzün hakim bu kitaba. Fazla yoruma gerek yok, okunduğunda pişman olunmayacak bir metin.
Yazar kitapta güzel bilgiler vermiş. Bazen gereksiz yere uzattığını düşünsem de genel anlamda kendini okutan bir eser olmuş .Dili akıcı, insanı zorlamıyor. Başlarda biraz sıkıcı geliyor ama daha sonra bu sıkıcılık giderilmiş diye düşünüyorum. Okunabilir, İskender Pala severlere tavsiye edilir.
Maalouf'un kitaplarında her zaman olduğu gibi bir yolculuklar kitabı.. Bu sefer Ortadoğu değil de Avrupa.. Dil aynı, anlatım, üslup klasik Maalouf tarzı. Diğer kitaplarından fark olarak karakter sayısı fazla ancak akılda tutmayı zorlaştırıcı şekilde değil. Kitap bittiğinde açıkta kalan yerler olmuyor ama tamamlanmamış hikayeler kalıyor. Ayrıntıları atlamamış yazar. Kitabı ortadan ikiye ayırdığımızda ilk kısmı biraz zor ilerlese de ortasından sonra 'açılıyor' diyebilirim. Çok sevmeyenler olabilir fakat düzenli kitap okuyanların tat alacağını düşünüyorum.