Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Mehmet Akif Öztürk

İsmim Mehmet Akif Öztürk. Bir devlet okulunda psikolojik danışman olarak çalışıyorum. Liseden beri kitaplarla ilgili konuşmayı (genelde edebiyat ve felsefe) ve fikir belirtmeyi seviyorum. Şimdilik İstanbul'da yaşıyorum. Özel ilgi alanım çağdaş roman olsa da birçok türde kitap hakkında konuşup yazmayı seviyorum.

Mehmet Akif Öztürk Tarafından Yapılan Yorumlar

Bu kitabı almadan önce kitap hakkında yorumları okudum. Beğeneni de çok sayı da beğenmeyeni de. İki tarafa da bir şey diyemem. Öyle bir kitap, tamamen tarzınıza bağlı. Bazı kitaplar vardır herkes çok beğenir ama bu, o kitaplardan değil. İlk eleştirim, sanki bir Amerikan filmi izliyor gibisiniz. 'Tanrı aşkına' ve 'lanet' sözcüklerine alışmanızı tavsiye ederim. O kadar çok geçiyor ki bu ikisi, bir yerden sonra sıkıyor ve normal konuşma akışına zarar veriyor. Konu olarak Bukowski kitaplarına çok benziyor. Daha önce Bukowski okuduysanız hiç yabancılık çekmezsiniz; ancak Bukowski kalitesinde olduğunu söyleyemem. Sonuç olarak ben çok iyi veya çok kötü diyemiyorum. Okusanız da olur, okumasanız da olur.
Gerçek mektuplar-gerçek olmayan mektuplar, gerçek kişiler-gerçek olmayan kişiler, gerçek buluşmalar-gerçek olmayan buluşmalar vb. birlikte kurgulanmış olağanüstü bir eser. Okuyana çok şey katacağına eminim. Nietzsche ve Bruer'in diyalogları oldukça etkileyici. Kitaplarda güzel yerlerin altını çizenler bu davranışlarına bu kitapta da bol bol devam edecekler. Freud biraz geri planda kalmış gibi görünse de adı geçtiği yerler çok önemli. Yani kitapta kısa yer almış ama öz yer almış. Okuduğum en güzel kitaplardan biri. Tek eleştirim bazı yerler biraz daha uzun yazılabilirmiş. Okuyunca anlayacaksınız sanırım nereler olduğunu. Psikoloji, felsefe, psikanalize biraz bile ilgisi olanlar mutlaka okumalı.
Mustafa Kutlu bu kitabında köy hayatını çok iyi anlatmış. Köyde yaşayanlar veya bir dönem de olsa köyde yaşamış olanlar ne kadar iyi bir hikaye olduğunu anlayacaklardır. Köy hayatını ucundan kıyısından bile görmüş olsanız kitabın bazı bölümlerinde 'evet köyde böyle', 'köyde böyle yapıyorlar' gibi şeyler diyeceksiniz. Dil bütün Mustafa Kutlu kitaplarındaki gibi akıcı, çok rahat okunabilen bir kitap. Göç konusunu çok iyi işlemiş yazar. Göçler genelde hüzün verir kalanlara da gidenlere de. O hüznü bize hissettirmiş. Biraz daha uzun işleyebilirdi ama belki de bizi sıkmak istemedi. Mustafa Kutlu severler mutlaka okumalı bu kitabı.
İsmet Özel'in genel hatlarıyla otobiyografisi gibi bir metin bu kitap. Sosyalist düşünceden İslamcı eksene nasıl yöneldiğini anlatıyor. Ama temelde, hem sosyalistken hem Müslümaken asıl düşüncelerinin değişmediğini ortaya koyuyor yazar. Özel'in şiirlerini okuyorum ama ilk defa nesir şeklinde yazılmış bir eserini okudum. Dil genel olarak ağır. Öğrenebileceğimiz birçok özgün fikir var ama anlayamadığım noktalar da oldu. İnce kitapların klasik bir özelliği oldukça ağır bir dille yazılmış olmalarıdır. Bu kitapta bu tanıma oldukça uyuyor. Yavaş yavaş okunması gereken bir kitap. Son olarak; herkesin masalını yıkması dileğiyle.
Kitaplardan uyarlanan filmlerin kitap gibi tat bırakmadığı çok açık bir gerçek. Ancak bu kitabın filmi hakkında birçok kişi bana kitabı kadar iyi olduğunu söyledi. Ben yine de kitabını da okumaya karar verdim. Öncelikle edebi açıdan çok sağlam bir eser değil. Kolay okunuyor, beyni yormuyor her şey gayet açık ama edebi dil zayıf. Kurgu olarak bakarsak çok sağlam bir eser. Konu ilginç, konuyu edebi olarak değil ama kurgusal olarak işleyiş çok iyi. Ve benim işimle ilgili olduğu için de daha bir ilgimi çekti. Okuduktan sonra gerçekten de filmi çekilmesi gereken bir kitapmış dedim. Filmini de izleyeceğim. İkisini de yapacaklara önerim tabi ki önce kitabını okumaları.