Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Mehmet Akif Öztürk

İsmim Mehmet Akif Öztürk. Bir devlet okulunda psikolojik danışman olarak çalışıyorum. Liseden beri kitaplarla ilgili konuşmayı (genelde edebiyat ve felsefe) ve fikir belirtmeyi seviyorum. Şimdilik İstanbul'da yaşıyorum. Özel ilgi alanım çağdaş roman olsa da birçok türde kitap hakkında konuşup yazmayı seviyorum.

Mehmet Akif Öztürk Tarafından Yapılan Yorumlar

Yazılabilecek bütün güzel şeyler yazılmış aslında. Bu kitaba kötü diyen birinin olmadığını düşünüyorum. Gerçi A.Sinclair kitabın son sözünde bazı eleştiriler getirmiş, bazıları haklı da olabilir ancak kitap bu haliyle olağanüstü. Bir insanın fiziksel ve maddi dibe vuruştan azmiyle kurtulmasını ve başardığını sandığı anda bu sefer psikolojik dibe vuruşunu çok iyi anlatmış. Bir 'azim' ve 'amaç' kitabı olmuş. Kitabın ilk yarısında Ruth'a duyulan aşkı Werther'in Lotte'ye duyduğu aşka benzettim. Aynı şekilde Martin'in çamaşırhanede geçirdiği çalışma koşulları, Orwell'ın 'Paris ve Londra'da Beş Parasız' kitabındaki koşullarla oldukça benzerdi. Bu kitap Martin Eden'dan daha sonra yazıldı ama ben daha önce okuduğum için böyle bir benzerlik kurdum. Yer yer Kafka'nın Dava'sını andıran yerler de vardı. Dava'yı da daha önce okuduğum için söylüyorum aslında Dava için Martin Eden'ı andıran yerler var demeliydim. Dil konusuna gelirsek, oldukça akıcı ve okuyucuyu zorlamıyor. Üslup, kurgu oldukça iyi. Çok başarılı bir eser olmuş. Jack London özgün tarzı bu kitapta da göze çarpıyor. Bildiğimiz kalsik eserler gibi ağır değil. Daha doğrusu dilde hafif ama anlamda ağır bir kitap Martin Eden.
Bugün elime geçti. İncelemelerime göre oldukça güzel bir baskı yapmış yayınevi. Baskı kalitesini ve baskı tarzını çok beğendim. CD kitabın içinde asılı çıkıyor. Şiirler zaten bildiğimiz şiirler. Ancak İsmet Özel karşımızda okuyunca daha bir anlamlı oluyor. Çekim kalitesi daha iyi olabilirmiş; ama olsun bunu pek önemsemedim. İsmet Özel severler kaçırmayacaktır.
Üzerinde saatlerce konuşulması gereken, 1959'da yazılmasına rağmen sanki günümüzü anlatan harika bir eser. Aylak Adam, bir 'kaybeden' bir 'tutunamayan' değil, arayış içinde olan biridir. Kitabı buna göre okumak gerekir. Zaten kitabın içine girince bu farkediliyor. Arayış, toplumsal eleştiri, yer yer gülümsetebilecek ince bir mizah barındıran muhteşem bir kitap. Beğenmeyenleri de anlamaya çalışıyorum. Eğer hayatınızın gerçekten çok iyi olduğunu düşünüyorsanız belki de kitapla bağ kuramayabilirsiniz; ancak çoğunluğun bu kitapla bir bağ kurduğuna eminim. Mutlaka okunmalı.
Eğitim çağındaki çocuklar, öğretmenler, aileler, idareciler.. Herkesin okuması gereken kısa ama içinde büyük dersler barındıran bir eser. Film çekilmeye çok müsait bir şekilde yazılmış kitap ve zaten filmi de çekilmiş. Tavsiyem önce kitabın okunup sonra filminin seyredilmesi yönünde. Eminim herkes çok beğenecektir. Dili de oldukça yalın ve hiç sıkmıyor. Başlanıp çabucak bitirilebilecek bir kitap.
İlk önce çeviri konusuna değinmek istiyorum. Kitabın içeriğinden mi kaynaklı bilmiyorum ancak ben çeviriyi özellikle kitabın ilk yarısında hiç beğenmedim. Çevirmen iyi bir çevirmen; Kafka'nın Dönüşüm kitabını da aynı yayınevi ve aynı çevirmenden okumuştum ve hiç sıkıntı çekmemiştim; fakat bu kitabı çeviriden dolayı okumakta zorlandım. Kitap hakkındaki yorumuma geleceksek; dil Dönüşüm kitabına göre daha ağır. Uzun ve anlaşılması zor cümleler var bu yüzden kesinlikle sakin kafayla ve uzun aralar vermeden okunmalı. Konu çok iyi ve orijinal. Şu ana kadar okuduğum birçok kitap arasında 'Bu yazar gerçekten çok zekiymiş' dediğim ikinci yazar oldu Kafka. İlki George Orwell. Kitabı okuduktan sonra internette bu kitap hakkındaki inceleme yazılarını okuyun mutlaka. Çok daha iyi taşlar yerine oturacak ve farklı bakış açıları kazanacaksınız. Ve bu kitap bitince hemen başka kitaba geçmeyin. Üzerinde düşünülmesi gereken harika bir metin.