Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899

E-Dergi

postacı32 Tarafından Yapılan Yorumlar

25.11.2006

Oğuz Kağan destanı M.Ö. 209-174 tarihleri arasında hükümdarlık yapmış olan Hun hükümdarı Mete'nin hayatı etrafında şekillenmiştir. Bütün Türk destanlarında olduğu gibi bu destanın da ilk şekli günümüze ulaşmamıştır.
Bugün, elimizde Oğuz destanının üç varyantı bulunmaktadır.
XIII ile XVI yüzyıllar arasında Uygur harfleriyle yazılmış ve islâmiyetten önceki inancı yansıtan varyantın ilk örneği temsil ettiği kabul edilebilir.
XIV. yüzyıl başında yazıldığı bilinen Reşîdeddîn'in Câmi üt-Tevârih adlı eserinde yer alan Farsça Oğuz Kağan Destanı İslâmi varyantların ilkini temsil etmektedir.
Oğuz Kağan Destanının üçüncü varyantı ise XVII. yüzyılda Ebü'l-Gazî Bahadır Han tarafından Türkmenler arasındaki sözlü rivayetlerden ve önceki yazmalardan faydalanarak yazılmıştır...
25.11.2006


Dünyanın en zengin ve güzel ülkesi olan Kafkasya, insan ve tabiat güzelliğinin olduğu kadar, kahramanlığın da eşsiz vatanı olarak bütün tarih boyunca ayak üstünde ve başı göklerde kalmış bir cennet köşesidir.Bütün dünyanın gözü bu cennetin üzerinde titrediği halde ne haçlı akınları, ne cihangirlerin istilaları bu beyaz kartallar yuvasına asla sahip olamamışlardı.
bu beyaz kartallar yuvası, ne Şeyh Şamiller, ne İmam Hamzatlar yetiştirdi.
İbretle okunacak kahramanlıklarla dolu bir kitap...
25.11.2006

Maraş'ın Fransızlar tarafından işgali sırasında, bütün şehre bir hüzün çökmüştü. 30 Ekim 1919 Cuma günü sabah saatlerinde, hamamdan çıkan iki Türk hanımına saldıran Fransız askerlerini dükkanından gören Sütçü İmam, dayanamayarak tabancası ile onları öldürdü. Böylece, Maraş’ın kurtuluş destanı başladı.
Sütçü İmam'ın attığı kurşunlar, bir kurtuluş destanının öncüsü oldu. Olaydan sonra, Ahırdağı'na çıkan Sütçü İmam, Fransızlar'ın 12 Şubat 1920 sabahı Maraş'ı terk etmesiyle şehre döndü.

Günümüzde, Maraş'ın Uzunduk Çarşısı'nda bir abide üzerinde şu yazılar vardır: "31 Ekim 1919' da Sütçü İmam, Türk nâmusunu burada silâhıyla korudu.”

yetişen yeni nesillerimize anlatmamız gereken, isimleri malesef hiç haketmedikleri şekilde unutulmaya yüz tutmuş bir çok kahramanımız var..
25.11.2006


"Esma'ül Hüsna : Allah-u Teala'nın en güzel isimleri.
Kitapta Esma'ül Hüsna'nın sırlarından Senai Demirci'nin kendine has üslubuyla bahsediliyor.
Allah-u Tela'nın güzel isimleri açıklamalarıyla birlikte çok merak edilen konulardan birisi.
Kitabı okuduktan sonra Allah-u Teala'nın güzel isimlerini ve O'nun isimlerinin yarattıklarında nasıl tecelli ettiğini göreceksiniz.
Eseri herkese tavsiye ederim..
24.11.2006


"Durup başarıyı bekleyemezdim.
Ben de onu beklemeden yola çıktım."
diyerek başlıyor kitabına yazar ve bu cümle ile de okuyucularına kitabın içeriği hakkında bir ipucu vermiş oluyor.
Bazı insanlar gözleriyle görmedikleri şeylerden şüphe ederler. Bazıları ise gizli bir yardım elinin olduğuna inanırlar.
Bu kitap her iki kesime de hitap etmesi açısından orta yolu bulmuş.
Bu kitapla birlikte bilinçaltınızdaki bilgileri bilinçli zihne aktarmayı öğreneceksiniz.
okuyanlara faydalı olacağını düşündüğüm bir eser, herkese tavsiye ederim..