Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899

E-Dergi

postacı32 Tarafından Yapılan Yorumlar

07.11.2007

Sosyologların tespitine göre, yeryüzündeki medeniyetlerin hemen hepsi göç eden fert ve cemaatler tarafından kurulmuştur.
Tonybee, göçebelerin kurduğu yirmi yedi medeniyetten bahseder ki, bu da hemen hemen çağlar boyu yeryüzünde, göçebe hakimiyeti demektir.
kendini rahata, rehavete kaptırmamış, her an herşeyden ayrılmaya hazır, vereceği mücedelenin doğuracağı sııntıarı, önceden yaşamaya alışmış ve bir asker gibi her an sefer emrini bekleyen bu dinamik ruhlarla mücedele etmeye ve onları silip geçmeye kimsenin gücü yetmeyecektir.
hicreti her yönüyle ele almış çok güzel bir eser..
07.11.2007

ilmihaller, kendini Allah'a kul, Resulullah'a ümmet kabul eden her müslümanın, günlük hayyat karşısına çıkacak sorulara, İslam alimlerinin Kur'an ve sünnet kaynağından süzerek ortaya koydukları ivithatlar neticesinde verieln cevaplardan oluşan eserlerdir.
bu kitapta da aynı gaye doğrultusunda, değişen sosyal ve toplumsal şartların ortaya çıkardığı yeni sorulara açık ve anlaşılır bir dille cevaplar verilmiş.
küçük hacmine rağmen oldukça faydalı bir eser olmuş, tavsiye ederim..
06.11.2007

İlmihâller zamana, şartlara ve beklentilere göre uzun ya da kısa
tutulmakla birlikte, genelde Müslümanların günlük hayatlarında
dinlerini yaşayabilmeleri için gerekli olan bilgileri ihtiva ederler.
Dolayısıyla ilmihâllerin hedefi de bu karşılaşılan güncel pratiklerle sınırlı tutulagelmiştir.
Bir Müslümanın Yol Haritası, ilk elden İslâm dininin gerekleri ve pratiklerini ihtiva etmekte. Elbette İslâm dininin gerekleri, tavsiye, öğüt, teklif ve direktifleri bunlarla sınırlı değil.
Bu çalışma sınırlı ve öncelikli konuları ihtiva etse de, bir Müslüman’ın edinmesi ve alması gerekli temel bilgileri veriyor.
Daha doğrusu kitap, inanç, ibadet ve ahlâk boyutuyla İslâm’ın getirdiği
mesajı özlü ve kolay anlaşılabilir bir şekilde sunma gayretinde.
Kitapta iman esasları üzerinde etraflı ve derinlikli bir şekilde durulmaya çalışılmış.
İlmihâlin hazırlanması esnasında mümkün olduğunca ihtilâfa ait detaylardan sarf-ı nazar edilmiş...
06.11.2007

Bazı kitaplar vardır ki var oluşlarını diğer kitaplara borçludurlar.
Kuşatılmanın, merakın, soruların doğurduğu kitaplardır bunlar.
Latife Tekin Kitabı da bunlardan biri. Bir anı-anlatı kitabı. Pelin Özer, Tekin’in Ormanda Ölüm Yokmuş kitabını birkaç gün tekrar tekrar
okuduktan sonra elinde bavulu soluğu Bodrum’daki Gümüşlük Akademisi’nde alır.
Uzun görüşmelerin ardından Latife Tekin Kitabı’yla ayrılır oradan.
Kimdir Latife Tekin, onunla ve kitaplarıyla ilgili başlı başına bir
kitap yazmaya değer mi? Bu sorunun cevabını vermek için Latife Tekin’in kitaplarından en az birini okumak gerekir elbette. Özer, Tekin’in edebiyat anlayışını, dilini tahlil etmez. Ona usulca sorular sorarak sızar kitaba. Onu konuşturur ve gider... Geriye, daha önce Latife Tekin okuru olmadan da okunabilecek ama sonra
yazarın eserlerini mutlaka okuma isteği doğuran bir anı-anlatı
kitabı kalır. Tekin tek tek değinir kitaplarına, her kitap bir dönemin, sosyal-politiğin, psikolojik sürecin ürünüdür. O artık edebiyat çevrelerinde hüsnü kabul görmüş, çağdaş Türk Edebiyatı’nda 80 sonrasının önemli romancılarından biridir. Bütün kitaplarında kendi yaşadıklarından yola çıkar. Latife Tekin yoksul dünyanın ıssızlığında bir hamle yapmıştır.
Bir ıslık tutturur. Başka türlü bir melodisi vardır bu ıslığın. Aslında
hepsi sosyal psikolojinin, iletişim sosyolojisinin, dil biliminin edebiyatla dile gelmiş halidir..
06.11.2007

Kitap, bir hadisin doğruluğunu tespit etmek için neredeyse bütün İslam coğrafyasını gezen hadis alimlerinin hikayesini konu alıyor.
Kitapların kenarlarına aralanan ‘acayip’ olaylar hakkındaki küçük notlar, zamanla geliştiği görülen seyahat risaleleri ile birlikte dünyanın ilk yazılı gezgin kültürünü oluşturuyor.
Üstelik bu kültürün, eşi benzeri olmayan bir İslami bilgi sistematiğini kurma gibi ciddi ve meşakkatli bir çalışmanın ürünü olması önemli.
“Bir Alim Uğraşının Tarihi ve Antropolojisi” alt başlığı ile yayımlanan çalışmada, İslam tarihinin daha ilk yıllarında ‘kaynağın duruluğu’ konusunda gösterilen hassasiyet yansıtılmış öncelikle.
Bir kısmının hikayelerine aşina olduğumuz hadis alimlerinin ne
yaptığı kadar nasıl yaptığıyla da ilgilenen kitap, hareketi örnekleri kendinden menkul bir kültür olarak ele alıyor.
Hadislerin kimlerden rivayet edildiğinin önemi ve dolayısıyla bunun oluşturduğu insani kültür neredeyse “Kim kimdir” külliyatı oluşturacak büyüklükte...