Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899

E-Dergi

postacı32 Tarafından Yapılan Yorumlar

04.11.2007

Saray’dan İstanbul konaklarına, konaklardan köşede kalmış kahvehanelere kadar uzanan renkli bir anlatım.
Forsa Halil, binbir entrikayla örülü bir cinayet öyküsü...
Türk tarih yazımında çok önemli bir yeri bulunan Koçu, günlük yaşamın kılcal damarlarında dolaşıyor.
Okur bu ayrıntılarda bazen geleneklerin ve göreneklerin bazen de deyimlerin ve atasözlerinin kökenleriyle buluşur.
Sofra adetleri, giyim kuşam tarzları başarıyla resmedilmiş.
Koçu’nun okurları onun tiplerini izlerken şaşılacak derecede tanıdık oldukları bir dünyada yolculuk ediyor. Onun için insan önemlidir. Tarih, “insanın” hikayesidir. Kahramanları, bütün çelişkileri, zaafları, iyilikleri ve kötülükleriyle resmedilir.
Okurunun karşısına zaman zaman bir meddah edasıyla çıkan Koçu’yla tarihi sevmemek mümkün değil...
04.11.2007

Türkçü—Turancı akım, İkinci Dünya Savaşı arefesinde ve sırasında, adıyla sanıyla siyaset sahnesinde boy gösterdi.
Onun Cumhuriyet tarihindeki bu kısa ömürlü “altın çağı”, varlığını dolaylı olarak ondan sonra da sürdüren bu ideolojinin anlaşılması bakımından kilit bir öneme sahip.
Bir MHP yöneticisinin dediği gibi “MHP’nin kökeni bu dönemde atıldı.” 3 Mayıs 1944’te çıkan olaylar ve işkencelerden sonra 3 Mayıs ülkücülerin bayramı kabul edildi.
Peki genellikle birbirine koşut olarak anılan Türkçülük, Turancılık, Pantürkizm’in özgül siyasal ve ideolojik içerikleri nedir? Türkçü—Turancı—Pantürkist akımların Türk ulusçuluğunun oluşumunda etkisi nedir, ulus—devletin ve resmi milliyetçiliğin kuruluş sürecinde de etkilerini sürdürdüler mi?
Kitap bu ve benzeri sorulara cevap arıyor...
04.11.2007

Osmanlı sonrası Türk—Arap ilişkileri, yüzyıllık sükûtunu sürdürüyor. Hem Arap dünyası için hem de Türk dünyası için böyle bir ilişki rahatsız edici gözükmüyor.
Doğrusu, kopan ilişkinin tamiri için herhangi ciddi bir adım da atılmadı her iki taraftan.
Son zamanlarda bu ilişki üzerine tek—tük çıkan bazı araştırmaları saymazsak kayda değer bir anlama çalışması da yapılmadı.
Halbuki Türkiye’nin jeopolitik olarak merkezinde bulunduğu Ortadoğu’dan ayrı durması pek mümkün değil.
Ve Ortadoğu’yu anlamak, rivayetler yerine bu bölgenin tarihinin objektif algılanışıyla mümkün.
Taraflı Batılı araştırmalara göre gerek Arap—Türk ilişkileri gerekse Batı—Ortadoğu ilişkileri açısından önemli yaklaşım ve tespitlerin çok sade bir dil ve akıcı bir üslupla anlatıldığı bu kitap, objektif bir eser, Batı literatürü içerisinde istisna olduğu belirtiliyor.
okuyanlara çok faydalı olacağı kanaatindeyim...
04.11.2007

Atatürk’ün yaveri Salih Bozok’un Atatürk’le ilgili olan anıları, ölümünün 60. yıldönümünde oğlu Mazaffer Bozok tarafından yayımlanmış.
Atatürk hayattayken yayınlanmasıyla ilgili talepler olmuş fakat Atatürk izin vermemiş.
“Ben de onun için hepsini muhafaza ederek size miras bıraktım” notu düşmüş Salih Bozok.
Bu anılarda Mustafa Kemal’in Bingazi’de fasulye ayıklama sahnesi de var, Cabub’da “çarşaf üzerinden dahi dişi görmeden” geçirdikleri 3 ayın öyküsü de...
İskenderiye’den İstanbul’a “ne kadar züğürt döneceğine” ilişkin yakınmaları da... Ve Latife Hanım’la evlenmelerinin ve boşanmalarının öyküsü, İnönü ile küslüklerinin içyüzü, sofrada kopan kimi kavgaların ilginç ayrıntıları, Atatürk’ün hastalığının perde arkası... Ayrıca kitapta bu hatırayı yansıtan ilginç fotoğraflar da var..
ilgiyle okunacak bir eser...
04.11.2007

Nazan Bekiroğlu’nun düz yazılarında şiir okurmuş tadını almamak mümkün değil. Sanki satır satır dokunmuş bir nesirle karşılaşıyoruz
Daha başta size “destur” çeken, yazının ruhuna uygun tavra davet eden bir üslup; determinist değil davetkâr, cazip.
Ve hayatın anlamı, yanlışlardan dönmeler ve ödenen ağır bedeller...
“Hep merak ettim. İşleme yönü değiştirilmiş bir zihin, akış yönü değiştirilmiş bir yürek. Süveydası iptal edilmemiş bir merakın sancısı. Bana öğretilen anlam katmanlarının dışında farklı anlam katmanlarını öğrenmenin şaşkınlığı..” Hayallerde sınır yok..
16.yy'da bir pencere alınlığının tam sağ alt köşesine imza düşülmüş bir Mavi Lale'nin neler düşündüğünü düşünmek gibi...