Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899

E-Dergi

postacı32 Tarafından Yapılan Yorumlar

22.12.2006


Kitabı okurken kimi zaman gülecek, kimi zaman tebessüm edecek ve kimi zaman da hüzünleneceksiniz.
Yurdum insanı tabiri artık halkımızda kabullenilmiş bir deyim haline gelmiş ancak pek de hoş bir tabir değilmiş gibi geldi bana.
yani "Yurdum insanı işte" dendiği zaman bizim insanımız ancak bu kadar olur gibi bir mana çıkıyor.
kitap genel olarak halkımızın ortak olarak yaptığı, toplum içinde farkında olmadan, doğal bir şekilde gösterilen davranışlar anlatılıyor.
toplum içindeyken normal gibi gelen davranışlar kitap okunduğunda aslında komik olduğu anlaşılıyor.
yazar, çok güzel yerlerden yakalamış.
ayrıca kitabı bu fiyata alma imkanı sağladığı için kitapyurdu'na teşekkür ederim...
22.12.2006


Parçalanmış ailelerde çocuklar daha çok anneleriyle yaşıyorlar, yani babasız büyüyorlar. üstelik böyle aileler giderek çoğalıyor.
Amerika'da çocukların yüzde 60'ı babası veya genellikle de annesiyle yalnız yaşıyor.
günümüzde esas sorun babanın mevcut olup da çocuğuna ilgi ve sevgisini yeterince vermemesiyle veya kötü örnek oluşuyla ortaya çıkıyor.
malesef babalık görevi ihmal ediliyor.
Kitap üç bölümden oluşuyor:
Çocuğu anlamak, çocuğu eğitmek ve zararlı alışkanlıklardan korumak...

22.12.2006


Mevlana Hazretleri için ölüm, sevgiliye kavuşmaktı. bunun en güzel işareti de yine onun bir gazelinden örnek;

Öldüğüm gün tabutum götürülürken, bende bu dünya derdi var sanma...
Benim için ağlama, yazık, vah vah deme;
Şeytanın tuzağına düşersen, o zaman eyvah demenin sırasıdır,
Cenâzemi gördüğün zaman firâk, ayrılık deme,
Benim kavuşmam, buluşmam işte o zamandır,
Beni toprağa verdikleri zaman, elvedâ elvedâ demeye kalkışma,
Mezar, cennet topluluğunun perdesidir.
Batmayı gördün değil mi? Doğmayı da seyret, güneşle aya gurûbdan hiç ziyân gelir mi?
Hangi tohum yere ekildi de bitmedi? Ne diye insan tohumunda şüpheye düşüyorsun?
22.12.2006


Büyük Türk destan bilgesi Dede Korkut'un kişiliği üzerinde bilgilerimiz yetersiz kalıyor. Korkut-Ata adıyla da tanınan Dede Korkut, söylentilere göre Oğuzların Bayat Boyundan Kara Hoca'nın oğludur.
Dede Korkut'un Türkler arasında, ağızdan ağıza, dilden dile dolaşan destan niteliğindeki hikayeleri XV. yüzyılda Akkoyunlu'lar devrinde Dede Korkut Kitabı adıyla bir kitapta toplanmış, böylelikle sözden yazıya dökülmüştür...
22.12.2006


Vatikan`ın 1917`den beri gizlediği Fatima`nın üçüncü sırrı: Katolik dünyasının sonu gelecek. O dönemin Papa`sını askerler öldürecek...
Fatima`nın üçüncü sırrı Katolikliğin sonu mu?.. diyor Fransız uzman Laurentin.
1917`de Portekizli üç çoban çocuk, kendilerine Meryem Ana`nın görünerek üç sır verdiğini iddia ediyor.
İlk sır dünya savaşları, ikinci sır ise komünizmin çöküşüydü. Üçüncü sır gizemini halen koruyor.
Her şey 1917 yılında Portekiz`in Fatima kasabasında başladı. Francisco, Jacinta ve Lucia (solda) adındaki üç çoban çocuk, 13 Ekim 1917 tarihinden itibaren belli aralıklarla, Meryem Ana`yı gördüklerini öne sürerler. Çocukların anlattıklarına göre, Meryem Ana kendilerine üç kehanette bulunur. Vatikan Başbakanı Kardinal Angelo Sodano, 13 Mayıs 2000'de Papa'nın Fatima'nın üçüncü sırrını açıklayacağını duyurur. Fatima'nın birinci sırrı Birinci ve İkinci Dünya Savaşı'nı, ikinci sırsa komünizmin çöküşünü öngörmektedir. Kardinal Joseph Ratzinger, 26 Haziran 2000'de büyük bir gazeteci kitlesi önünde yaptığı açıklamada üçüncü sırrın, Mehmet Ali Ağca'nın 13 Mayıs 1981 tarihinde Papa'ya düzenlediği suikast olduğunu söyler.
Ratzinger'in yaptığı açıklama herkesi huzursuz eder. Din adamlarının pek çoğu da yapılan bu açıklamaya inanmaz...