Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899

E-Dergi

postacı32 Tarafından Yapılan Yorumlar

22.12.2006


'Kimim ben? Hayatını Türk irfanına adayan, münzevi ve mütecessis bir fikir işçisi.'
"Bu zavallı satırların hiçbir okuyucusu olmasa bile. Denize atılan bir şişe onlar. Belki dalgalar asırlarca sonra aşina bir ele tevdi edecek onları..."
Cemil Meriç'in teyp bantlarında, gazete ve dergilerin tozlu sayfaları arasında unutulmuş konuşmaları, ölümünün 17. yıldönümünde Mustafa Armağan ve Sezai Coşkun tarafından nihayet okuyucuyla buluşturulmuş....
22.12.2006


Zübeyir Ağabey'de gördüğüm en dikkat çekici özellik ondaki gayret-i diniye idi.
Gayret-i diniye, Allah'ın hoş gördüğü şeyleri, fevkalade bir şiştiyakla yerine getirip, hoşlanmadığı hususlara karşı da olabildiğince kararlı davranmak ve Allah sevgisiyle dolu olup O'nun herkes tarafından sevilmesi için çaba harcamak demektir.
Zübeyir Ağabey, nasıl yaşadı ise öyle de Allah'a yürüdü. Cenab-ı Hak çoklarına nasip ettiği gibi bana da onun ahirete teşyiine katılma imkanı lütfeyledi.
O, secde iziyle nakşolmuş samimi bir sima ve dırahşan bir çehreydi.
Böyle anlatıyor Zübeyir Gündüzalp'i Fethulah Gülen.
Fena fin Said olan Zübeyir abi kuşkusuz yeni kuşakların mutlaka okuması ve örnek alması gereken bir şahsiyet...

22.12.2006


O, girdiği yere hâkim olurdu. Burası bir mahkeme salonu, bir konferans salonu veya dostlar meclisi veya bir lokanta ve mahalle dahi olsa bu değişmezdi.
Urfa’da dergahın yanında bir lokantaya girmiştik. Duvar­larda uygun olmayan resimler vardı. Bunları elleriyle söktükten sonra dükkânın sahibine, Halil İbrahim Dergahına komşu olan bu dükkana ancak Kabe resimlerinin yakışa­cağını çok kibarca söyledi. Adam hiç itiraz etmeden kabul etti.
Hatta gittiğimiz içkili lokantalardan kaç defa içkiyi kaldırttığını bilirim!
Başkası dese, “Sana ne!” derler. Ama ona itiraz etmezlerdi. Aynı şeyi biz yapsak mutlaka kavga çıkar­dı. Manevî bir ağırlığı vardı. Beyefendi, nazik ve modern bir görüntüsü vardı. Muhataplarını etki altına alırdı. diye anlatılıyor kitapta.
kefenini çantasında taşıyan Bekir Berk sen neye güveniyorsun diye soran hakime çantasından kefenini çıkarıp masanın üzerine atıp, işte buna diyecek kadar cesur bir şahsiyetti...

22.12.2006


Satanizm, şeytana -güya- tapınmanın adıdır ve bu şekliyle ikinci kısım akımlara, vahim bir örnektir. belki Batı'da bunun varlığından memnun bir azınlık vardır ama eminim ki, az da olsa insafı olan ebeveynlerin hiç birisi, bu zararlı akıma kapılan gözbebekleri çocuklarının gidişatından memnun değildir.
gençlerin eğitimiyle alakalı Türkiye'nin ciddi sorunları olduğu kanaatindeyim...
22.12.2006


evlilik hayatlarında genellikle mutluluğu bir türlü yakalayamayan çiftler, evlilik öncesi nişanlılık dönemi ilişkilerinin, bir ömür boyu bu şekilde devam edeceğini zanneden ve farklı ilşki modellerine hazır olmayanlardır.
kim ne derse desin bence evlilik sonrası ilişkiler, evlilik öncesi veya başlangıç dönemi ilişkilerinden farklı bir seyir izler.
çünkü evlilik birbirine yabancı çiftlerin iki ayrı cins insanın bütün farklılıklarına rağmen birlikte yaşamaya başladığı bir hayat demektir.
evcilik oynamıyoruz isimli eser, evlilik üzerine yazılmış çok güzel bir eser...