Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Judithx Tarafından Yapılan Yorumlar
İyiydi, hoştu, güzeldi ama beni pek içine çekemedi. Belki de çok övgü aldığı için ben çıtayı epeyce yükselttim. Sıra ikinci kitapta. Boş vakti değerlendirmek için okunabilir.
Yazar yine yazarlığını yapmış. Okurken olayların içine çekti beni. Bu seride Winn ve Merripen'in hikayesi Türk filmi tadındaydı ve o yüzden beğenmemiştim ancak yazar bu kitabıyla kendine gelmiş. Bu tarz kitapları kafamı dağıtmak için okurum. Altı çizilecek cümleler aramam. Ancak bu kitapta Harry'nin yalnızlık ile ilgili düşüncelerinin bulunduğu cümleler ya da Poppy'le konuşurken yalnızlıkla ilgili diyalogları altı çizilecek cümlelerdi. Tadı damağımda kaldı diyebilirim. Keşke daha uzun bir hikayesi olsaydı Poppy ve Haryy'nin. Umarım yayınevi Leo ve Mary için fazla bekletmez.
Olaylar Grace ve düşesin soyulma sahnesiyle başlıyor. Düşes sadece sesinden ve gece karanlığında ve yüzü kapalı olarak gördüğü adamın torunu John olduğuna inanıyor. Sanırım Türk filmlerine haksızlık ettik yıllar boyunca. Tarihi roman -okuyan ve seven biri olarak olaylardaki abartılı tesadüflere rastlarım ama bu kadarı da fazla. Kitapta Jack'in konuşmalarındaki ince alay ve espri oldukça güzeldi. Ama o kadar. Kurtaramamış kitabı. Kitap sanki Jack ve Grace üzerinde değildi düşesin üzerine yazılmış gibi olmuş. Okurken bazen öyle cümleler geliyor ki olay veya düşünce birden koyuyor. Devamlılık yok gibi. Birden "ben ne okuyorum" hissini uyanıyor kafanızda. Bu da çevirinin kötülüğünden kaynaklı diye düşünüyorum. Kitabı büyük umutlarla sipariş veren biri olarak şunu söyleyebilirim ki Julia Quinn'e yakışmamış bir kitap. Her şey çok yüzeysel. Kitabı okurken "Julia Quinn'ın sadece bu kitabı mı yüzeysel yoksa hepsi mi yüzeyseldi, ben daha önce ne okudum da beğendim?" hissine kapılıyorsunuz. Kitap sadece Julia Quinn için okunur. Ötesi yok.
Kişiler, mekanlar, bazı olaylar bazında az da olsa Judith'in izleri var ama tabi ki bir Judith olamaz. En önemlisi sanırım yazarın ilk kitabı olduğundan Türk izlerine rastlamanız (Evin kahyasının Rosa'ya sürekli 'kızım' diye hitap etmesi vb.) kitap için bir eksi. Bazı yerlerinde yazar bir Türk gibi düşünmüş ve yazmış. İlk sayfalarda yazarın kalemindeki çekingenliği okuduğunuz kısa cümlelerle anlıyorsunuz. Bir tutuklukla başlamış. Sayfalar ilerledikçe yazara bir coşku gelmiş ve bu da kalemine iyi gelmiş. Yazar da kendini olaylara kaptırmış ve o tutukluk kalmamış. Bazı diyaloglardaki mantık biraz basit. Ama kitap yine de okunur. Kendinize kaptırıyorsunuz. Rita Hunter kadar profesyonelce olmasa da bir Türk yazarın yazdığını düşünürsek bence roman iyi yazılmış. Tavsiye ederim.
İlk 70 sayfasında kitabı bırakmak istedim ama daha sonra olaylar beni içine çekti. Gerçi anlatım basit. Karmaşık olayları yazar daha çarpıcı anlatabilirdi ama okunabilecek kitaplar arasında. Bir de çevirisi pek profesyonelce değil.