Toplam yorum: 3.285.048
Bu ayki yorum: 6.574

E-Dergi

Sabriye. Tarafından Yapılan Yorumlar

01.09.2020

New York'tan Buenos Aires'e giden bir yolcu gemisinde dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovic, sıradan bir satranç oyuncusu olan anlatıcı ve Nazi döneminde tecrit edilen Dr. B.'nin satranç maçı için bir araya gelmelerini konu alır. Satranç, etkileyici, bir solukta okunan, kısa ama müthiç bir öykü. Eşiyle birlikte intihar etmeden önce son yazdığı eser olması da ayrı bir anlam ifade ediyor. Okuyunuz efenim :)
01.09.2020

Tarihimizin önemli olaylarından olan İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin son 20 yılını konu alan bu roman,sürükleyici olmasının yanı sıra çok sayıda bilgi de veriyor.Diğer eserlerinde polisiye tarzı kullanan yazarın,bu eserini tarihi bir tarzda yazmış olması ise her zaman ki Ahmet Ümit tadının dışına çıkmamızı sağlıyor.Selanikli müslüman bir genç olan Şehsuvar Sami'nin yine kendisi gibi Selanikli fakat Yahudi olan Ester'e duyduğu aşk ile vatan sevgisi arasında kalışı ve yaptığı seçim sonucunda yıllar sonra bir otel odasında kendisini sorgulamasına tanıklık edilen bu romanı ben çok sevdim.Şehsuvar Sami'nin Ester'e göndermek üzere yazdığı mektuplar şeklinde ilerleyen roman aslında her ne kadar Şehsuvar Sami'nin aşkını dile getirmesi gibi dursada kitabın tarihi yönü daha ağır basıyor.
01.09.2020

Küçük Prens'i kalbine yakın bir yere koy. Ve büyük prenslerden uzak dur. Gerçeği gözüyle görenleriyse kalbine, aklına ve yoluna hiç sokma.
01.09.2020

Livaneli, çevresine ve yaşadığı zamana, olaylara tepkisiz kalamayan, vicdan sahibi herkesi derinden etkileyeceğini düşündüğüm bir hikaye anlatmış bize. Huzursuz eden bir hikaye..Mardinli genç bir delikanlı ve Suriye'den Türkiye'ye kaçan Ezidi mülteci bir kızın hikayesi. Mülteci, Işid gibi konularla alakalı sığ tutulmuş bilgiler dolasıyla biraz daha fazla derinlik aradığım kitapta, kafamda görselleştirdiğim tema biraz zayıf kalsa da Hüseyin'in 'beni alıp tekrar karnına soksan bile koruyamazsın anne' cümlesinin içime işlediği, öyle ki 'ben bir insandım' cümlesini okurken insanlığımızdan utanıp kendimizi sorgulayacağımız güzel bir roman.
01.09.2020

Hızlı bir şekilde seyreden, durmadan kendini çoğaltarak gelişen, mekan ve zaman sınırı tanımayan, bir öykünün bittiğinin sanıldığı yerde okuru olmadık bir öyküyle yeniden afallatan, hakkında çalışmalar, araştırmalar yapılmış bir roman. En çok dikkatimi çeken yönü ise geleneksel roman kurallarını ve düzenini alt üst etmesi, alışageldik bir olay örgüsünün ve başat kişisinin olmaması. Bu da 248 karakteriyle 'karnavalesk' roman örneği olmasının yanı sıra bu kitabı farklı kılan ayrı bir özellik. Karadeniz'in küçük bir kentinde denize sırtını dönmüş bu akıl hastanesini ben çok sevdim.