Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
vega28 Tarafından Yapılan Yorumlar
inanilmaz bir derinlige sahip bir kitap.
Yazar modern insanın içine düştüğü boşluğu mükemmel anlatmış.
Güneyin muhteşem ihtişamını ve bu dönemde doğan bir kızın kuzeyle savaşta nasıl hayatta kalışını, bazı değerleri açlık uğruna terk edişini, aşkı yanlış yerlerde aramasını, ailesi için nasıl ayakta kaldığını anlatan görkemli bir roman. Red Buttler ise fırsatçı yakışıklı bir adam, Scarlett aynı hamurdan olduklarının farkında ama yaşananlar hep onları başka kaderlere itiyor. Ne zaman rüzgar gibi geçti kitabını düşünsem içim burulur ve hatırlarım Red Buttler ın sözlerini "Bilirim ki vazo bir kere kırılırsa yapıştırılsa da asla eskisi gibi olmaz" çok şey öğretecek bir kitap kesinlikle okunmalı, kütüphanenizde yer almalı.
Kitap yayımlandığı günden beri çok konuşuldu çok tartışıldı. Ben beğendim diyebilirim, yazarın dili edebi değildi ama sadeliği beni rahatsız etmedi.Kitaptaki erotik sahnelere gelecek olursak; evet fazlasıyla vardı. Bu konunun da kişisel bir tercih olduğunu düşünüyorum. O sahneleri kaldıramayacağını düşünen kişi kitabı okumaz ama erotik sahne barındırdiğini bile bile kitabı okursa bitirdikten sonra da kitabı karalayamaz bence. Demek istediğim, bu kitabı erotik sahneleri kaldırabileceğinizi düşünüyorsanız okuyun.
Uzun sayfa sayısı, yoğun içeriği, eh biraz da konudan konuya atlaması bazı okuyucuları sıkıp,dolayısıyla zor ve kara bir kitap olarak değerlendirilmesine yol açmış olabilir. Bu kadar konu,hikaye vb. olunca, bende yazarın bakın nelerde biliyorum benini göstermeye çalıştığı düşüncesi belirir hep.Yazar romanı ; temelde insanın kendini bulması üzerine kurgulamış gibi gözükse de bence tam olarak kullandığı örnekler birbirine denk gelmemiş. İnsanın gerçeğini keşfetmek, sırrını bulmak sürekli olarak tekrar edilse de tam olarak neyi bulduğunu anlayamadım.
Bence yazar konuyu biraz dağıtarak okuyucunun gerçek sorudan uzaklaşmasını,sonunda da neydi bu gizem fikrini iyice unutmasını sağlamıştır. Ya da sırrı anlayan varsa banada söylesin. Sonuç olarak 400 sayfalık bir roman pekde sıkılmadan okunuyorsa, roman kendini okutuyorsa yazarında hakkını vermek lazım.