Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
bekir91 Tarafından Yapılan Yorumlar
Kadir Mısıroğlu'nun diğer eserleri gibi sağlam bir çalışmasının neticesi olarak ortaya çıkmış nadide bir eser. Kitabı dip notlarıyla tedkik ederek okuyacak olursanız sıkabilir. Çünkü çok fazla ve uzun dipnotlar kullanılmış. Kaynak olarak çok geniş bir eser yekününden yararlanıldığını görüyoruz. Bunun yanında sadece bu kitapta görülebilecek bazı vesikalar da var. Kadir Mısıroğlu, bu kitabı yazarken bazı hatıratlardan alıntı yapmama sebebini bunların sahte olmasıyla açıklıyor. Çünkü piyasada Abdülhamit'in hatıra defteri vs. şekilde bir sürü eser bulunmakla beraber bunlar hem kendi aralarında hem de döneminin tarihi vukutlarıyla uygunluk göstermiyor.
Bir kişi hakkında bu kadar çok uydurma hatırat olması, ölümünün ardından bu kadar yıl geçmesine rağmen hala tartışma konusu olması bu adamın değerli olduğunu gösterir. Böyle bir kişi hakkında da böyle sağlam bir eser okunmalıdır. Kesinlikle tavsiye ederim.
Abdülhamit le Tayyip Erdoğan'ın birbirine benzetilmeye çalışılması doğru mudur? Belki benzeyebilir. Fakat bu kitaptaki gibi değil. Bu kitap Abdülhamit'i doğru tahlil edemediği gibi Erdoğan'ı da doğru tahlil edememiş.
Son zamanlarda sebebi bilinmez bir şekilde Tayyip Erdoğan'ı dikdatör gösterme sevdası bazı çevrelerde boy gösterdi. Bu kitap da bu furyanın devamı niteliğinde. Toplum mühendisliği yapmak maksadıyla yazılmış, boş bir kitap olduğunu düşünüyorum tavsiye etmiyorum.
Herkesin okuması gereken ve herkese okutturulması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Cumhuriyet devri Anadolusunu, Osmanlı'nın son dönemlerini birinci ağızdan okuyabiliceğimiz mükemmel, nadide bir eser. Hem köy hayatını anlatıyor, hem Konya'yı, hem halkın hayat tarzını yansıtıyor. Halktaki değişikliği çok güzel analiz ediyor. İnkileplerin nasıl aktarıldığını, halktaki tepkileri, halkın hayat tarzı ve refah seviyesini çok güzel anlatıyor. Diğer yandan Ali Ulvi'nin Mısır'daki ezher yılları, Mısır'a gidişi, Hacca gidişi, yolculuğu çok güzel anlatılmış.
O kadar ahım şahım bir eser değil. Kaldı ki roman sözüne de katılmıyorum. Ebru Yarcan birinci tekil kişi ağzından başına gelenleri anlatmış, daha çok bir hatıra kitabı denebilir. Fakat insanların başlarına her an her şeyin gelebileceğini gösterene bir eser olması bakımından güzel olmuş. İnsanların bazı badireleri atlaırken bunun hakkından nasıl geleceğini güzel bir şekilde gösteriyor.
O kadar ehemmiyetli bir kitap olmadığını düşünüyorum. Okunacak daha güzel kitaplar olabilir.
Tanzimat Edebiyatı klasiklerinden olan eser, klasik, diğer romanlardaki gibi bir muhtevaya sahip. Bence kitapların orjinallerine dokunulmamalı, hususen bu tür eski eserlerde her ne kadar uslüba dikkat edildiği iddia da edilse kelimeleri değiştirilen kitap o eski kitap olmuyor, artık başka bir kitap oluyor. Hem ahengini kaybediyor, hem mana zenginliğini.
Anlaşılmasını sağlamak için illa ki yeni karşılkları verilecekse parantez içerisinde verilmesi daha uygundur. Çünkü daha sonradan eski Türkçenin yerine ikame edilen dil çok suni, yavan ve yetersizdir. Hem vurgu ve ahen yönünden nakıstır. Hem mana. Kitapların orjinalliği bozulmasın.