Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

bekir91 Tarafından Yapılan Yorumlar

29.07.2013

Eser, risalelerde işlenmemiş ya da az değinilmiş imani meselelere temas ediyor. Umumiyetle soru cevap şeklindeki mektupların seçilmesinden meydana getirilmiş bir eserdir. Felsefenin dine yönelttiği sorulara akıl ve mantık çerçevesinde cevap veriliyor. Osmanlıca olmasının yanında tıpkı basım olması onu değiştirilmiş olmak ithamındaki diğer yayınevlerinden ayırıyor. Çünkü diğer yayınevleri tetkik edildiğinde eserlerin değiştirildiği göze çarpar. Hatta bu bazılarında sadeleştirme derecesinde sayılabilir. Tetkik ederek okunup mütalaa edilirse mükemmel bir eser olduğu, insana hiç böyle düşünmemiştim dedirtecek bir eser olduğu ortaya çıkacaktır.
29.07.2013

Şuaların ikinci cildinin en ehemmiyetli noktalarından birisi müdafaa mahiyetinde olmasıdır. Yani mahkeme zabıtları aynen esere alınmıştır. Mahkemelerde ehl-i vukufun (bilir kişinin) Risale-i Nur'a yönelttiği ithamlara bu eserde cevap verilmiş ve aynısı mahkemeye savunma olarak sunulmuştur. Mahkemede bu savunmalar neticesinde müdde-i umumi (savcının) da ısrarına rağmen Risale-i Nur'dan beraat edilmiştir. Bunun dışında bazı mektuplar, Risale-i Nur'un ve nur talebelerinin istikbali, casuslar gibi mevzular ele alınırken eserin sonunda Risale-i Nur'un da son risalesi olan el hüccetüz zehra bulunmaktadır. Yani eser, diğer eserlerle birlikte yazıldığı döneme de ışık tutmaktadır.
Eser, Risale-i Nur'a yöneltilen eleştirileri cevaplaması bakımından 1. derece ehhemiyet kesbediyor. Bunun yanında Mektubat ve Lahikalarda da müdafaa niteliğinde yazılar bulunmaktadır. Fakat şualar bunlardan farklı olarak Risale-i Nur'un ana eserlerinden sayılmaktadır. Mektubat ve lahikalar ise sonradan eklenmiştir. Zaten lahika ek demektir.
29.07.2013

Şuaların Osmanlıca mukayeseli olmasının büyük ehemmiyeti var. Bu eserler elle yazıldığı ilk şekillerinin tıpkı basımı. Bu sebeple orjinalliği korunuyor. Bu kitaplar değişik siyasi cereyanlara mensup kişiler tarafından farklı yayınevlerince defalarca basıldı. Elime alıp bir kaç eseri bir kaç arkadaşımla osmanlıca orjinal nüshasından okuyup yeni harflerle takip ettik. Bazı yayınevlerinde neredeyse sadeleştirme denecek kadar kısaltmalar var. Bazılarında ise çok az. Bu eserlere el atılmaya çalışılmasının sebebi şuaların 2. cildindeki mahkeme zabıtlarında yatıyor. Çünkü orada müellif gizli düşman ve mason kelimelerini kullanıyor. Dikkat edilirse bazı yayınevlerindeki bütün mason kelimelerinin gizli cemiyet şeklinde değiştirildiği göze çarpacaktır.
Şualar eseri imani bazı hakikatlerin inkişafını sağlamak üzere telif edilmiş. İsminin manası ışık, parıltı demektir. Yani ışık ve aydınlık yayan bir eser. Gerçekten de tetkik ederek okunursa insana mükemmel bir ufuk kazandırıyor.
29.07.2013

Tabi böyle hızlı bir çağda zamanın ehemmiyeti daha da çok anlaşılıyor. Fakat ne kadar da dikkat etsek alimlerin neden alim olduklarını onlar için zamanın değerinden anlamak mümkün. Her bir anın değerlendirilmesi gerektiğini, alim olmanın da ancak bu sayede mümkün olduğunu anlıyoruz.
29.07.2013

Kitap Osmanlı'yı bir kadının gözünden anlatıyor. Eşi bir İngiliz sefiri olduğundan Osmanlı devletinin yüksek makamlarındaki kiişilerle ve onların eşiyle görüşme imkanı bulmuş birisi. Bu sayede yönetimi iyi tanıyor. Ayrıca balkanlardaki durumu anlatması bakımından ehemmiyetli. Anlaşılan ta bu zamanlardan Osmanlıda bozulmalar başlamış. Kitap tercümesinin dili bence çok güzel, sadeleştirilse bence sadece güzelliğini kaybedip sunileşir. Benim asıl dikkatimi çeken halktaki ve askeriyedeki bozulmayı çok güzel göstermesi oldu. Hem birinci derece kaynak olması bu eseri daha kıymetli yapıyor. Lady Mountagu, daha önceden doğuyu gezmiş görmüş olduğunu iddia edenlerin çoğu şeyi hayalen yazdığını söylüyor. Bunlara kendisinin bizzat şahit olduğunu gösteriyor. Bir çok yönden Osmanlıyı övüyor. Güzel kitap, tavsiye ederim. Bir yabancı olmasına rağmen çarşafa bürünüp halkın arasına katılıp onları gözlemiş, aralarına karışmış, yüksek zümre insanlarla görüşmüş güzel bir tarih aynası eser. Tavsiye ederim.