Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
Harun TURANOĞLU Tarafından Yapılan Yorumlar
Aşkımız Eski Bir Roman kitabında üç öykü yer alıyor. Komiser nevzat bağımlılık yapıyor. Kurgusu güzel. İpuçlarıyla katili tahmin etmek kolaylaşıyor. Bu yetiye ulaşmamıza yazarın diğer kitapları sebep oluyor elbette.
Kitabı zevkle bir solukta okudum. Kurgu ve üslup harika, alışılmışın dışında. Gerçek ile düş arasında, kurgunun mizah ile harmanlandığı bir serüven anlatılıyor. Hayatı anlatırken insana hedef de gösteriyor. Ayakta durmaya çalışan bir kahraman ile ortak organik tarım yapası geliyor insanın. Konu çok tanıdık. Din ile aldatanların sonu bu olmalı dedirtiyor. Yazarın diğer kitaplarını merakla bekliyorum....
Daha çok şiir ve gezi yazılarıyla tanıdığımız yazarın ilk öykü kitabı.
Özellikle "bülbül" öyküsü harika. Bülbül ve gül ilişkisine çok çarpıcı bir yaklaşım sergilenmiş.
Morgcu, Çevirmen, Yıkımcı Uzun Mustafa, Yük, Perde öyküleri de çok ilginç ve okunası. Özelikle çevirmen öyküsü sıradışı. Çevirmen-yazar-kitap arasında gizemli bir saklambaç oynanıyor hissedersiniz. Çeviri kitaplara bakışım bu öyküden sonra değişti.
Bir solukta okudum. Akıcı ve iç yakıcı öyküler. Yer yer de güldürmüyor değil. İlk kitap olduğu halde etkin. Yazar kelimelerle resim çizmiş. Natürmort mu, yoksa portre mi sen karar ver okuyucu.
Gezi yazısı deyince akla ilk gelen isim olmayı hak eden, Mesut DOĞAN, kendisini daha önce çıkardığı "Çin Kadar Uzak Can Kadar Yakın Şehirler" adlı kitabından tanıyoruz. Gezi türünü hiç sevmezken, bu fikrim, ilk kitabını okuyunca değişti. Bu kitap da bu fikrimi perçinledi. Lorca'nın şiirine yer vermesi de bir o kadar kitabı güzelleştiren nedenlerden diye düşünüyorum. Eserde şiire yer verilmeseydi, Elhamra Sarayının bir tuğlasının eksik kalması gibi eser eksik kalırdı bence. Şiirsel anlatımıyla adeta resim gibi anlı anlatmış, İspanyadaki sarayı ayaklarımıza getirmiş. Hayal gücü iyi olanlara Elhamra Sarayının nadide işlemelerini ve cennet bahçelerini andıran serin sularını tatmak, düşlerin son sığınağına başını yaslayıp dinlenmek düşüyor. Sütunlarındaki esrarengiz nakışlarında gözlerini dinlendirmek, fıskıyelerinden akan suların şırıltısını dinleyerek ruhani iklimine doğru kanat takıp uçmak istiyor insan. Bu güzel anlatım, sarayın güzelliğinden kaynaklanmıyor sadece. Düşsel ile gerçekliği eserinde mezcetmesinden de kaynaklanıyor. Yazarın ellerine sağlık derken, bundan sonraki kitaplarını şimdiden merak ediyorum....
Bu kitap ödüllü kitap olduğu için dikkatimi çekmişti. Ödüllü kitaplar nedense sıkıcıdır. Bu kitap malesef beni haklı çıkardı. Bitiremeden bırakmak zorunda kaldım. "Kitabın hepsini okumadığım için eleştiri yapamazsın" fikrine karşı da derim ki: Bir kitap beni sıkmadan kendini okutmalıdır. Konular arasında kopukluk var, selis bir üslupla anlatılamamış. Kısacası beğenemedim.