Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899
E-Dergi
~ Ahmet Haşim ~ Tarafından Yapılan Yorumlar
Kitap tek kelimeyle mükemmeldi.Sabrina ve Morgan arasındaki nefretle başlayan aşk son satırlara kadar sizi içine çekiyor.Bazı yerlerde gülümsediğiniz bazı yerlerde gözyaşlarına boğulduğunuz harika bir kurgu.Teresa Mederios tarihi aşk romanı türünde mutlaka takip edilecek yazarlardan biri oldu benim için.Bu türü sevenler mutlaka okumalı. Piyasada benzer kurguyla birçok aşk romanı bulmanız mümkün.Çok farklı bir kitap olmasa da aşkseverlerin hoşlanacağı bir yazar.Konu bilindik;önce nefret,ardından büyük fedakarlık sonucu bir ayrılık ve nihayetinde beklenen son...Cümleler basit,yemek yaparken bile al eline oku tarzında.Erotizm çeşnili olduğu için çocukların erişemediği yerde saklanmalı.Çerezdir,yenilebilir.Bu kitapların bana tek faydası kafamı dizginlemesi.İçindeki gibi bir aşk düşlemediğiniz sürece okunabilir hatta aşk kitabı fanatikleri mutlaka okusun...
Tarihin arka odalarında gezinebileceğim bir hikaye ile karşılaşmanın vereceği mutluluk ve merak ile altı ay önce aldım kitabı. Sıkıcı yazılmamasına rağmen, daha çok belgesel verilere dayanarak yazılmış, bir aşk hikayesi. Kitabın yüzüncü sayfalarından sonra, bu hikayeyi Ayşe Kulin yahut Ahmet Altan yazmış olsaydı çok daha sürükleyici ve şavkla okunur olabilirdi diye düşünmeden edemedim...Kitabın içinde çokça sayfalar boş bırakılmış, bu da bana kitabın daha kalın olmasından dolayı ticari amaç'a önem verilmiş olabilme duygusu uyandırdı. Bir genelleme yapacak olursam, meraklıları çok fazla beklenti yüklemeden okusun...
Aynı zamanda, bir şair'e devletin maddi anlamda bu kadar arka çıkmış olması durumunu hayretler içinde okudum ve bu tesbitime dair, kitabın içinden alınmış, İbnülemin Mahmud Kemal'in,'Merhum, hayatta çok çekti,' diyen birine tebessümle şu cevabı verdi: 'Hamid, çok değil, üç şey çekti: buldukça akşamları mey, sineye dilber ve hazineden para...' demiş olması hayret etmem de yanılmadığımı isbat eder gibiydi...Okunası bir kitap.
Kitabın adının içeriğe çok uymadığı kansındayım.Kitap salt bir harem hayatını anlatmıyor.Haremde yetişmiş bir cariye ile bir doktor eşinin kesişen yollarını konu alıyor.Tasavvufa da kitabın sonlarında birkaç sayfada yer verilmiş.Dönem şartlarından hiç bahsedilmezken,padişahın adı bile zikredilmemiş.Kitaba adını veren "harem" bu kitapta övgülere mazhar olmuş ve gerçek amacıyla,yaşantısıyla işlenmiş.Padişahların cariye kataloğu kimliğinden arınmış en azından:s Birçok açıdan eksik buldum kitabı ama iki farklı öykünün kesişeceği anı beklemek heyecanlıydı.Okunabilir..
Yazana ve konuya bakılırsa lezzeti tartışılmaz.İskender Pala'nın şiirsel diliyle bambaşka olmuş Leyla ve Mecnunumuz.Dillere destan aşkı bilmeyen yoktur zaten ancak bir de Pala'dan okuyunuz.Kısa,minyatürlerle süslenmiş,şiirsel bir dil,efsanevi bir aşk ve buyrun okuyun...Kitap okuyan dostların kütüphanesinde bulunması gereken bir eser.Kültürümüz, geçmişimiz,He-Man'dan, Action Man, Heidi'lerden daha önce bilmemiz gereken bir tarih,bir efsane , bir aşk ve İskender PALA önemli bir fark. Bir aşk; hem ilahi hemde sevgiliye duyulan bir aşk, özlem bu kadar mı güzel duygulara oradan da okuyucuya aktarılır. Kitabı beğenmemek mümkün mü. Mutlaka okuyun...
Bir serinin ilk kitabında Dünyaya kök söktüren Cengiz Han'ın nereden nereye geldiğine tanık olacaksınız.Tarihi bir biyografik roman,epik ögeler her sayfada.Heyecan mevcut,kurgu güzel ve anlatılanlar da gerçek olunca tadından yenmiyor.Çok keyif alarak okudum.Seriyi en yakın zamanda tamamlama düşüncesindeyim.Bu tür kitaplara ilgi duyanların yanında "istersen olur!" ana fikrine ulaşmak isteyen herkese tavsiye ediyorum. Kesinlikle okunması gereken bir seri...