Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899

E-Dergi

~ Ahmet Haşim ~ Tarafından Yapılan Yorumlar

12.04.2014

J.D'yi keşfememi sağlayan kitap oldu.Hitler Almanyasının bel kemiği olan R.Ernst'i öldürme görevi verilen bir tetikçinin iki gününü konu almakta kitap.Hitler dönemi arka fonda gayet akıcı bir üslupla işlenmiş,ihanetlerle olaya renk katılmış ve bir dedektif-suçlu kovalaması ile de heyecan sağlanmış.Akıcı,okunabilir ancak lezzette bir şeyler eksik geldi bana.Betimlemeler zayıf,kurgu basit,zaman dar sanki!Grange,Brown ya da Gleen Meade ile yarıştığını okumuştum bir sitede lakin o denli olmadığı kanısındayım..Keyfinize,tercihinize..
25.03.2014

Evet, bana kalırsa çevirmenlik son birkaç bin yılın en önemli uğraşı, mesleği, vb. Ancak önemli olduğu ölçüde zor bir uğraş. Düşünün ki en azından iki ayrı dilde-kökenlerine göre diğer dillerle beslenip, şiştiklerini unutmayalım!- bir çok disipline hakim olmayı gerektiriyor. ve yirmibirinci yüzyılda sanmıyorum ki bu işin gerekliliklerini yerine getirebilecek çok fazla çevirmen olsun. Şöyle ki sıradan adamın yaşamını, kusurlarını bir kenara bırakacak ve durmaksızın okuyacak, gezecek, gözlemleyecek, elde ettiği bilgileri analiz edecek, kıyaslayacak ve düzenleyecek... Bunları başaramadığındaysa -niyet ne kadar iyi olursa olsun- saçmalayacak! Bu eseri çevirmenin güçlüğünü herkes biliyor; üzerine konuşmaya artık gerek yok. .inat ettim, okuyacağım diye ve bitirdim de...
25.03.2014

Bozkırkurdu okuduğum en sarsıcı romanlardan biri. Romanı okuduğumda aslın da kendini yalnız hisseden ve kendiyle bu kadar kavga eden tek kişinin ben olmadığımı ve aslında her insanın yalnız ve tek başına olduğunu düşünmeye başladım. Hesse´nın yanılsamaları oldukça başarılı kullanması da ayrıca benim kendi yanılsamalarımı anlamlandırmamı sağladı.Düşündüren, zorlayan ve değer yargılarınızı sorgulatan sarsıcı bir baş yapıt... Boş zamanda rahat kafa ile okunmalı...Tek kelime ile mükemmel !!! Çizgi ötesinde bir eser. Sarsıcı, sorgulayıcı, düşündürücü. Heri Helır'ı ( Harry Haller ) bir yerden tanıdık bulacaksınız. Ve tabi ki onun Bozkırkurtluğunu. Kendinizle özdeşleştireceksiniz öykü kahramanını. Bu çok doğal çünkü bu kitap insan hayatını anlatıyor, sizi anlatıyor. Satır aralarındaki o sarsıcı sözler tekrar tekrar okunmaya değer bence. Yaşamınızı tekrar gözden geçirmeye hazırsanız okuyun. Kitabı ilk başlarda sıkıcı bulabilirsiniz ki; bu hiç mühim değil. Okumaya devam ettikçe elinizden bırakamıyorsunuz.
20.03.2014

Hiç bitmeyen bir sülale, soy ağacı yalan rüzgarı gibi. Olağanüstü, çok değişik, çok doğal bir anlatımla harika bir hikaye. Gabriel Garcia Marquez bir kez daha ustalığını konuşturmuş..Olağanüstü değil belki ama çok güzel bir kitap olduğu kesin. Çok kişi var kitapta, dünyadaki tüm kişilikler anlatılmış, kişilikler manzumesi. Birbirleri ile ilişkileri, kavgaları, kıskançlıkları, hırsları... Dümdüz bir araziye kurulan 3-5 barakadan koca ilçe oluşmasına kadar, ilk çocuktan başlayıp torunlara, torunların torunlarına kadar bir aileni ilçeyle beraber doğuşuna, çalkantısına, çöküşüne ve yokoluşuna kadar yüzyıllık bir serüven, bir yalnızlık serüveni... İyi okumalar
20.03.2014

Sonunda kitabı okumak nasip oldu. Kitabı incelerken bir çevirmenle (sonradan öğrendim çevirmen olduğunu) konuştum. Yeni basımlarda aile ağacı yapıldığını söyledi. Benim okuduğum kitap en az 20 yıllık ve onda da aile ağacı var. İyi bir baskı alırsanız zorlanmadan okuyorsunuz. Çevirmenin de söylediği gibi "okuyanın şanslı" sayılacağı bir kitap. Bitmesin diye diye okuyorum (ama az kaldı). Bazen bir cümle bir benzetme bile insana işte bu dedirtiyor. Mizahi bir tını var gibi ama acıtıyor da aynı zamanda ya da sadece duygulu. Böyle hepsi iç içe. Üslubundaki bu zenginliğin yanında karakterlerin çeşitlilikleri, bir ailenin bu kadar doğal ve derinlemesine işlenmesi... Mutlaka okuyun.