Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899
E-Dergi
~ Ahmet Haşim ~ Tarafından Yapılan Yorumlar
Bir Dan Brown kitapları hayranı olarak bu kitabı diğerleri kadar başarılı bulmadım. Robert Langdon karakteri dışındakiler çok güçlü değildi. Yazarın diğer kitaplarını okurken aynı zamanda filmlerini de çekerdim kafamda ancak bu kitapta boşluklar çok oldu tabi ki son kısımlar toparladı ama yine de kitabın içine girmek için fazlaca verilen tarihi bilgileri iyi sindirmek ve iyi konsantre olmak gerekiyor.Bir sonraki kitabı merakla bekliyor ve artık ülkemize de gelerek iyice ailemizden biri gibi olan Robert Langdon'a selam olsun diyorum...Dan Borown'un anlatımını seviyorum. Özellikle her mekanla ilgili ayrıntılar oraya gitmişim, maceranın içinde dolaşmışım hissi veriyor. İstanbul ile ilgili olarak tanımlamalarda eleştirilecek konular olmakla birlikte artık her yabancı yayında bunu gördüğümü söylemeliyim.Israrla bizi doğulu görmeye çalışıyorlar. Okunmasını öneririm.Dan Brownu okuyucusuyım.Okuduğum kitapta her şeyi canlandırmam gerekiyor, ancak o zaman kitabın içine girebiliyorum. İtalya Venedik Roma ve mükemmel sanat eserleri ve tabiki Dante herşey iyi planlanmış ama okuyucu bir anda tanımadığı sularda sürekli anlatımla gezinirken bi anda kopuveriyor. Ayrıntı çok fazlaydı konu tanık olduğun konulardan farklı olması beni etkiledi ve en önemli şey İstanbul anlatımı süperdi yurdumla gurur duydum. Tavsiye ederim...
Klasik Ahmet Ümit tarzında değildi.Satirik unsurlarla bezeli hoş bir taşlama kitabıydı-tabi hangi cephede olduğunuza bağlı hoş olup olmaması-Gezi olayları,hükümetin yanlış tutumu,adaletin adilliği,rant kavgaları sıkça sorgulanmış kitapta.Zorlama bulduğum noktalar da olmadı değil ama ana hatlarıyla kolay okunan,sürükleyici bir kitaptı.Diğer kitapları kadar beğenmedim,sanki kafasındaki göndermeleri yazabilmek için olayı kurgulamış gibiydi.Yer yer doğallıktan uzak 'hadi canım sen de!' tarzındaydı ki bu daha evvel hiç olmamıştı bende,Ahmet abiyi okurken... Bu kadar kusur kadı kızında da olur,sen yaz abi ben okurum;) der gönlünü de alırım:)Bu yazarın kitaplarını kitapçımın Sultanı Öldürmek isimli kitabını tavsiyesi ile tereddüt ederek alıp okumaya başladım elimden bırakamadan bitirdim bayıldım.Daha sonra diğer kitaplarını araştırdım ve okudum.Bu kıtabını da büyük bir keyifle okudum.Yazarın yüreğine eline sağlık. Çok keyifle okudum..Zaten yazarın eserlerini severek okuyorum. Diğer kitaplarından farklı olarak Tarlabaşı'nda geçiyor ama tarihine pek değinilmiyor. Hele ki Başkomiserimizi takip eden bir yazar var ki izlemeye değer. Okuyunuz..
Durağan,betimlemesi bol,ruh tahlillerinin olayın önüne geçtiği ve sakin kafayla okunmadığında 'sıkıcı' diye tabir edilebilecek bir roman.Şehrin unutulmuş,ötelenmiş,birbiriyle alakasız insanlarını konu alan ve merkezde kör bir kız ile çellocu çocuğu konduran bu kitapta farklı dünyalara sürüklendim.fazlasıyla empati yaptırdı,gülümsetti çoğu zaman ve bir o kadar da hüzünlendirdi.Kısacık bir zaman aralığında zamanlar ve şahıslar arası sıçramalarla yer yer dikkatimi dağıtsa da bitirdiğimde buruk bir tebessümle,iç çektirdi.Sakin kafalara tavsiyedir...
Ne hastalıklar varmış, dedirtti bana okuduktan sonra.Ve psikolojinin insan üzerinde ne kadar etkisi olduğunu,beynin insana neler yaptırdığını bir kez daha anlamış oldum.Kolay okunan,hoş bir kitap.Bu tarzda kitapların az olduğu düşünülürse,güzel bir tercih olabilir.. Kitabın içeriğinde bir Hannibal beklentisi içerisindeyken konu edinilen hastaların durumları biraz hayal kırıklığı yaşattı sanki..Psikoloji ile ilgilenenler için hoş bir kitap .
Dizüstü edebiyatı diye bir edebiyat akımı çıkmış ve ben bunu yeni duydum.Aslında 'edebiyat' da dememek lazım çünkü pek edebi değil:) Samimi hatta fazla samimi,argolu,gülümseten,kimi zaman düşündüren, tespitleri güzel,kolaylıkla okunuveren bir kitaptı işte.Hiç tarzım değildi ama elimden bırakmadan okudum.Hatta dizüstü edebiyat merakı uyandırdı bende..Okudum,pişman değilim-yine olsa yine okurum:)Diğer kitabın devamı olduğu için bunda taşlar yerine oturmuş diyebilirim.Gülmek için güzel diyebilirim. Tavsiye ederim...