Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899
E-Dergi
ebi116 Tarafından Yapılan Yorumlar
Kitaptaki kurgunun farklılığı, filmleri ve popülaritesi okumamda etken oldu. Edebi beklenti içinde değil, okuduklarım arasında bir soluk niyetiyle okudum kitabı. Yine de beklentilerimin daha üstünde bir kazanım sağladı diyebilirim. Açlık Oyunları günümüzde tv de belki bu kadar sert, ölümcül ve yıkıcı değil ama yine de içten içe insanları yönlendiren, beklentileri kullanan nice yapımla dolu. Ve insanı ekrana kilitleyen. Alınması gereken mesajlar dışında Katniss'in hikayesini ben beğendim. Serinin diğer kitaplarını da okuyacağım.
Bugüne dek okuduğum en naif en samimi hikâyedir Çalıkuşu. Ve nedense okuyacağım diğer kitaplarda böyle hissetmeyeceğime eminim. Belki öğretmenlik yapması, belki masumluğu belki saflığı, belki de hırçınlığı. Ama hep samimi oluşu. Reşat Nuri öyle güzel anlatmış ki, bitince yüzümde büyük bi gülümseme asılı kaldı bi süre. Uzun sürdü, ama bitmesin diye yavaş okumuş olacağım. Çünkü şu an bi arkadaşımı kaybetmiş gibi hissediyorum. İçinizdeki Çalıkuşu hiç kaybolmasın.
Marquez kitaplarından devam etme ihtiyacım Yüzyıllık Yalnızlık ve Kırmızı Pazartesi ile başladı. İsmine aldanmadan önyargısız şekilde aldım bu kitabı elime ve yazara güvenerek. Yaşlılığın hüznü üzerinde durulmuş kitap boyunca ve bunu anlatmak için genç bi kıza olan aşk kullanılmış. Tabi ki etik anlamda rahatsız edecektir bu yaş farkı ama yine yazarın ustalığıyla alakalı olarak bu garipsemeden öte 90 yaşında ölümü bekleyen karaktere vicdanen üzülme hissettim. Aşkı yaşamadan ölmemek gerekliliği de kitabın en güzel vurgusuydu.
Yazarın yazımında kusur olmadığını düşünüyorum. Konu seçimi epey ilginç, sıradan olmamak ne kelime, filmlerde bile sık rastlanmayan türde iki karakter seçmiş yazar. Kinyas ve Kayra. Akla gelen gelmeyen bütün kötülüklerin içinde iki kişi. Kitabın 500 küsür sayfa olması bunları detaylandırmak için ne kadar sayfa olduğunu anlatmaya yeterli. Ve aralıksız okumaya engel bu uzunluk. Çok insan gibi ben de düşündüm yarım bırakmayı nefret ettiğim için karakterlerden. Ama yine de sonunu bilmek istedim. Yollarının ayrılmasından sonra kitap hareketleniyor ve her birinin kendi için seçtiği yolu merakla okuyorsunuz bu sefer. Beğenmedim diyemem ama çok beğendim de diyemiyorum, yorum okuyana göre değişecek incelikte.
Anlaşılması basit olduğu için belki de çözümü bu kadar kişi tarafından merak edilen, araştırılan teorem. Fermat ispatı bulduğunu söylüyor fakat çözümü açıklamayarak 300 yıl boyunca basit gibi görünen bu soruyu düşündürmeyi başarıyor. Soruyla küçük yaşında kütüphanede karşılaşan Andrew Wiles ın hikayesi ve araştırma sürecinin yanı sıra günümüze gelene kadar soru üzerinde kafa yoran ve çözümüne katkıda bulunan ünlü ünsüz bütün matematikçilerin de uğraşlarına şahit oluyoruz. Ben matematikçi olduğum için severek okudum, bilimsel olsa da herkesçe anlaşılabilir bir kitap, okumak için matematiği sevmeniz yeterli.