Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Nedin34 Tarafından Yapılan Yorumlar

03.02.2017

Mina Urgan,Bir Dinozorun Anılarını, Bir Dinozorun Gezileri'nden önce yazmış fakat ben tersi bir sıralamayla okudum her iki kitabı da.Mina Urgan,anılarında ateistliğini,alkol alışkanlığını,yobazlara olan tepkisini o kadar açık ve sansürsüz bir biçimde dile getirmiş ki,yazdıklarının belli bir kesimin hiç hoşuna gitmediğini,büyük tepkisini çektiğini düşünüyorum.Kitabın en çok ünlülerle olan anılarını yazdığı bölümü beğendim pekçok okuyan kişi gibi.Sait Faik,Ahmet Haşim,Falih Rıfkı,Atatürk...gibi pekçok ünlü kişinin bilmediğim o kadar çok özelliğini öğrendim ki...Özellikle Necip Fazıl'la ilgili okuduklarım bildiklerimin de üzerindeydi. Bu kitabı ve özellikle bu bölümü, alkol alıyor diye M.Kemal'i yerden yere vuran,hakaretler yağdıran,buna karşılık Necip Fazıl'ı kutsal bir bayrak haline getirenlerin okuması gerekir diye düşünüyorum.
06.06.2016

Kitabın ismini okuduğumda kitabın içeriğinin,konusunun böyle bir şey olabileceğini asla tahmin etmemiştim.13.bölüme kadar zaman zaman çok sıkıldım açıkçası.Fakat 13.bölümde öyle bir şey oldu ki heyecanım ve merakım birden arttı.Ve de hiç ama hiç tahmin etmediğim,beklemediğim,şaşırtıcı bir son.Çok ilginç bir kitap.
02.02.2016

Türk edebiyatının en güzel,en doğal ve akıcı anlatıma sahip toplumsal romanlarından biri.Çok etkilendim.Bazı insanlar doğuştan şanssızdır ve hayatları boyunca yüzleri hiç gülmez,hep cefa çekerler.Eser boyunca Yusuf,Salahattin Bey ve Muazzez hariç neredeyse herkesten özellikle de Şahinde,Hilmi Bey ve Şakir'den nefret ediyorsunuz.Hiçbir cinsellik barındırmadığı için de tüm öğrencilere rahatlıkla tavsiye olunabilir.Keşke sonu farklı bitseydi.Bu sonu hak etmediler çok üzüldüm.
01.02.2016

İlk görüşte birisi için ölmeyi,öldürmeyi düşünebilecek kadar büyük bir aşka inanıyorsanız beğenebileceğiniz bir roman.Macide'nin davranışlarında babasını yeni kaybetmiş bir kızın ruh halini göremedim.Gece yarısı hiç çekinmeden evden ayrılabilmesi,iki kere gördüğü bir erkeğin peşinden gidip,evlenmeden birlikte yaşaması,eser boyunca özgür ve rahat bir karakter çizmesi,annesini arayıp sormaması başlangıçtaki Balıkesir'de yetişmiş o utangaç,masum kız anlayışıyla tezat geldi bana,inandırıcı bulamadım açıkçası.Aynen Ömer'in de sadece ikinci görüşünde Macide'ye karşı çok büyük bir aşkının oluşması gibi.Ayrıca evli bir erkek olarak Ömer'in karısının olduğu sosyal ortamlarda göstermiş olduğu rahat davranışlarını da şaşkınlık ve öfkeyle okudum.Karısını gerçekten seven hiçbir erkeğin karısını geride başka erkeklerle bırakıp başka bir kadınla arabaya binip de gideceğini,evine,karısıyla aynı ortama erkek arkadaşlarını çağıracağını sanmıyorum.Tüm bunlara rağmen merak ve heyecanla okudum.
18.01.2016

Kitabın ilk 50 sayfası yazarın hayatı ve 'Neden Finlandiya?'sorusunun cevabını içeriyor.Kitap 13 bölümden oluşuyor.En çok 11.bölümden etkilendim.Kitabın arka sayfasını okuyunca kitaptan daha fazla bir beklentim oluşmuştu,açıkçası o kadarını bulamadım.Belki arka kapakta yazanlar beklentimi çok yükseltti bilemiyorum.Bizde Atatürk neyse,Finlandiya'nın Atatürk'ü de Johan Vilhelm Snelman..Snelman'ın ve Finlandiyalıların yaptıklarını okurken adeta bizim cumhuriyet dönemimizi,köy enstitüleri ve cumhuriyet öğretmenlerini görür gibi oldum.Acayip gaza geliyorsunuz ve kendinize 'ülkem için neler yapabilirim,yapmalıyım' diyorsunuz.Bence bu ülkedeki tüm öğretmen,doktor,din adamı,mühendis,öğretim görevlisi ve devlet memurundan,işçisine,öğrencisine kadar herkesin okuması gereken bir kitap.Belki klasikler arasına giremez ama pekçok kişinin yararlı bir vatandaş olma konusundaki fikirlerini kesinlikle etkiler diye düşünüyorum.