Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Dulce82 Tarafından Yapılan Yorumlar
Gorki'nin gençliği kadar ilginç olmasa da Tolstoy'u anlayabilmek açısından okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Aristokrat çevrede yetişmiş biri olarak Tolstoy'un delikanlılık anılarında büyük acılar, sıkıntı ve zorluklar elbette bulunmamakta ancak bilmediğimiz bir dünyanın içine bu şekilde girmemiz mümkün. Kitabın baskısı da gayet güzel.
Yerel ağızlara aşinalığınız yoksa bu kitabı okurken epey zorlanabilirsiniz. Yine de kitaba kendini kaptırmamak imkansız, çünkü insan eski Türk geleneklerine, yaşayış biçimine imrenmeden edemiyor. Osman Bey'in bey olmadan önceki haliyle bey olduktan sonraki halini kıyaslarken insan ister istemez şaşırıyor.
Öncelikle İsviçreli Robinsonlardan önce Robinson Crusoe'yu okumanızı tavsiye ederim. Bunun dışında kitabın baskısı ve çevirisinin gayet kaliteli olduğunu da belirteyim.
Jack London hayatı boyunca eser hırsızlığıyla suçlanmıştır ve Demir Ökçe'de de maalesef bir eser hırsızlığı söz konusudur. "Piskopos'un gördüğü hayalet" bölümü Frank Harris'in “Londra Piskoposu ve Halk Ahlâkı” adlı bir denemesinin birebir kopyasıdır. Jack London da bu iddiayı kabul etmiş ve o denemeyi bir gazete küpürü zannettiğini söylemiştir. Genel olarak ele alırsak Demir Ökçe okunmasında fayda olan bir kitaptır ancak Jack London tarzını hiç yansıtmadığını düşünmekteyim.
Şeker Portakalının devamı niteliğinde olduğundan ilk önce onu okumanızda fayda var. Şeker portakalının yoksul çocuğu Zeze, bu kitapta büyümüş ve zengin bir aileye evlat verilmiş olarak karşımıza çıkıyor. Yeni ailesinden hiç hoşlanmadığı halde onların isteği doğrultusunda davranmak zorunda kalması, yüreğini iyice ıssız bırakıyor ama bu sahipsiz, ıssız yüreğine bir gün, beklenmedik bir misafir çıkageliyor.