Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Dulce82 Tarafından Yapılan Yorumlar
Fiyatı biraz pahalı olsa da Savaş ve Barış'ı can yayınlarından okumanızı tavsiye ederim. Karakter gelişimi olarak beni en çok etkileyen kitap Savaş ve Barış'tır çünkü başlarda sempati beslediğiniz birine sonradan antipati duymanız mümkün. Bunun tam tersi de geçerli tabii ki. Bazı şeylere hak verecek, bazı şeyleri tasvip etmeyecek ama genel olarak kitabın içine çekileceksiniz. Rus sosyetesini yakından inceleme fırsatı bulacağınız bu kitapta, savaş ve barış üzerine felsefik yaklaşımlar da bulunmakta.
Öncelikle içinde çocuk karakterlerin bulunduğu her kitap çocuk kitabı değildir. Kitabın adı da çocuk kitabı olduğuna dair herhangi bir imada bulunmuyor ama nedense "çocuk" kelimesini görür görmez çocuk kitabı yaftasını yapıştırıyor insanlar. Tıpkı küçük çocuklara "masum, saf, temiz, melek" gibi yaftalar yapıştırıldığı gibi. Oysa birazcık zihnimizi yoklasak çocukken çok daha acımasız olduğumuzu hatırlarız. Etrafımızdaki çocuklara biraz yakından baksak onların melek yerine şeytana daha yakın olduklarını görürüz. Ebeveynlik içgüdülerinden olsa gerek, çocuklar büyüse bile onlara toz kondurmak istemeyiz. William Golding insanlardaki kötülük tohumlarının çok küçük yaşlardan itibaren atıldığını ve içinde bulunduğumuz dünyayı kirleten, cehenneme çeviren yegane şeyin bu "kötülük yapma içgüdüsü" olduğunu gayet etkileyici bir tarzda bize aktarmış. Sineklerin Tanrısı gerçeği yüzümüze öyle bir tokatla indirmiştir ki, bazı şeyleri görmezden gelmeye devam etsek bile o tokadı zaman zaman hatırlayacağımız kesin.
Foma Fomiç karakteri şimdiye kadar tanıdığım en berbat roman karakteri olmaya aday. Kitaptaki karakterlerin hepsi genel olarak rahatsız edici ve pişkin ama Fomka'nın eline su dökemezler yine de. Kitabın en çok hoşuma giden kısımlardan biri de "anne" kavramının çoğu eserde olduğu gibi kutsallaştırılmayıp karşımıza budala, kendini beğenmiş ve bencil bir anne tipinin çıkartılmış olması. Sağduyudan ve zekadan yoksun olmasına rağmen kendisini sürekli yükseklerde gören ve oğluna hayatı zehir eden bu kadın kuşkusuz romandaki en dikkat çekici karakterlerden biri. Peki kitabı tavsiye eder miyim? Evet, ancak rahatınızı kaçırabileceği bir gerçek.
Jules Verne bu defa sırf kitap yazmış olmak için yazmış maalesef. Hiçbir sürükleyiciliği ve akıcılığı yoktu kitabın. Üstelik yaratılan karakterler olsun, yaşanan olaylar olsun gözümde bir türlü canlandıramadım, o kadar da zayıf bir eserdi. Jules Verne'in öldükten sonra çıkan kitaplarındanmış zaten bu. Editörünün düzeltmeleri ve yönlendirmeleri olmadan güzel hikayeler yazabilen biri değil Jules Verne. Kitapta özellikle de ölçü ve uzunluk birimlerinde sık sık eksik detaylar farkedeceksiniz. Ayrıca çelişkili cümleler de mevcut. Ölümünden sonra oğlunun -ki o da edebi yönden babasından farksız- düzenlemeleriyle yayınlanan bir kitap olduğundan Altın Volkanı kimseye tavsiye edeceğim türden bir hikaye değil.
Bu arada kitap evvela basım hatalı gelmişti ancak kitapyurdu ekibinin olaya hemen müdahale etmesi sonucu yenisini elde ettim. İlgi ve anlayışları için çok teşekkür ediyorum.
Kitabı alırken dikkat etmeniz gereken birkaç husus var. Öncelikle Bordo Siyah yayınları olmasına rağmen çeviri maalesef kötü. (Komik çeviri hataları mevcut) Bir ikincisi ise yazıları çok küçük. Hayatımda gözlük kullanmadım ama bu kitabı günde 20 sayfadan fazla okursam gözlerimin bozulacağından korktuğum için çok uzun sürede bitirdim. İçeriğine biraz değinecek olursak Jane Eyre baş karakteri dolayısıyla devrim niteliğinde bir kitap sayılabilir ancak maalesef gerçekçilikten çok uzak. Yazarı Charlotte Bronte hakkında fikir sahibi olmanız açısından değerli bir kaynak ancak yazarın batıl inançları o derece fazla ki hikayede bunları adeta kanıtlar nitelikte sözlere rastlayacaksınız.