Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

SEVDAĞ Tarafından Yapılan Yorumlar

10.04.2025

Güllü ilk kitapta sevdiceği Kemal ile yollarını sonsuza dek ayırmak mecburiyetinde kaldı, az yas tuttu ve kaldığı yerden hayatına devam etti. Fakat hayat kaldığı yerden devam etmeyi kendine yediremedi de aldı Güllü’yü çiftliğe hanım yaptı. Bu da yetmedi adını Serap yaptı. E o da yetmedi… Neyse ya çok spoiler verdim

Güllü tüm bu yaşadıklarını hayal dahi edemezdi. Geldiği yerden tak diye yukarılara zıplayınca şöyle bir baş dönmesi yaşayıp, kafayı da vurmasıyla hafızayı da kaybedip geldiği yeri unutuverdi. Sınıfsal çekişmeler, ağalık makamı, particilik, adam satma, kaypaklık, hilebazlık ve ille de riya ile süslenmiş , allanıp pullanmış bir ikinci kitap sunan yazar, yine kalemini konuşturmuş. Konuşturmak da laf mı, hoparlör takıp bağırtmış
10.04.2025

Kadınlar alabildiğine şehvetli ve edepsiz, erkekler alabildiğine Allahsız, imansız ve de kitapsız, köylüler alabildiğine kurnaz, sinsi ve çıkarcı, ağalar alabildiğine acımasız ve dinsiz…Orhan Kemal ise tüm bunlar arasında alabildiğine güzel ve muhteşem . Adana ve Çukurova denince akla ilk gelenlerden olan Orhan Kemal, bu kez de kaleminin hakkını vermiş. Kitap adeta çekirdek gibi, elinizden bırakamıyorsunuz.
28.03.2025

Öncelikle yazarımız Eva de Vitray-Meyerovitch hakkında biraz Google tıklaması yaptım(zaten kitabın başında da epey bilgi mevcut).Eva, katolik ve aristokrat Parisli bir ailenin tek çocuğu. Rahibe bir anne ve rahip bir babaya sahip,bu yüzden çocukluğu kilisede geçer. Hukuk fakültesini bitirdikten sonra felsefe alanında uzmanlaşır. Hindistan gezisi sırasında kendisine, ünlü düşünür Muhammed İkbal’in “İslam da Dini Düşüncenin Yeniden Yapılandırılması” kitabı hediye edilir.Kitapta sıkça adı geçen Mevlâna’yı çok merak edip araştırmaya başlar. Fakat Mevlana’nın Fransızcaya çevrilmiş hiçbir eseri olmadığından bu konuda başarılı olamaz.Sırf onu okuyabilmek için iki yıl İran’da Farsça öğrenir. Öğrendiği Farsça ona Mesnevi’nin mukaddes kapısını aralar ve okuduğu satırlarda sorularına yanıtlar bulmaya başlar. Hristiyanlığı sorgulamaya başlayan Eva, Allah’tan kendisine bir işaret göndermesini diler ve bir rüya görür ve Müslüman olur
23.03.2025

Öncelikle kapak adıyla beni çok meraklandırmıştı. Yazar kapak adını bir metafor olarak kullanır, içeriğinde başka şeyler anlatılır düşüncesiyle pek araştırmadan almıştım. Ama kitabın adına yakışır bir Hz Musa kıssası okudum. Kur’an’da 136 yerde adı geçen bu peygamberin, Firavun’la yaşadığı mücadeleyi bilmeyen yoktur. Okuduğum kitapla bu bilgilerimi tazeledim diyebilirim. Kitap anlatımı itibariyle çok etkileyici gelmedi. Ama ders çıkarılması gerekli yerlerin altını da kocaman çizdim. İnsan yaratılışı gereği dünyaya hiç ölmeyecek gibi bağlıdır. Kitapta da yazıldığı üzere “Firavunlar biter mi? Biri giderse yüz tanesi geride”. Firavunlar çağımızda artarak çoğalmakta. Musa çıkıp yeniden denizi ikiye ayırsa bile hala kul hakkıyla işkembesini dolduranlar akıllanmaz. Ne diyeyim Firavun’un gözünü deniz doyurdu, onu örnek alanların gözünü de toprak doyursun.
20.03.2025

️İYİLERİN KARŞISINA ÇIKAN KÖTÜLER, ONLAR İÇİN SADECE BİR İMTİHANDIR.
️DERDİMİ SEVİYORUM, ÇÜNKÜ BUGÜN “BEN”OLMAMA SEBEPTİR O DERT.
️BU GÜNE, BU İDRAK İLE ULAŞTIRDI BU DERT BENİ, O ZAMAN DERDİ VERENE DE ŞÜKÜR
️Ama yine de Allah dert vermesin

Yazar Ahmet Uygur her şeyden önce iyi bir okur. Bu, kitabında yer verdiği eserlere olan hakimiyetinden belli oluyor. Sonrasında ise Spotify’de “Sesli Düşünüyorum “ adlı bir podcast kanalı da var. Tasavvuftan yedi farklı hikaye ile gelmiş yazar. Fuzuli, Yunus Emre, Nesimi, Feridüddin Attar, Mevlana, Şeyh Bedrettin ve Rind Zahit hikayeleri gibi hepimizin bildiği yolculukları kendi gözünden anlatmış. Okuyucuyla sohbet eder tarzda yazılmış bu kitap, sık sık muhatabını da muhabbete dahil ediyor. Yazar okuyucunun dikkatini kitapta tutabilmek için ara ara, bizlere sorular yöneltiyor.