Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

SEVDAĞ Tarafından Yapılan Yorumlar

16.03.2025

”Bana hastanede karın öldü dediklerinde ne yapacağımı, nasıl tepki vereceğimi bilemedim. İçimden eve gidip karıma olanı anlatmak ve bana ne yapmam gerektiğini söylemesini istedim.” Tolstoy’ a ait olduğu söylenir bu sözlerin ama Tolstoy’ gerçekte karısından önce ölmüştür. O söylemese de, bunlar güzel sözler elbette. Bunu söyleyen adam, karısı hayattayken de, ona onu çok sevdiğini buna benzer sözlerle ifade buyurmuş mudur, bilemeyiz. Ama sevdikleriniz öldükten sonra ne onlara aldığınız çiçekler, ne söylediğiniz sevgi sözcükleri, ne de onlar için yazdığınız kitaplar pek fayda vermez.

Yazarımız Jean Louis Fournier’de, ölen karısı Sylvie’nin ardından yazdığı #dul kitabıyla, onsuz hayatından parçalar sunmuş. Ona olan özlemiyle aslında kendini ve anılarını anlatmış. Okurken bir günlük okuyormuş hissi veren kısa kısa yazılmış bu anılar, beni yine yakaladı.
14.03.2025

iyisi diye bir söz vardır, hiç duydunuz mu? Bunlar başkalarına çok iyi, kendi ailesine ise kötü davranan insan tanımıdır. Ve büyük ihtimal bu insan ya babadır ya da kocadır. Toplum aşığıdır. Allah ıslah etsindir. Karakter henüz oturmadığından, evdekilere kötü davranmanın kendi statüsünü artıracağını düşünen bir zavallıdır. Acınılasıdır. Çocuklarına kötü anılar miras bırakacak bir maskeli tiptir. İşte bu kitap tam da böyle bir babayı anlatır.

Çocuk gözünün basitliği ile, yaşanmış koca koca olayları ufacık yapması Jean’ın ayrı bir başarısı ama asıl başarısı, otobiyografik bir eseri böyle yargılamadan anlatabilmesi. Bir çocuğun gözünden kahraman, koruyucu, şakacı ve sorunlu bir imge. Babasını anlatıyor yazar. Okuduğum ilk kitabı #nereyegidiyorubaba gibi sade, içten ve yer yer mizahi bir dil. Bu kitapta klasik bir baba-oğul hesaplaşması yok.
13.03.2025

İlk defa okuduğum bir yazarla, yine peş peşe üç kitabını okuyacağım yeni bir seriye başladım. ‘Bakalım bu sefer nelerle karşılaşacağım?’ derken, yazarın ilk kitabıyla tam isabet buldum. Darısı diğer iki kitaba inşallah

Mesela limonu çok seviyorum ama yerken yüzümdeki kaslara hakimiyet kurabilmek açısından zayıfım( herkes gibi). Niye böyle bir bilgiyle kitap yorumuma başlıyorum? Çünkü hikaye tam da böyle limonun yüzümüze etkisinin, karşımızdakine yansıması gibi. İnsanı karışık kuruşuk duygu hallerine büründüren bir eser. Neden böyle? Çünkü tüm insanlar için ortak hassasiyet içeren bir konusu var. Öncelikle konu çocuklar… İkinci olarak asıl konu, bu çocuklar özel çocuklar… Ama bu çocukları babaları öyle bir anlatmış ki; gülsem mi, ağlasam mı, üzülsem mi, yine mi gülsem? Vallah tövbe Estağfirullah diye diye okudum. Anlatım da öyle şahaneydi ki bir çırpıda da bitti.
11.03.2025

Ne kitabın yazarı ne de konusu hakkında en ufak bir bilgim ve de fikrim yok. Bu kitabı sadece ve sadece kitabın adı için aldım. Herkesin bir zayıf noktası var işte
Seksen beş sayfalık, yedi öyküden oluşan minnak bir kitap. Birbirinden bağımsız olan öykülerde hayattan seçmece farklı konular var.
Genç bir yazar ve bu da yazara ait ilk ( ve sanırım tek) kitap.Kitaba adını veren “Babam Bir Ormanmış” öyküsü her ne kadar güzel olsa da, yazar kitaba damgasını son öyküsü “Ya Herru Ya Merru” ile vurmuş. Bir de William Saroyan’ın da yer aldığı bir öykü vardı ki, ben kitabın sonrasında, daha önce hiç tanımadığım bu isimle alakalı epey bilgi edindim. Öykü okumayı sevenlere, yeni yazarlara şans tanımak isteyenlere, bir de üzerinde “Baba” yazan her kitaba sahip olma arzusuyla yanıp tutuşanlara (ben gibi) tavsiye edilir.
09.03.2025

Bazı insanlar, bazı kitaplar ve onların kıskanılası hayal dünyası… Dört yılım Ege’de geçti. Ama nasıl güzeldi. Bu kitapla evime yeniden buram buram Ege kokusu sindi. Denizi, zeytini, çiğdemi, çiçeği, börtüsü ve böceği doldu. Uzaklardan bir kokuydu bu, çektim içime özlemle ve de hasretle. Çağan Irmak kucağına doğduğu coğrafyayı ne güzel anlatmış. #babamveoğlum gibi bir film kaleme alabilen yazar, hiç kötü bir şey yazar mı? Elbet yazmaz. Kitabı bitirmenin şerefine bir #babamveoğlum basarım şimdi, sabah gözlerde mor halkalar. Olsun be, ciğerlerimiz temizlenir, kalbimiz paklanır.

#gözümdendelilertaştı yazarın, selametini okuyucunun hayaline bıraktığı ve edebiyata bir gönül borcu olarak sunduğu bir kitap. İç içe geçmiş altı güzel hikayede, hepimizin mahallesinde bulunan karakterler yer alıyor. Cigaralı bir Naciye abla var mesela, hayatı sırlarla dolu bir Haktan, delikanlı bir Hüsniye Hanım, yasını kimsenin tutmadığı bir mevta, elektrikçi küskün Kemal ve ahhh Perizat️