Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

SEVDAĞ Tarafından Yapılan Yorumlar

25.08.2024

Okuduğum son kitap, İslam orduları komutanı Halid bin Velid’in hayatının roman şeklinde anlatımıdır. Peygamber efendimiz tarafından “Allah’ın Kılıcı” ünvânı alan Halid bin Velid kitapta, çocukluk yıllarından itibaren anlatılmaya başlanmış. Onun İslam uğrunda yaptığı kahramanlıklar usta bir dille sade bir şekilde anlatılmış fakat edebi yönü zayıf kalmıştır. Öyle ki Seyfullah lakaplı bu destansı hayat hikayesinin baş rolü olan Halid’i bu kitaptan tanıyan herhangi biri, bu muhteşem hayat hikayesinin anlatımından tatmin olamayarak ,hayatına, unutulmaya yüz tutmuş bir kitap kahramanı kazandıracaktır. Peygamber efendimizin lütfuna mazhar olmuş bu kıymetli komutanımızı ben rahmetle anıyorum ve İslam uğruna yaptıklarından dolayı Hak razı olsun diyorum.

18.08.2024

Sırtında tarikat elbisesi, başında ise hakikat tacı vardı.
Eserde Tanrı'yı sembolize eden Simurg kuşuna yapılan betimlemelerden biri ise şudur:
"Kuşkusuz bizim de bir padişahımız vardır. O da Kaf Dağı'nın ardındadır."
"Adı Simurg'dur, kuşların padişahıdır. O bize yakındır lakin biz ona oldukça uzağız."

18.07.2024

İçinde birbirinden güzel birçok denemenin yer aldığı kitap , sanki yazarın zamanında yazdığı köşe yazılarından derlenmiş gibiydi. Güncel birçok konu hakkında yazılmış, buram buram Elif Şafak kokan bir yazı dili ve yine yazarın kendine dert edindiği bildik konular. Kadın, din, adalet, yazarların birbirini çekememesi, eşitsizlikler, farklılıklar, baba oğul olmak ya da baba olabilmek vs. Çok fazla konuda çok derine inmeden ve kimseyi incitmeden yazılmıştı yazılar. Mevlana öğretisi peşinde olan yazar, ufkunu açan bu görüşün dingin ruhunu katmıştı yazılarına
15.07.2024

İskender Türk-Kürt kökenli, Londra'ya göç etmiş bir aile üzerinden göçmenlerin durumunu anlatmaktadır. Bir anne oğul arasında geçen trajik roman, yanına onların da tanıdığı birçok karakterin hayat hikayesini alarak, aslında kadının toplumsal yerini ve konumunu, doğu-batı geleneklerinin getirdiği varoluşsal çatışmaları, ataerkil geleneği sorgulamaya çalışmıştır. Başlarda sıkıcı bulsam da ilerleyen sayfalarda yazarın akıcı ve anlaşılır dili durumumu daha kolaylaştırdı.
06.07.2024

Havva nın üç kızı, inanca, inançsızlığa, arayışa, farklı kadınlara ve aşka dair bir yolculuk. Nalbantoğulları ailesinin biricik kızı Peri ve onun kendini arayışı etrafında geçen olaylar dizisi oldukça karışık. Peri çok küçükken yaşadığı bir olay sonrasında(bu olay romanın sonlarına saklanmış) aile bireylerinin inanç eğilimlerine istemeden de olsa yön vermiş. Ailedeki özellikle anne babasının zıt kutuplarda ve uçlarda olan yaşantısı Peri’yi daha kendi içinde yaşayan, kitaplara ve bilip öğrenmeye aşık biri haline getirmiş. Bu yönde kendi geliştiren Peri emeklerinin karşılığını,yıllar sonra Oxford Üniversitesi ne seçilerek alır. Üniversitede tanıştığı Şirin ve Mona ile kitabın kapak ismi olan Havva’nın Üç Kızı adını tamamlayacaktır. (Şirin, Mona ve Peri… Günahkâr, İnanan ve Şaşkın. Münkir, Mümin ve Mütereddit… Böylesine farklı üç genç kadın nasıl bir araya gelebilir? Arkadaş olabilirler mi sahi? Hatta kız kardeş? )