Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

SEVDAĞ Tarafından Yapılan Yorumlar

11.03.2024

Hulusi Amca, Hakan, Erdal,Barış arkadaşlar, Amerika New York Manhattan’da ,ışıltılı gece görüntüsüne karşı bir gökdelen olan Press Lougne de bir masa başında sohbet ederler. Sohbetin konusu bazen Yazuz Selim Han, bazen Barış Manço , bazen uzay ötesi, bazen de din olur. Bu sohbete daha sonra Tekin’ in de katılmasıyla sohbet biraz daha esrarengiz bir hal almaya başlar.
06.03.2024

Suyun hafızası var derler değerli yazar Mustafa Kaya’ya göre kanunu da var. Kitap varlığın en derin sırrı , olayların sebeplerini açıklayan muhteşem Ledün ilmini anlatarak başlıyor. Bu ilmin öğreticisi ve hocası olarak Hızır as, sultanı olarakta Hz Muhammed sav olduğunu söyleyen kitabımız, Hz Musa ile Hızır as arasında geçtiği nakledilen kıssa ile devam ediyor.
03.03.2024

Her defasında şunu öğrendim: Bir hayale, bir hedefe doğru gidiyorsan asla pes etmeyeceksin. Engel çıktığında vazgeçmek yok, devam edeceksin. Bütün kapıları zorlayacaksın. Bütün kapıları zorladın, açılmadı mı? "Benden bu kadar Rabbim," diyeceksin ve yakarışta bulunacaksın. "Gideceğim başka kapı yok; senin ikramın ve lütfun tek kapımdır benim. Çünkü ben, verdiğin irade ile vazifemi yaptım. İrademin dışında kalanlar sana ait. Hayrı da şerri de sen bilirsin. Hayırlı olanı ver Rabbim."
01.03.2024

“Kütüphanede Yaşayan Adam”.Kendisine Almanya’da verilen bu ünvânı, İstanbul’a geldiğinde vaktinin büyük kısmını geçirdiği yeni restore edilen Beyazıd Devlet Kütüphanesi ‘nde devam ettirmiştir Mehmed Niyazi. Muhafazakar milliyetçi bir yazar olan Niyazi , sabah erkenden gittiği ve orada çalışanlarla beraber kapattığı kütüphaneyi kendisi için bir yuva kabul etmiş, adeta mesai yapar gibi planlı bir şekilde her gün gitmiş, yazdığı birçok yazı ve kitabını da burada tamamlamış. Yine, yeni bitirdiğim eseri #ölümdahagüzeldi de kütüphanede yazılmış, kitap kokularıyla beslenmiş bir eseridir.
26.02.2024

1. Dünya Savaşı sonrası , harp zenginleri sakallı dualı zengin hacı amcalar hayatlarını güllük gülistanlık yaşarken ,İspanyol gribinin de ayrı vurduğu fakir halk yine bildiğiniz gibi yokluktan kırılır. Zenginlerin bu gösterişli hayatı bir süre sonra fakir halkın kıskançlık damarını iyice kabartır ve içlerinden biri bunlara bir oyun oynamaya karar verir. Evlerine gönderdiği mektupla yüce bir zat adına para istenen mektupta, paranın verilmemesi durumunda başlarına gelecek felaketler sıralanır. Zamanla olay çok çetrefilli bir hale gelir ve devrin kolluk kuvvetleri de bu mektupların sırrını çözmeye çalışır.