Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
SEVDAĞ Tarafından Yapılan Yorumlar
İstanbul Kırmızısı, Ferzan Özpetek’in sinema eğitimi için İtalya’ya gidişine kadarki İstanbul yaşantısından izler taşıyor. Kitabının sonunda teşekkür ettiği;akrabaları ,arkadaşları ve yabancıların hayatlarından çaldığı parçalarla oluşturulmuş bir roman bu. İstanbul’u daha çok çocukluk anıları içine yerleşmiş buldum, ondan hakettiği bir tasvirle söz edilmemişti romanda. Kitabın adının İstanbul olması ama yazarın ondan bahsinde cimri davranması bir tezattı benim için. Ardına “Kırmızı” gibi iddialı ve okur için çarpıcı bir kelimeyi dayaması da “e kırmızıyı kim sevmez ki” diye düşündürttü bana
,sevgili # yapıkrediyayınları zaten zor olan bir kitabı okunması daha da zor hale getirmekteki amaç neydi acep. Cildi çok güzel ve dayanıklı ama gözlerim
Sormuşlar ;”Çok gezen mi bilir, çok okuyan mı”? Bir rivayete göre cevabı çok gezendir. Ben bilemem Leo kadar çok gezmedim.Ama kitabın kahramanı Leo , tıpkı kitabın sonunda oğluna verdiği öğütteki gibi (O'nun elleri çok geniştir, O' nun yüreği de çok geniştir. Uzaklara gitmek, denizler, sınırlar, ülkeler, inançlar aşmak fırsatı çıktığı, zaman hiç duraksama) önüne çakan hiçbir yolculuk fırsatını geri çevirmeden ilden ile, ülkeden ülkeye gezip durmuş . Kitabın bu kadar kapsamlı olması ve adı geçen her yerin kültürüne hakim olması Leo’nun bu gezgin ruhundan mütevellit olsa gerek .
Evet hayat bir yolculuk. Sürekli kendimizi aradığımız , bulmaya çalışırken tecrübelerle yeni biri haline dönüştüğümüz bir yolculuk…Bu yolculukta kimi bulur kendini farkına varır ne için dünyaya geldiğinin, kimiyse ararken kendi dehlizlerinde kaybolup ufalır gider. İşte bu kitap da ,kendini arama yolundaki yolcu Emil Sınclaır’in gençliğinin öyküsü .
Lübnan’da dünyaya gelen ve çok kültürlü bir hayatın içinde yetişmiş Cibran’ ın İngilizce ve Arapça eserleri birçok farklı dile çevrilmiş. Aynı zamanda çok başarılı bir ressam olan Cibran 1931'de henüz kırk sekiz yaşında Amerika'da hayata gözlerini kapatmış. Geride yüzlerce ve tablo on altı kitap bırakmış. Onun en çok bilinen ve benim de çok sevdiğim eseri Ermiş’ ten sonra okuduğum ikinci kitabı Meczup.