Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
SEVDAĞ Tarafından Yapılan Yorumlar
Kitap iki koldan anlatılıyor. Bir Zamir'in doğumundan Ejaz'la tanışmasına kadar olan bölüm, iki günümüz Zamir'inin yaşadığı son yedi gün. Ben daha çok bebek Zamir ve annesi Zerre'de çok etkilendim . Yaşadıkları olaylarda sadece oyuncuydular çünkü. Zamir büyüdüğünde ise artık kendi hayatının ve daha birçok hayatın karar mercii, yönetmeni haline gelmişti.
Yazdığı on ayrı hikayeden oluşuyor #gelinbaşı. Hikayeler birbirinden farklı konulardan oluşuyor ama aynı kalemi tutan ellerden çıktığı bariz. Anlatımların içinde ara ara yazarın imzası beliriyor çünkü. Samimi bir dille yazılmış kitap bir solukta biter ve sizden ayrılırken de ağzınızda güzel bir tat, aklınızda da "yine olsa yine okurum" mübtezelliği bırakır.
Ülker Abla ,eşinin zulmünden kaçarak bir başına sokakta kalmış bir kadın .Sokaklarda yaşamak zor tabii. Bir çatı lazım kadınlara ki başlarına bir iş gelmesin. Bir devlet hastanesinde refakatçi mesleğini başlatıyor #ülkerabla. Bu mesleğin ilk ve son temsilcisi olarak başına gelmedik kalmıyor. Kocasına yakalanma korkusu ve oğluşunun özlemiyle savruluyor az biraz . Freyud çocukluğuna inince pek bir sinirlenip hastaneyi terk_i diyar eylese de yine onun evi hastane, komşuları ise hastalar.
Habeşli Süleyman Ağa ile Osmanlı ya bir seyahat... Süleyman küçük yaşta Habeşistan' dan kaçırılıp Osmanlı topraklarına getirilir. Padişahın sarayına girebilmesinin yolu hadım olmaktan geçiyordur ve erkek kölelerin yasayacağı bu talihsiz durum onu da bulur. Sarayda harem ağası olduğunda devletlü padişahı onun için tapınılacak bir ilah gibidir. Yaşanan taht kavgaları neticesi padişahın sarayda dört duvara hapsedilmesi, Süleyman'a artık onun da kendisi ve diğerleri gibi bir kul olduğunu, köle _efendi ne olursa olsun insan olarak eşit olduklarını öğretir.
Murat Menteş'i ilk, bel fıtığından muzdarip mıhlandığım yatağımda Ruhi Mücerret sayesinde tanıdım. Aman ne güldüm, ne eğlendim, ne kıskandım ve ne sevdim . Huyum kurusun emek verilmiş hiçbir şeye açık açık "beğenmedim" diyememek adetimdir. Bu roman için de söylemeyeceğim tabi ki