Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

SEVDAĞ Tarafından Yapılan Yorumlar

25.07.2025

Hilelere bir iki örnek sunmak gerekirse
Mesela, muhatabın karakterine, geçmişine veya niyetine saldırarak söylediklerini geçersiz kılmaya çalışmak•“Bu ekonomik model enflasyonu düşürebilir.” Buna cevaben ise , “Sen daha kendi harcamalarını kontrol edemiyorsun, ekonomiden mi anlayacaksın?”
Veya, Muhatabın savunduğu görüşü daha geniş, mutlak bir hale getirip çürütmek. Amacı ,onun aslında söylemediği bir şeyi söylemiş gibi göstermek. Örnek vermek gerekirse ;“Hayvan haklarını korumalıyız. Buna cevap”O zaman sinek de öldürmeyelim, köylüler tarlasına ilaç atmasın mı yani?”
Teorik olarak çok güzel bilgiler, fakat işi pratiğe dökmek için az çingene olmak gerekir. Zaten Schopenhauer’un asıl savunduğu şey, bu yöntemlerin çoğu retorik başarı getirir ama mantıksal ya da ahlaki başarı getirmez. Yazar, bu hileleri kullanın diye değil, bu numaralara karşı bilinçli olun diye yazmıştır eseri.Hakikatin sesi bazen sessiz kalabilir ama kandırılmak zorunda değilsiniz.
20.07.2025

Kitap, Bir Toprak Sahininin Sabahı ve Efendi işe Uşağı adında iki hikayeden oluşuyor. Bunlardan ilkinde, toprak sahibi bir gencin köylülerle olan ilişkisi ele alınmış. Genç adam bir sabah, köylülerin dertlerini dinlemek ve onlara bir çözüm yolu bulmak için kapılarını çalar. Her kapıda farklı bir istek onu karşılar. İsteklerin çoğuyla başa çıkamaz. Zorlandığı bu anlarda da hayatını yeniden gözden geçirir.

İkinci hikaye Efendi ve Uşağı’nda ise tam bir Tolstoy hikayesi sizleri bekler. Ankara ve yurdun geneli bu aralar yanıyor tütüyorken, hikaye karla kaplı yollarda üşüttü beni. Efendi ve uşağı bir araziyi almak üzere anlaşma yapmak için yola çıkarlar. Yolda birkaç kez kaybolurlar. Karla kaplanmış yollar, onların imtihanı ve … olur. Spoiler vermemek için daha fazla yazmayacağım. Ama Tolstoy ölüm hakikatini bir kez daha hatırlatmış bize. Dolu dolu Tolstoy Baba kokan bu hikayeyi okuyun derim️
20.07.2025

Kitapta yer alan hikayeler ilk kez 1947/50 arasında Tanin gazetesi ile Seçilmiş Hikayeler ve Yaprak dergilerinde yazarın sağlığında, William Saroyan’dan “serbest “ olarak çevirdiği hikayesi ise ölümünden sonra Vatan gazetesinde yayınlanmış. Şiirleri kadar başarılı bulmadım ama eminim ki devam edebilseydi çok çok daha iyi hikayelere imza atacaktı

(anektod ) Orhan Veli bir gün, cebinde neredeyse hiç para yokken arkadaşlarıyla buluşur. Eski, paçası hafif yırtılmış pantolonuyla gelmiştir. Arkadaşlarından
biri şakayla karışık takılır:
"Yahu Orhan, hiç yeni bir pantolon almayı, düşünmüyor musun?"
Orhan Veli gülümser, omuzlarını silker ve şöyle
der:
"Benim pantolonum eski olabilir ama kafam yepyeni düşüncelerle dolu. Hem şiirde
pantolonun ne önemi var ki?"
O günden sonra, şiirin halkın içinden gelmesi
gerektiğini savunduğu gibi, şairin de halk gibi yaşaması gerektigini tekrar tekrar dile getirir.
20.07.2025

Yazar #mutluolmasanatı nda ‘Hayatın Kuralı’ adı altında kırk beş kuralı gelişigüzel sıralamış. Hayatımızın yegane amacı mutlu olmak mı? Yani bu dünyaya mutlu olmaya mı geldik? Buna benim cevabım,tek neden bu olmasa gerek, şeklinde olacak. Yazarın cevabı ise;"Daha mutlu olmak için daha fazlasına değil, daha azına ihtiyaç duy." Sahip olduğumuz şeyler için “Acaba bunu kaybetsem nasıl olurdu” diye düşünmek bile sizi insanın doymak bilmez sonsuz isteklerine karşı daha mutlu etmeye yetecektir. “Aristoteles’in önermesindeki gerçek hayat bilgeliğinin temelinin hayatın zevk ve güzellikleri ile hiç ilgilenmeden sayısız kötülüklerinden mümkün olduğu kadar kaçınmaya dikkat etmekte yattığı ileri sürülebilir” satırlarında “EVREKAAAA” ampulleri yandı bende. Mutlu olmak bir ihtiyaç ama hayatın amacı değil. Gelir geçer hazlar, kalıcı mutluluk vermeyeceği gibi kaybı büyük üzüntüler yaratacaktır. Olana odaklan, olanla mutlu ol, kadere inan
17.07.2025

Hilafet Ordusu komutanı
Süleyman Şefik Paşa’nın
kızıdır Belkıs...Şefik Paşa yüzelliliklerdendir. Yani Kurtuluş Savaşı sonrası düşman iş birlikçisi olarak görülen ve Türkiye'den sürgün edilen, hepsi üst düzey makamlarda yer alan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarındandır. Hicaz’a sürgüne gönderilen ailede, anne daha fazla dayanamaz ve çocuklarıyla birlikte ülkeye tekrar döner. Yaşamına burada, Paşa’nın gönderdiği parayla devam ederlerken, oluşan yeni sebepler Belkıs’ı on dört yaşında evlenmeye mecbur eder. Belkıs daha çocuk yaşta onu kadınlığa zorlayan hayattan intikamını, yine kadınlığı ile alacaktır.

İlk evliliği, Belkıs’ın ihaneti nedeniyle iki yıl sürer. Arkasından bulunduğu muhit onu farklı berberlikler yaşamaya iter. Zarafeti ve güzelliği ülkede ve dünyada duyulur. Öyle ki hayatının teklifini, Mısır’ın en zenginlerinden Gallini Fehmi Paşa’da gelen bir mektupla alacaktır.