Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
alturgan Tarafından Yapılan Yorumlar
Kitapta Tunceli yöresi aşiretlerinin kısa bilgileri ve köy listeleri verilmiş. Aşiretler ve yerleşim yerleri hakkında bilgi sahibi olmak isteyenler için faydalı olabilir. Ancak aşiretlerin etnik kökenlerine yönelik bilgilerin yeterli olduğunu düşünmüyorum. Geçmişte yazılmış bazı eserler tekrar edilmiş. Halbuki bu alanda yeni veriler vardır ve böyle bir eserde bu veriler değerlendirilmeliydi. Sözgelimi İzol ya da Şeyh Mehmedli aşiretlerinin Oğuzların Avşar boyuna mensup oldukları arşiv vesikaları ile ortaya çıktı. Ancak yazarın akademik bir temeli, geçmişi ve kaygısı olmadığı dikkate alınmalıdır.
Ürdün Kürtleri ya da adında Kürtler olan her hangi bir kitap yazmak; Türkiye'de, Irak'ta, Suriye'de, Ürdün'de Kürt adıyla var olmak; adı geçen ülkelerde Kürt kimliğiyle milletvekili, bakan, başbakan, yazar, müzisyen vs. olmak, Kürtlerin asimile edilmediğine, olmadığına birer delil değil mi? Ya da tersinden bakalım. Ta Medlerden beri Kürtlerin bir millet olduğunu, devletler ve medeniyetler kurduğunu söyleyip tek bir mezar taşı dahi gösterememek ve bu çelişkiyi açıklayamamak garip değil mi? Kürtlük ile Kürtçülüğü ayırarak okuyalım bu kitapları. Kitabı okursanız göreceksiniz Ürdün Kürtleri çoğunlukla Anadolulu olup Osmanlı ordusunda görev alan kişilerin soyundan gelmektedir. Ve Ürdün'ün kalkınmasına etnik ayrım yapmadan katkı sunmuşlardır.
Şehir tarihçiliği, bizde pek bilinen ve ilgi gösterilen alan değildir. Bu tip çalışmalarda şehirlerimizin geçmişteki nüfusu, iktisadi durumu, sosyal ve kültürel yapısı, aşiretler ve statüleri (benim özel ilgi alanımdır) gibi birçok alanda bilgilere sahip olabilmekteyiz. Osmanlı Devleti'nin mükemmel arşivciliği de böylece karşımıza çıkmaktadır. Özellikle kendi geçmişi hakkında araştırma yapanların müracaat edeceği kaynaklar arasındadır, bu kitaplar. Şehir tarihlerini özellikle takip eden birisiyim ama bu araştırma benim memleketimi incelediği için nazarımda ayrı bir değere sahip.
Hırvat Ulusunun Oluşumu, Bey İle Büyücü, İran İle Turan ve Türklerin Kökeni. Türk tarihine yeni ve farklı bir soluk getiren Osman Karatay'ın birbirini tamamlayan, aynı tezi işleyen ama asla bir öncekinde verdiği bilgileri tekrarlamayan muhteşem seri kitapları. Çocukluğumdan beri kafamı kurcalayan, bir türlü aklıma yatmayan, "acaba" diye sorguladığım ama cevabını veremediğim, daha doğrusu cevabını vermeye korktuğum sorularımın korkusuzca ve korkutmadan cevabını veren tarih belgeleri bunlar. Artık eskiçağda İskenderun körfezine niçin Issıkos dendiğini; Gaşkaların, Kumanaların, Subarların kim olduğunu, taşbebek tabir edilen insan tipli heykellerin İdil-Ural havzasında ne aradığını, Doğu Avrupa'daki nehir adlarının en eski kaynaklarda dahi niçin Türkçe olduğunu biliyorum. İyi ki varsın Osman Karatay.
Osmanlı'yı parçalamak isteyen emperyalistlerin hangi metodları uyguladığını, kardeşi kardeşe kırdırmak için nasıl çırpındıklarını, hile ve sahtekarlığı nasıl becerdiklerini benzer eserlerde olduğu gibi burda da kendi ağızlarından okuyorsunuz. Satır araları dikkatli okunduğunda günümüzde Türkiye'yi bölmek isteyen dış mihrakların aynı metodları geçmişte de Osmanlı'ya karşı uyguladığını ibretle göreceksiniz.