Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
tortulkayalık Tarafından Yapılan Yorumlar
Yazarı kötülemek için söylemiyorum ama, insana hiçbir mücerred fikir duygusu katmayan, dolayısıyla da (melankolik hayallerle değil, gerçekten) kendini aşmaya hiç bir faydası olmayan berbat bir vaaz kitabı olmuş. Aynı kitabı pekâlâ da bir Hristiyan misyoner de yazabilirdi. Pembecik cümleleriyle meşhur Halil Cibran gibi mesela. İnsanı büyüten, ancak büyük eserlerdir. Çocukluk çağında bıraktıran eserler değil. İnsanın tıkalı beyin damarları açılmalı ki, o damarlardan geçecek mânâlar kalbe ulaşsın. Bu da ancak, "acı fikir"le olur; badem şekeriyle değil. Üstad Necip Fazıl:
"Kolay mı kafdağını çevirmek dolay dolay;
Varol ey ulvi zorluk, yere bat sefil kolay!"
Tasavvuf bir misket oyunu veya heveskârca uğraşılan bir hobi değildir ki bırakılsın; tabii bâtın yolunda "seyr" etmenin zevkini tadan veya kemale ermiş bir kişi için. Tasavvuf, "Hakikat"e bir atlama taşıdır. Hani Şeriat, Tarikat ve Hakikat diyoruz ya. Hani şeriatte "seninki senin, benimki benim", tarikatte "seninki senin, benimki de senin", Hakikatte ise her şey Allah'ın. Bu hatırlatmalardan bir şeyler sezdirebilmişimdir umarım. Sadede gelirsek; Tasavvuf mertebesinden Hakikat mertebesine ulaşan, o zirvede Şeriatin pırıltısını daha şiddetle görecektir ve tasavvuf yolunda elde ettiği irfanıyla Şeriatı nefsinde o ölçüde de parıldatacaktır; tıpkı Konevî Hazretleri gibi. Nihayetinde bütün sufilerin gayesi şeriati ihya etmek değil midir? Ha, işte bu Hakikate ulaşmaya tasavvufta "başlanan yere dönmek" denir. Veya "sonu başa bitiştirmek" denir. Tıpkı bir dairenin bir noktasından başlanıp yine yanı noktaya gelmek gibi. İşte bu noktada da insan Şeriatı, yani kısacası Allah'ın ve peygamberinin emirlerinin yüceliğine daha bir azametle şahid olacaktır. Ki sufiler, ölmeden ölenlerdir, ölmeden şehid olanlardır. İşte bu noktada sufi diyecektir ki: "Ayet ve hadislerden başka tutunulacak dal yoktur!" Halbuki bu sözü zaten "yol"a başlamadan da söylüyordu. Ama o zaman taklidî bir imanla söylüyordu. Şimdi ise aynı sözü tahkikî imanla söylüyor. "Bir şeyin aynı, aynı olduğu şeyden başkadır" Bu gün kuantum fiziği bile, bu tasavvufi hikmeti doğrulamıştır. Ama şu da bir gerçektir ki, tasavvufu ve sufilerin sözlerini anlamak, kuantumu anlamaktan daha zordur.
Aleviliği savunayım derken Alevilerin nasıl yoldan çıktıklarını anlatan derli toplu bir bilgiler manzumesi olmuş. İnsanların Hak yoldan nasıl saptığını görmek için ibretle okunmalı bence. Ayrıca her sayfasındaki mantık çelişkileri üzerinde durularak iyi bir mantık dersi egzersizi de yapılabilir.
Ah benim amcam ah. Senin nene gerek söz meydanına üryan çıkmak? Köyündeki davarları otlatmak varken?
Yalnız amcam bir şeyi unutmuş. Kur'an'da, zahirelerine göre bakılıp da rahatlıkla "Yahudi ve Hristiyanların da Cennet'e gidecekleri" hükmü çıkartılmaya müsait bir çok ayet var. Gider ayak onlara da bir kıyak geçseymiş keşke.
Allah'ın her yarattığında bir hikmet var. Tersinden veya düzünden. "Yaradılanı severiz Yaradan'dan ötürü."
Bolşevik devrimi dönemindeki Dearborn İndependent gazetesinde bulunan (Henry Ford'a ait) yazı dizilerinin türkçe tercümesinin bulunduğu bir kitap. Siyon protokollerinden dünya ahudi hakimiyetine kadar güncel ve tarihsel bir çok konunun Yahudi uzmanların da desteğiyle işlendiği bu değerli kitabı mutlaka okuyun. Yahudi mizacı ve tipolojisinin ne olduğunu çok iyi anlatan eski bir belge niteliğinde.
O dönemlerde yayınlanan bu yazıların hemen ardından Yahudi kuruluşları ve kudretli Yahudi sermayedarlardan büyük bir tepki gelmiş ve Henry Ford çeşitli tehdit ve iftiralara uğramıştı. Sonuçta, bu büyük sanayi dehası, maruz kaldığı tehdit ve iftiralardan dolayı özür dilemek zorunda bırakılmıştı. Yani "gizem merakını tahrik eden" komplo teorileriyle dolu basit bir kitap değil. Mimcemil arkadaş neden öyle bir yorum yapmış anlayamadım.
Bir filozof ne yapar? Oturduğu koltukta daldığı tefekkür derinliklerinden kaptığı kıvılcımları yanıbaşındaki kâğıtlara kaydeder. Pekiyi bir atomaltı fizikçisi ne yapar? O da aynı şeyi yapar. Buna rağmen Hawking’in felsefenin öldüğünü iddia etmesi büyük talihsizlik. Onun yaptığı, tırnağı bile olamayacağı üstadı Einstein’in mirasını şımarıkça harcamak! Halbuki teorik fiziğin abece’sini yazmış Einstein hiçbir zaman böyle bir iddiada bulunmadığı gibi, bilâkis, “Tecrübe edebileceğimiz en güzel ve en derin heyecan, mistik heyecandır; her hakiki ilmin tohumu. İşte bu ilim, hakiki dinin merkezidir” derken, fiziğin, felsefenin de ötesinde metafiziğe kıvrılışının en güzel örnekliğini göstermiştir. Ha, bu eleştirilerimle bu kitabı okumayın mı demek istiyorum? Kesinlikle hayır. Hele ki sentezci bir kafaya sahipseniz, zıttından bile olsa Hawking’in hayâl gücünden mutlaka istifade etmelisiniz.