Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Murat AYDIN Tarafından Yapılan Yorumlar

25.05.2021

Bir, tipik bir Richard Bach romanı. Kelebek etkisi, paralel evren, kozmik uyum kavramları ilginizi çekiyorsa bu kitap da muhtemelen size bir şekilde hitap edecektir. Yok öyle değilse; şu soruların cevapları dikkatinizi biraz olsun celbediyorsa sırf bunun için bile okunabilecek bir eser:

- Hayatlarımızı tesadüfler mi belirliyor?
- Bugünkü halimizle çocukluğumuzun ya da gençliğimizin yanına gidebilseydik, ona ne tavsiye ederdik?
- Gelecek halimizle konuşmak mümkün olsaydı, ona ne söylemek, ne sormak isterdik?
- Hayatın gerçek anlamı, yaşadıklarımızın nedeni nedir?
- Verdiğimiz kararlardan ne kadar sorumluyuz?

Richard Bach'ın diğer kitaplarında olduğu gibi; Bir'de de derin bir felsefenin süslü olmayan, okuyucuyu boğmayan, yalın ve duru ifadelerle okuyucuya aktarıldığını gözlemliyoruz.

Martı Jonathan Livingston'u bir animasyon olarak görmek nasıl güzel olacaksa, Bir'i de sinema filmi olarak görmek sanırım o kadar güzel olurdu.
25.05.2021

Kitabın ismi, çok önemli bir soruyu ifade ediyor ve bu soruya cevap alabilme adına okuyucuda oldukça yüksek beklentiler oluşturuyor.

Düşünmek, araştırmak, sormak, anlamak, özümsemek, gerçekleştirmek, kontrol, geri-besleme birbiriyle ilintili eylemler zincirini içeriyor ancak kanımca sürecin anahtar halkası, doğru soruları doğru şekilde sormak.Tabi tüm bu eylemlerin istenen sonucu vermesi adına iklim (ortam, koşullar, aktörler) de çok önemli. Çünkü sonuç tüm bu sayılanların etkileşimi ile ortaya çıkıyor.

Kitapta cevabı bulunmaya çalışılan soruya nokta atışı, adrese teslim, net bir cevap verildiğini söylemek biraz zor. Ancak cevabın nerelerde aranabileceğine dair ipuçları vermesi itibariyle önemli bir çalışma.
24.05.2021

Çoğu kitabın havasına girmek için 50 sayfa (veya daha fazlası) okumanız gerekir. Bu kitap ise, daha ilk sayfadan itibaren alıyor götürüyor sizi hikayenin içine. Hikaye hiç yabancı gelmiyor. Erdal bakkal, veresiye defteri, komşu ziyaretleri, ortadirek bir aile, İsmail abi ve diğerleri. Çoğumuzun çocukluğu ve gençliğinden kesitler var hikayenin içinde...
Hikaye boyunca, Mecnun'un hayalleri ve yaşadıkları, aklından geçenler ve başından geçenler iç içe örgülenmiş.
Bazen gülünç bir olay, komik bir söz okuyorsunuz. Daha yüzünüzde gülücük daha kaybolmadan, felsefi veya derin anlam içeren bir sözü okurken buluyorsunuz kendinizi.
İnce ve usta bir mizahla güldüren, yabana atılmayacak felsefesiyle de düşündüren, nasihat vermekten ve umut aşılamaktan da geri kalmayan haliyle kült eserlerden biri olmaya aday bir kitap.
24.05.2021

Prens, Machiavelli'nin başyapıtı ve siyasi literatürde "Makyavelizm" düşüncesinin ve birtakım değerlendirmelere göre de "gerçekçi siyaset" akımının öncüsü olarak değerlendiriliyor. Ancak öneminin, eser içeriğinde yer alan iddia ve önerilerin doğru ve geçerli olmasından ziyade, tarih boyunca uygulama alanı bulabilmiş olmasından kaynaklandığını söylemek mümkün. Önemli, güçlü ya da etkili olmak doğru ya da başarılı olmakla aynı anlama gelip gelmediği ise kişiden kişiye değişebilecek, tartışmalı bir konu.

İstediklerini ne pahasına olursa olsun elde etmek veya elinde tutmak başarının gerçek tanımı mıdır?

Bir şeyin teknolojik, ekonomik, fiziksel imkan ve yetenekler açısından yapılabiliyor olması, yapılmasının her koşulda ve her durumda doğru ve etik olduğu anlamına gelir mi?

Etik gerekli bir şey midir? Yoksa başarıya giden her yol, -ne pahasına olursa olsun- mübah mıdır?
24.05.2021

Kitap genel itibariyle okuyucuya doğrudan ikinci tekil şahıs olarak hitap eden bir mektup tarzında yazılmış. Bu benzer kitaplarda ve sosyal mecralarda oldukça sık rastlanan bir tercih.

Kitapta yer yer çok dikkat çekici, etkileyici, "evet bu yazılan bende var olduğunu hissettiğim ancak adını koyamadığım bir şey" dedirten güzel bölümler var. Ancak kendinizi sorgulamak, iç dünyanızı açmak konusunda çok istekli değilseniz sıkılma ihtimaliniz de mevcut.

Kitapta yer alan başlıca konuları şu şekilde sıralamak mümkün:
- Güçlü olmak, güçlü görünmek, güçlü kalmak adına kişinin kendi özünden uzaklaşması ve kendini gerçekleştirememesi,
- Canlıların yaratılış itibariyle birbirine muhtaç olduğu,
- Vermenin ve almanın; ölçülü ve dengeli, makul ve doğal olmasının gerekliliği,
- Duygusal şiddet belirtileri,
- Performans insanı ve yaşamsal insan,
- Sevginin, aidiyetin, empatinin, ruh ve beden sağlığının önemi.