Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

İbrahim Candan Tarafından Yapılan Yorumlar

11.11.2024

"Babişko Asuman" öyküsünün de kurgu olduğuna yemin edebilirim. Sizlerin umutsuzluğundan para kazanan tüccar ve pazarlamacılara itibar etmeyin, gidip el becerisine dayanan bir iş öğrenin ya da finansal okuryazarlık bilgisi edinin...
10.11.2024

Teknoloji ve teknolojiye bağlı pazarlama stratejileri o kadar hızlı gelişme gösteriyor ki, bu kitap henüz birkaç yıl önce yazılmış olmasına rağmen anlattığı her şeyin modasının günümüzde ya geçtiğini ya da geçmek üzere olduğunu fark ettim... Bu da benim okuma deneyimim oldu böylece.
07.11.2024

Dünyada yükselen bir trend var, artık ömür boyu aynı kadroda çalışacağınız, her ay düzenli olarak maaş alacağınız, maaşınızla ev ve araba alabileceğiniz herhangi bir iş yok. Yapay zekanın ileriki yıllarda farklı iş kollarında ve istihdam alanlarında daha fazla yer kaplayacağını da düşünürsek işin niteliği ve çalışmanın anlamı gibi konular üzerinde daha çok konuşmamız gerekecek. Ama kitap bunların hiçbirine değinmiyor. Örnek verdiği sosyal deneyler "Bakın işte, zenginler dışındaki herkes başarısız, gördünüz mü? "diye işaret etmekten ötesine geçemiyor. Peki, kabul ediyorum, kötü zamanlardan geçiyoruz, ama yine de böyle kötü zamanlarda daha çok umut etmeye ihtiyacımız var. Her sabah yataktan kalkınca "Bugün bir şeyler başarmalıyım!" diye hayal etmeye ihtiyacımız var. Bu kadar karamsarlık yeter bence. Bu kitap yerine Matthew B. Crawford'ın kitaplarını okuyun, çünkü bizi gelecekte kurtaracak mental ve fiziksel çıkış yolları öneriyor.
05.11.2024

Aradan 6 yıl geçmiş neredeyse, şimdi durum nedir? :)
01.11.2024

Kendinize kısacık bir zaman dilimi ayırıp Google'da arama yaparsanız kitabın orijinal dili ve orijinal kapak görseli ile Türkçe çevirisi ve Türkçedeki kapak görseli arasında hiçbir benzerlik olmadığını göreceksiniz. Yazar, anlam arayışındaki bir beyaz yakalı olarak ofisteki anlamsız işini bırakıyor ve kendine bir motosiklet tamir atölyesi açıyor. Böylece yaşama dair bilgeliği, el becerisini kullanarak keşfetme yolcuğuna çıkıyor. Modern dünyanın "düşünmeden tüket", "bozulunca çöpe at" ve "yenisini al" mitlerini çürütüyor, ama okuyacaklara önerim şu ki İngilizce biliyorsanız orijinal dilinden okuyun, çünkü İngilizcesi daha anlaşılır, açık ve yalın bir dille anlatıyor derdini. Türkçe çevirisinde ise nedense günümüzde kullanımdan düşmüş, "fosil" ya da "arkaik" diyebileceğim sözcüklere yer verilmiş. Çeviride gereksiz bir kapalılığa neden olan bu durum, kitabı elinize alıp entelektüel bir hazla okumayı zorlaştırıyor ve yazarın ne söylediğini yorumlamak için fazladan bir uğraş gerektiriyor...