Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Hazreti insan Tarafından Yapılan Yorumlar
Hayata sindirirek bakıp yazılmış notları barındırıyor kitap.
Kur'an bize yeter söylemi fikirsel anlamda ergen, olgunlaşmamış bir düşüncenin ürünü. Kur'an kendine bile yetmiyor. Sünnet ve Hadis ile destekleniyor. Kur'an bir çok yerde Allah'a ve resulüne itaat edin diyor. Peki Kur'anın hadis ve sünnet ile desteklenmesi Kur'an'ın değerini düşürür mü? Eğer ki Kur'an'ın kendi ifadelerine bakarsak böyle bir problem ortaya çıkmıyor. Kur'an kendisinin pareleline sünneti yerleştiriyor. Yani ne karşısında ne üstünde. Kur'an ve sünnet birlikte hareket ediyor. O yüzden Kur'an Sünnet kıyası yapmak ergen bir düşünce. Böyle bir kıyasa cevap vermekte elbette tevil zırva götürmez durumuna düşmektir. Bu tartışmaların akademinin dışında tartışılmasını doğru bulmuyorum.
Taha Kılınç, yeryüzünü Müslümanca gezmek deyip, çıktığı seyahatleri anlatıyor. Fas, Tunus, Yemen, Katar gibi ülkelerin yanında, Balkanlar, Güney Afrika ve Japonya'da yine gezdiği yerler arasında. Bu ülkeler ve bölgeler hakkında bize tarihi ve siyasi bir çok detay veriyor.
Bağdatlı Abdurrahman Efendi tesadüfen gitmiş olduğu Brezilya'da Müslümanların var olduğunu görüyor.Oradaki siyahi Müslümanlarda beyaz Müslümanların var olduğunu öğrenmiş oluyor.Eksik ve yanlış dini bilgileri olan siyahi Müslümanlar Abdurrahman Efendi'den dini dersler almak istiyorlar.Abdurrahman efendi bunu kabul ediyor hatta gemisi ile beraber dönmüyor.Yanlış ve eksik dini bilgileri düzeltmek için uğraş veriyor. Ama yerleşmiş dini inançları değiştirmek öyle kolay olmuyor. Abdurrahman Efendi elinden geleni yapıyor.Abdurrahman Efendi galiba Arap olmasının etkisi bu, güzel kızlar gördüğünü de bir kaç defa zikrediyor :) İlginç bilgiler var. Hacim olarak az ama çok değerli bir seyahat notu. Bir de Abdurrahman Efendi'nin bir kaç yerde kültür ve medeniyet vurgusu islam bakımından önemliydi. Şahsen Abdurrahman Efendi'ye Allah Razı olsun diyorum.
Tarihten beri Kuran ayetleri ile bilimsel meseleleri uzlaştırmaya çalışanlar olmuştur. Ama bilim hiç bir zaman son noktayı koymadığı için bilimsel veriler gün gelip değişi vermiştir. Kuran ayetlerini ise değiştirmek mümkün olmadığından öylece açıkta kalmıştır ayetler. Normalde islam dünyası ne zaman ağır mağlubiyetler alsa bir mehdi beklentisi oluşmuyor. Bu beklentiyi boşa çıkartayanlar olmuştur. Direk mehdiler olmasada müceddidler veya zamanın bedileri çıkı vermistirler. 19. yy ve sonrası için yani modern zamanlar da iş biraz daha değişti. Artık bilimsel tefsir metodu bir nevi mehdilerin yerini aldı. Yaşanılan mağlubiyetlere karşı bak bizim kitabımızda bunlar zaten var biz sizden iyiyiz ki denmeye başlandı. Problem şu ki ayetler bunları söylüyor muydu yoksa ihtiyaç nasıl olmuştuştu da birileri ayetlere bunları söyletiyor muydu ? Eserde bu soruyu soruyor ve delilleri ile bu söylemin nasıl çıkmazlara girdiğini açıklıyor Süleyman Hoca.