Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
narağacım Tarafından Yapılan Yorumlar
Kitabı, yazarın sonsözünde belirttiği gibi, hayatından izler taşıması açısından saygı duyarak, ve edebi beklentimi düşürerek okudum. Sanki yazar "bunları da anlatmam gerekiyordu" diyerek yazmış, içindeki öfkeyi ve hazmedemeyişi okuyucuyla dertleşircesine anlatmış gibi hissettim. Evet kurgusu daha ilgi çekici olabilirdi. Anlatımı epey şiirsel ve romantik. Duygusal betimlemeler var. Yazarın diğer kitaplarından aldığı hazzı arayanlar için beklentiyi karşılamayacağını düşünüyorum ben de. Yine de kalemine sağlık Livanelinin. Böyle usta yazarlar, sanatçılar toplumun bir kesiminin çektiği acıları anlatmalı, insanların birbirlerinin acılarına karşı daha duyarlı olmalarına yardımcı olmalı diye düşünüyorum.
Yazarın öykü serisinden yine çok güzel bir derlemeydi. Hepsi çok güzel hikayelerdi, hiç bitmesin istedim. 1950-1960 yılları arasında yazdığı öyküler. Artık cumhuriyet ilan edilmiş, zorlu yıllar geride kalmış ve toparlanmaya çalışan bir toplum hissi uyandı bende. Çoğu kısa ve çok akıcı olan bu öykülerde sıklıkla valiler, baş müfettişler, eski müdürler, yeni müdürler, bakanlar, bakan yardımcıları, kalem müdürleri, hizmetliler vs. konu oluyor. Arka planda, toplumun aksak yönleri, dürüst olmayan işler, bürokrasideki mantığa sığmayan ama hiç değişmeyen günlük vakalar, koltuk sevdası gibi konular mizahi bir dille anlatılıyor. Giden müdürün arkasından konuşulanlar, yeni müdürü çekemeyenler, hala eskisine dedikodu taşıyanlar... Bir bakarsınız ki zaman ne kadar değişse de insan aynı insan.
Hepsi birbirinden güzel kırk üç hikayeden oluşan bir kitap. Çoğu kısa hikayeler, dili son derece akıcı ve samimi. Yazarın edebiyatımızdaki en önemli özelliği dilinin pürüzsüz olması, öykülerinde büyük olaylar değil, sıradan ve küçük şeylere dikkati çekebilme becerisidir. Cumhuriyetin ilk yıllarına ışık tutar, dönemin toplumsal yaşantısını, kadın erkek rollerini, toplumda var olabilme, yuva kurma, modernleşme çabalarını anlık diyaloglarla ve kesitlerle bizlere anlatır. Sıradan insanların düştüğü zor durumlar, kimi zaman gülünç haller, yaşlılık ve gençlik tabiatları öykülerinin konusu olur... Kitaptaki her bir öyküsünü çok keyifle okudum. genç kızla yaşlı adam hikayesi yazarın Vassaf Bey romanından bir kesit olarak karşıma çıktı ve çok güzel oldu.
Esendal, ülkemizin en önemli hikayecilerinden biridir. Bu eserde de 1908_1925 yılları arasında kaleme aldığı birbirinden güzel hikayeler yer alır. yazıldığı yılların toplumsal özelliklerini hissedersiniz. küçük bir kasabaya hürriyet haberi gelir mesela. hürriyet nedir ki diyen insanlar vardır hikayede. böylece zamanı en doğal haliyle gözünüzün önüne getirir. Mahalle kavramı vardır hikayelerde; dedikodular, kahve sohbetleri, kadınların süslenme merakı, ev gezmeleri, iş bulma ve geçim kaygısı, evlenme telaşı... belediye çalışanları, zabıta, memurlar, çavuşlar, jandarma konu olur olaylara. kimi zamanda içtenlikle yazılmış mektuplar çıkar karşınıza. hepsinin ortak özelliği sizi hikayenin içine çeken, yalın, samimi anlaşılır bir dil ve sanki oradaymışsınız gibi gerçeklik duygusudur. Ben özellikle, Mevla kavuştursun, altın balıkları, insafsız, aptal sen de, sabırsız, şimdilik dursun hikayelerini çok sevdim. sizlere de tavsiye ederim.
Tarzını, üslubunu çok sevdiğim ve okuduğum bir yazar. Bence Türk edebiyatının en önemli yazarlarından birisi. Bu kitapta 30 öyküsü yer alıyor. Hepsi birbirinden güzel, gerçek ve samimi. Günlük yaşam, aile ve arkadaşlık ilişkileri, evlilikler, kadın erkek münasebetleri gibi konular sıkça karşınıza çıkıyor. Kendisi de devlet memurluklarında, aktif siyasette yer aldığı için sanırım, öykülerinde kimi zaman devlet dairelerinde geçen diyaloglara da yer veriyor. Anadolu'nun bir çok yerinde görev yapmış olması da, bu coğrafyanın insanını yakından tanımasını ve öykülerinde en saf halleriyle yansıtmasını sağlıyor. Kendi dönemini çok başarılı bir şekilde hissettiriyor, o günleri yaşatıyor. Tüm kitap severlere yazarla tanışmalarını tavsiye ederim.