Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930
E-Dergi
ssinemcc Tarafından Yapılan Yorumlar
“Otomatik Portakal”, özgür iradenin sınırlarını acımasız bir deney alanına çeviren, rahatsız edici ama hipnotik bir roman. Burgess, şiddeti yalnızca bir tema değil, toplumsal mühendisliğin karanlık yüzünü açığa çıkaran bir araç olarak kullanıyor. Yapay iyiliğin mi, kusurlu özgürlüğün mü daha insanca olduğu sorusunu okurun zihnine çiviliyor. Kısacık dili, argo yenilikleri ve ritmik anlatımıyla hem itiyor hem çekiyor; unutulmaz olmasının nedeni de bu çelişki.
Bazı kitaplar vardır, kapağını kapattıktan sonra uzun süre sessiz kalırsınız. Yeni Dünya tam da öyle bir eser. Sabahattin Ali, Anadolu’nun yoksul ama direngen insanlarını öyle sade ve etkileyici bir dille anlatıyor ki, hikâyelerin içine girip çıkmak zorlaşıyor. Her satırda gerçeklik duygusu biraz daha ağırlaşıyor; o kadar tanıdık, o kadar dokunaklı ki.
Yazarın gözünden Anadolu, çoğu zaman yoksulluğun, umutsuzluğun ve çaresizliğin gölgesinde. Bu durum insanın içini burksa da, aynı zamanda o insanların onurlu duruşuna, içtenliğine ve yaşama tutunma çabasına hayran kalıyorsunuz. Yeni Dünya, kısa ama yoğun öyküleriyle, hem dönemin ruhunu yansıtıyor hem de bugüne dokunan bir sızı bırakıyor.
Kısacası, kolay okunan ama etkisi kolay geçmeyen bir kitap.
Uzun zamandır duyduğum en güzel hikayeydi. Bradbury, kelimeleriyle zihnimizde en canlı resimleri çizmeyi çok iyi biliyor. Rüya gibi atmosfer, okuyucuyu gerçekten böyle bir ailenin var olabileceği bir zihin yapısına sokmaya yetiyor. Hızlı okunan bir kitap ama tekrar okumaya değer. Görüntüler ve şiirlerle dolu bu kitap tek kelimeyle muhteşem... Sanki Shakespeare, Poe ve Tim Burton bir araya gelmiş gibi.
Stefan Zweig, 80 sayfadan az bir metinde istediği her mesajı verebilir ve bizi duygulandırabilir. Kelimelerin, betimlemelerin dehası ve insan ruhunu çok iyi tanıyan bir yazar.
Kitabı bitirdiğimde mutlu hissetsem de, okurken zevk alsam da, yazarın kadınları "evlenilecek" ve "eğlenilecek" olarak ikiye ayırması her ne kadar yazıldığı dönemin bilincinde olsam da hoşuma gitmedi. Sayfa 75'te “Bir kadın ilahi varlığını, değerini bilmeyince kadın değil yalnızca bir dişidir. Her dişi gibi aşağılanmış ve kirli bir mahluktur.” cümlesi ayrıştırıcı ve dişiliğe nefret içeren bir cümle.