Gül, "Gül Yetiştiren Adam'ın yüreğinde taşıdığı imanı... Elli yıl, özünden hızla uzaklaşan, uğruna savaş verdiği değerlerini yitirmeye başlayan, yabancılaşan bir toplumun bağrında o, imanını bir bahçıvan gayretiyle büyütmektedir. Gönlünde kurduğu gül medeniyetini, yaşadığı toplumda bulamamanın hayalen kırıklığını yaşamamak uğruna evine kapanan, o sarsılmaz imanının medeniyetini, gül ağacında kuran bir adam.... Bizlere, kendi canlarını feda edebilecek gözükaralıkla vatan emanet edebilen bir neslin, canından geçebilme düşüncesinin özünü taşıyan adam...
Bunun yanında o toplumun günyüzündeki figüranları... Yabancılaşmanın, sahteleşmenin, varolma bilincini yitirmekle yokolmanın, uğruna yaşayacağı hiçbir değeri kalmamanın örneği hiçlikler taifesi... Gül'ün yokluğunda, dünyanın dipsiz boşluğuna düşenlerin hikayesi...
Gelin, Gül'den habersiz kaldığımız bu günlerde, gönlümüzde gül tohumları ekecek, gül ağacı yetiştirecek, gül medeniyeti kuracak bahçıvanların yokluğuna ağlayalım. Sahte çiçeklerin ruhumuza hoşnutluk veremeyeceğinin bilinciyle, önce gül'e bağır açan toprak olalım. Aslımızı hatırlamakla başlayacağımız işimizi, Sonsuzluğun Müjdesini gül kokusu olarak bize bırakan Gül Sultanı'nın bize bıraktığının ihyasıyla kuşatalım.
Ve sonra Gül'e selam, Gül Yetiştiren Adam'a Selam, Gül Kokusundan Muştu Bırakan'a Selam, Gül'ün ve Sonsuzluğun Sahibine Selam.....